Bursa’da yaşanan ve detayları gün yüzüne çıktıkça toplumda derin bir infial yaratan olay, sıradan bir kayıp başvurusu gibi başladı; ancak gerçekler ortaya çıktıkça tablo bambaşka bir hal aldı. Emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu’nun ölümü, aile içi trajedilerin ne denli korkunç boyutlara ulaşabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Kayıp Başvurusu Cinayeti Ortaya Çıkardı
Olay, 28 Ocak’ta Osmangazi ilçesinde meydana geldi. 75 yaşındaki emekli polis Ali Fuat Uzunoğlu’nun ortadan kaybolmasının ardından eşi Adalet Uzunoğlu (68), 30 Ocak’ta karakola giderek kayıp ihbarında bulundu. Eşinin, gece çalan zile bakmak için aşağı indiğini ve bir daha geri dönmediğini öne sürdü.
Ancak bu ifade, polis ekiplerinin dikkatinden kaçmadı. Evde yapılan ilk incelemede bulunan cep telefonu, kimlik ve cüzdan gibi kişisel eşyalar, anlatılan hikâyeyle örtüşmedi. Dahası, evin çeşitli noktalarında tespit edilen kan izleri olayın yönünü tamamen değiştirdi.
Evdeki Deliller Şüpheleri Güçlendirdi
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla başlatılan soruşturma kapsamında Cinayet Büro ekipleri devreye girdi. Olay Yeri İnceleme ekipleri, 3 katlı binanın en üst katında detaylı çalışma yaptı.
Evdeki elektrik prizinde, lavaboda ve özellikle satır ile bıçakta bulunan kan izleri dikkat çekti. Bakımsız ve düzensiz olduğu belirtilen dairedeki bulgular, olayın basit bir kayıp vakası olmadığını açıkça ortaya koydu.
Kriminal inceleme sonucunda kanın Ali Fuat Uzunoğlu’na, parmak izlerinin ise Adalet Uzunoğlu’na ait olduğu kesinleşti.
Çelişkili İfadeler ve İtiraf
Polis sorgusunda çelişkili ifadeler veren Adalet Uzunoğlu, deliller karşısında daha fazla direnemedi. İlk etapta cinayeti reddeden kadın, daha sonra cesedi parçaladığını kabul etti.
İfadesinde şu sözlere yer verdi:
“Olay sabahı ben uyandığımda merdivenlerin önünde hareketsiz yatıyordu. Merdivenlerden düşüp ölmüş. İterek öldürdüğümü düşünürler ve benim üzerime kalır diye, cesedi satır ve bıçakla 15 parçaya bölüp, çevredeki çöp kutularına attım.”
Bu açıklama, kamuoyunda daha büyük tartışmalara yol açtı.
Parçalanan Ceset Hâlâ Bulunamadı
Şüphelinin ifadeleri doğrultusunda bölgede geniş çaplı arama çalışmaları başlatıldı. Sokaktaki ve çevredeki çöp konteynerleri tek tek incelendi. Ancak tüm çalışmalara rağmen ceset parçalarına ulaşılamadı.
Bu durum, olayın karanlık yönlerini daha da derinleştirirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.
Güvenlik Kamerası Son Anları Kaydetti
Ali Fuat Uzunoğlu’nun hayattayken görüldüğü son anlar da ortaya çıktı. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Uzunoğlu’nun olay günü saat 00.18’de camideki mevlitten çıktığı ve elinde meyve suyu olduğu görülüyor.
Bu görüntüler, olayın zaman çizelgesini netleştirmesi açısından kritik önem taşıyor.
Mahalle Şokta: “Çok İyi Bir İnsandı”
Komşuların ifadeleri ise olayın toplum üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Mahalle sakinlerinden Mehmet Şardağ, Uzunoğlu’nun karakterine dair şu ifadeleri kullandı:
“Fuat ağabey namazında, niyazında bir adamdı. Birlikte camiye gider gelirdik. En son 28 Ocak’ta bir mevlitten döndük. Bir daha da görüşmedik. Çok iyi bir insandı. Mahalle olarak çok şaşkınız.”
Şardağ ayrıca, Uzunoğlu’nun gece kapıya inebilecek biri olmadığını vurgulayarak olayın şüpheli yönlerine dikkat çekti.
Tutuklama ve Soruşturma Süreci
2 Nisan’da gözaltına alınan Adalet Uzunoğlu, 3 Nisan’da çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay kapsamında gözaltına alınan iki oğlu ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Soruşturma sürerken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmalar devam ediyor.
