İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi 3. SAYFA 17 yıldır aranan Yusuf'la ilgili "Tuncay Sonel" detayı!

17 yıldır aranan Yusuf'la ilgili "Tuncay Sonel" detayı!

17 yıldır kayıp olan Yusuf Kazdal vakası, Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul dosyaları yeniden inceleme kararıyla tekrar gündeme geldi. Ailesi, şüpheli detayların aydınlatılmasını ve tüm kayıplar için adalet sağlanmasını bekliyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyalar için özel bir inceleme birimi kurulduğunu açıklaması, Türkiye’de yıllardır çözülemeyen kayıp vakalarını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle kamuoyunda geniş yankı uyandıran dosyaların yeniden ele alınacak olması, kayıp yakınları için yeni bir umut kapısı araladı. Bu gelişmenin ardından gözler, 2009 yılında Trabzon’un Of ilçesinde ortadan kaybolan Yusuf Kazdal dosyasına çevrildi.

17 Yıllık Kayıp: Aile Umudunu Kaybetmiyor

30 Mart 2009’da evden “çöp dökmeye gidiyorum” diyerek çıkan ve bir daha geri dönmeyen Yusuf Kazdal’dan o günden bu yana hiçbir iz bulunamadı. Yıllardır süren belirsizlik, aile için derin bir acıya dönüşürken, Adalet Bakanı’nın açıklaması Kazdal ailesine yeniden umut verdi.

Baba Tahir Kazdal, gözyaşları içinde yaptığı açıklamada, o dönem bölgede görev yapan isimlere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Oğlum Yusuf, 2009 yılında saat 10.00 sıralarında annesine dışarı çıkacağını söylemiş. Annesi de ondan çöpü atmasını istemiş. O da çöpü almış çıkmış, ben de inşaatta çalışıyordum. Öğle yemeğine eve geldim. Eşim Yusuf'un eve gelmediğini söyledi. Ben de 'Çocuktur, gelir' dedim. İşe geri döndüm keşke dönmeseydim. Akşam eve geldiğimde Yusuf hala yoktu.”

Şüpheli Detaylar ve Cevapsız Sorular

Kazdal ailesi, olayın ardından yaşanan bazı gelişmelerin hâlâ açıklığa kavuşmadığını belirtiyor. Baba Kazdal, özellikle o gün çalışmayan güvenlik kamerası ve bulunan pantolonla ilgili soru işaretlerine dikkat çekti:

“Saat 19.00'larda marketin önünde bir arkadaşım onu görmüş. Belediyeye ilan verdim. O zamanlar bir subay vardı. Sabah olunca beni yanına çağırdı. Dere kenarında bir pantolon bulduğunu söyledi. Pantolon çok büyüktü, Yusuf'a uygun değildi ve zaten onun da değildi. Yusuf'u benden daha çok görüyordu. Neyi kapatmaya çalıştı bilinmez.”

Ayrıca olay günü bir iş yerinin kamerasının çalışmaması da şüpheleri artırdı:

“Evimizin köşesinde manav vardı. Manavın kamerası bir gün öncesinde çalışıyor ama Yusuf'un kaybolduğu gün çalışmıyor. Hesapta araştırmışlar, öyleymiş. O gün kameranın çöktüğünü söylediler. Bunlar aklımızda bir soru işareti oldu.”

Dönemin Yetkilileri ve Tartışmalı Sözler

O dönemde Of Kaymakamı olan ve bugün Tunceli Valisi olarak görev yapan Tuncay Sonel’in aileyle kurduğu iletişim de yeniden tartışma konusu oldu. Baba Kazdal, yaşadığı bir anıyı şöyle anlattı:

“Şimdiki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başbakandı. Milletvekili Abdulkadir Kart bizi telefonla Cumhurbaşkanımızla görüştürdü. Cumhurbaşkanımızla telefonda 10 dakikadan fazla görüşmemiz oldu. Telefon görüşmemiz bittikten sonra kapımız çaldı. Bir de baktım ki, o zamanın kaymakamı Tuncay Sonel geldi. ‘Aferin, sen balığı baştan yakaladın’ dedi.”

Bu sözlerin anlamını hâlâ çözemediğini belirten Kazdal, o dönem yapılan yardımların samimiyetini sorguladığını da dile getirdi:

“Şu ana kadar şüphem yoktu. Ancak şimdi duyduklarım beni düşündürüyor. Acaba diyorum öyle midir? Yine de inanamıyorum.”

“Umudum Hiç Kaybolmadı”

Anne Esma Kazdal ise yıllardır süren acıyı ve umudu şu sözlerle ifade etti:

“Umudum hiç kaybolmadı. Oğlum gelecek diye her zaman bir umudum var. Bu süreçte hayatımız, ölüymüşüz gibi devam etti. Ölü gibi yaşıyoruz.”

Ailenin yaşadığı trajedinin en çarpıcı sembollerinden biri ise Yusuf için yaptırılan boş mezar oldu:

“Yusuf için mezar taşı yaptırmıştık. Boş bir mezar yapmıştık. Bir gün gelip, ‘Mezarı açacağız’ dediler. Açıp baktılar, hiçbir şey yok. Mezar taşına da Kayıp Yusuf yazdırmıştık. Bir süre mezarın başında dua ettik, ağladık.”

Yol çalışmaları sırasında mezarın kaldırıldığını belirten anne Kazdal, kızının yapay zekayla hazırladığı Yusuf’un büyümüş haline ait görselin kendileri için bir teselli olduğunu da söyledi.