Kocaeli’de yıllarca sessizliğe gömülen bir dosya, emniyet ekiplerinin titiz çalışmasıyla yeniden gündeme taşındı. 4 çocuk annesi Güneş Yıldıztan’ın 2017 yılında öldürüldüğü iddiası üzerine başlatılan soruşturma, aile içi ilişkilerden “aile meclisi” kararına, DNA raporlarından cesedin yakılmış olabileceği ihtimaline kadar uzanan çarpıcı ayrıntıları ortaya çıkardı. Türkiye’nin vicdanını sarsan dosyada, töre cinayeti şüphesi yargıya taşınmış durumda.
Kocaeli polisi 8 yıl sonra düğmeye bastı
Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 8 Şubat 2024 tarihinde gelen ihbar üzerine Güneş Yıldıztan dosyasını mercek altına aldı. Yapılan incelemelerde, Yıldıztan hakkında 2017 yılından sonra herhangi bir resmi işlem kaydının bulunmadığı belirlendi. Ayrıca aile bireylerinin uzun süredir haber alamadıklarını söylemesine rağmen, bugüne kadar resmi bir kayıp başvurusunun yapılmamış olması dikkat çekti.
Bu gelişme üzerine soruşturmayı derinleştiren ekipler, yaklaşık 4 ay boyunca geniş çaplı teknik ve fiziki takip yürüttü. Süreçte Yıldıztan’ın eşi, yakınları, akrabaları, komşuları ve tanıdıkları dahil 50’den fazla kişinin ifadesi alındı.
“Aile meclisi kararı” iddiası soruşturmanın yönünü değiştirdi
Soruşturma kapsamında Kocaeli, İstanbul ve Van’da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda toplam 26 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden bazılarının ifadelerinde, Güneş Yıldıztan’ın “aile meclisi kararıyla” öldürüldüğünü öne sürmesi, olayın töre cinayeti boyutunu güçlendiren en kritik unsurlardan biri oldu.
Soruşturma sonunda Nihat Yıldıztan ve bazı aile bireylerinin de aralarında bulunduğu 11 kişi tutuklandı. Ancak bu şüphelilerden 7’si ilerleyen süreçte tahliye edildi. Nihat Yıldıztan, Saim Yıldıztan, Muhsin Yıldıztan ve B.Y.’nin tutukluluk halleri ise devam etti.
Cesedinin yakıldığı ihtimali üzerinde duruluyor
19 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan iddianameyle birlikte, 11 sanık hakkında Kocaeli 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Sanıklar için “töre saikiyle kasten öldürme”, “azmettirme” ve “yardım etme” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
İddianamede yer alan en dikkat çekici değerlendirmelerden biri de, cesedine bugüne kadar ulaşılamayan Güneş Yıldıztan’ın öldürüldükten sonra yakılmış olabileceği yönündeki tespit oldu. Bu ihtimal, olayın planlı ve delil karartmaya dönük şekilde işlendiği şüphesini daha da artırdı.
Şiddet gördü, sığınma evine yerleşti, sonra ortadan kayboldu
İddianameye göre Güneş Yıldıztan, ortadan kaybolmadan kısa süre önce, 18 Aralık 2017’de Kocaeli’nin Darıca ilçesinde polise giderek eşi Nihat Yıldıztan’dan şikayetçi oldu. Başvurusunda, eşinin vücudunda sigara söndürdüğünü ve kendisini darbettiğini anlattı. Bu başvurunun ardından kadın sığınma evine yerleştirildi.
Ancak dosyadaki kayıtlara göre Güneş Yıldıztan, 25 Aralık 2017 tarihinde eşiyle barıştığını söyleyerek kurumdan ayrıldı. Bundan sonraki süreçte ise kendisinden bir daha haber alınamadı.
“Öldürüldükten 2 yıl sonra resmi boşanma gerçekleşti”
İddianamede yer alan bir başka çarpıcı detay, Nihat Yıldıztan’ın 20 Aralık 2017’de “zina” gerekçesiyle açtığı boşanma davasını sürdürmesi oldu. Resmi kayıtlara göre Güneş Yıldıztan’ın hayatta olmadığı değerlendirilen dönemde, yani 29 Eylül 2019 tarihinde boşanma kararı kesinleşti.
Dosyada, Güneş Yıldıztan’ın hiçbir duruşmaya katılmadığının tespit edildiği belirtildi. Bu durum da yargı dosyasında dikkat çeken başlıklardan biri olarak öne çıktı.
“Namusumuzu temizleyeceğiz” sözü iddianamede yer aldı
İddianamede tanık beyanları da yer aldı. Buna göre bir tanık, tutuksuz sanıklardan S.Y.’nin, “Güneş bizim şerefimizi ayaklar altına aldı, namusumuzu kirletti, namusumuzu temizleyeceğiz. Güneş’i öldüreceğiz” dediğini öne sürdü.
Bu ifade, soruşturmanın neden töre saikiyle işlenen cinayet şüphesi çerçevesinde değerlendirildiğini ortaya koyan önemli unsurlar arasında gösterildi.
DNA raporu dosyayı daha da sarstı
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici gelişmelerden biri de çocuklara yönelik DNA incelemesi oldu. İddianamede yer alan bilgiye göre, Güneş Yıldıztan’ın 4 çocuğuna DNA testi yapıldı. Test sonuçlarına göre evlilik birliği içinde doğan 4 çocuktan 3’ünün biyolojik babasının Nihat Yıldıztan değil, kardeşi Saim Yıldıztan olduğu belirlendi. Dördüncü çocuğun babasının ise ne Nihat ne de Saim Yıldıztan olduğu tespit edildi.
Bu bulguların, aile içinde yaşanan gerilimi ve cinayet iddiasının arka planını anlamak açısından dosyanın seyrini etkileyen başlıca başlıklardan biri olduğu değerlendiriliyor.
İlk duruşmada suçlamaları reddettiler
Davanın ilk duruşması 27 Mart tarihinde Kocaeli 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Nihat, Saim, Muhsin ve B.Y. ile tutuksuz sanıklar O.Y., B.Y., S.Y., F.Y., A.Y., M.Z.Y. ve M.Y. ile avukatları katıldı.
Mahkemede savunma yapan sanıkların tamamı, üzerlerine yöneltilen suçlamaları kabul etmeyerek tahliyelerini talep etti.
Mahkemenin ara kararı açıklandı
Mahkeme heyeti, sanıklar Muhsin ve Saim Yıldıztan’ın tutukluluk halinin devamına oy birliğiyle karar verdi. Nihat Yıldıztan’ın tutukluluğunun devamına ise oy çokluğuyla hükmedildi. Sanık B.Y. ise isnat edilen suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali, tutuklu kaldığı süre ve delillerin büyük ölçüde toplanmış olması gerekçesiyle tahliye edildi.
Mahkeme, dosyadaki yargılamayı ileriki bir tarihe erteledi.
