2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında yıllardır beklenen hareketlilik sonunda yaşandı. Uzun süre kamuoyunda “rafa kaldırıldı” eleştirileriyle anılan soruşturmanın, yeni başsavcının göreve gelmesiyle yeniden derinleştirilmesi, dosyadaki cinayet şüphesini daha görünür hale getirdi. Toplanan yeni dijital deliller, yapılan operasyonlar ve şüpheliler arasındaki bağlantılar, soruşturmanın seyrini değiştirecek yeni bir dönemin kapısını araladı. Kamuoyu şimdi şu sorunun yanıtını arıyor: Gülistan Doku dosyasında yıllardır saklanan gerçekler tek tek açığa mı çıkıyor?
Yeni Başsavcı Dosyayı Yeniden Açtı
Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada özel bir ekip kurulmasını istedi. Bu adım, uzun süredir ilerleme sağlanamadığı gerekçesiyle eleştirilen dosyada en dikkat çekici gelişmelerden biri olarak değerlendirildi.
Soruşturma kapsamında, Doku’nun kaybolmadan önceki gün ile kaybolduğu güne ait kent genelindeki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı. Edinilen bilgilere göre, Gülistan Doku’ya ait yeni görüntüler de tespit edildi. Ayrıca 67’si ana arterlerde bulunan toplam 70 KGYS ve güvenlik kamerasına ait yaklaşık 700 saatlik ek görüntü dosyaya dahil edildi.
Bu kapsamlı incelemenin ardından, cinayet şüphesi üzerinden 13 şüphelinin yakalanmasına yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Gözaltına alınanlar arasında Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeynel A. ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu M.T.S. de yer aldı. Hakkında yakalama kararı verilen yurt dışındaki 14’üncü şüpheli için ise kırmızı bülten talebinde bulunulmasının gündemde olduğu öğrenildi.
SIM Kart ve Telefon Trafiği Dosyanın Yönünü Değiştirdi
Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun yürüttüğü çalışmalarda, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın ve telefonun IMEI numarasının izi sürüldü. BTK’dan gelen veriler doğrultusunda, söz konusu SIM kartın bir cihaza takılarak uçak modunda bir iş yerinin kablosuz internetine bağlandığı belirlendi.
IP adresi ve cihazın IMEI numarası üzerinden ilerleyen ekipler, telefonun Gülistan Doku’nun kaybolmasından 13 gün sonra polislikten ihraç edilen Gökhan Ertok tarafından kullanıldığını tespit etti. Operasyonla gözaltına alınan Ertok’un HTS kayıtları ve banka hareketleri üzerinde yapılan incelemede, dönemin valisi Tuncay Sonel ve yine gözaltında bulunan eski koruma Şükrü Eroğlu ile yoğun görüşme trafiği ve birden fazla para transferi olduğu iddia edildi.
Savcılığın değerlendirmesine göre, şüpheli Gülistan Doku’nun sanal medya hesabına “şifremi unuttum” yöntemiyle gelen tek kullanımlık şifre üzerinden giriş yaptı. Ulusal Kriminal Dairesi uzmanlarının yaptığı inceleme sonucunda, Ertok’un bu hesaba girerek arkadaş listesinden 2 kişiyi sildiği belirlendi. Ayrıca yaklaşık 3 saatlik veri transferi yaptığı da saptandı. Bu bulgular, dosyaya dışarıdan sistemli bir müdahale olduğu yönündeki şüpheleri daha da güçlendirdi.
Şüphelinin İlk Sözü: “Hesaba Girdim”
Ankara’da JASAT ekiplerince gözaltına alınan Gökhan Ertok, ifade işlemleri için Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Ön mülakatta, Gülistan Doku’nun sanal medya hesabına girdiğini kabul eden Ertok, SIM kartı bir telefona taktığını ise hatırlamadığını öne sürdü ve avukat talebinde bulundu.
Tunceli Barosu’nun, Gülistan Doku dosyasındaki şüphelileri savunmama kararı alması üzerine, şüpheli için Elazığ’dan avukat görevlendirildi. Bu gelişme de soruşturmanın kamuoyunda ne kadar hassas bir noktaya geldiğini bir kez daha ortaya koydu.
Aile Avukatından Çarpıcı İddia
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, yaptığı açıklamada Gülistan Doku’ya ait SIM kartın bir “siber çeteye” teslim edildiğini öne sürdü. Çimen, dosyada uzun süredir bir üst düzey kamu görevlisinin örtbas girişiminde bulunduğunu savunduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Gülistan Doku dosyasında ısrarla bir üst düzey kamu görevlisinin dosyayı örtbas ettiğini belirtmiştik. Geldiğimiz bu aşamada üst düzey kamu görevlisinin Tuncay Sonel olduğunu daha önce de savcılığa belirtmiştik. Dilekçe ile hakkında şikayetlerimiz söz konusu olmuştu. Tuncay Sonel, Gülistan Doku'ya ait sim kartı, kaybolduğu tarih olan 05.01.2020 tarihinden sonra devam eden günlerde, 18.01.2020'de bir siber çete ile iletişime geçip, kendisine görevi ile ilgili teslim edilen Gülistan Doku'nun sim kartını teslim edip, sanal medya hesabında birilerinin silinmesini sağlamıştır. Şu an bunu gerçekleştiren kişi Gökhan Ertok, bize mail vasıtasıyla ulaşmıştı. Rumuz kullanmıştı ama kendisinin olduğu anlaşılıyordu. Eylemini de belirtiyordu. Eylem ide dosyamızla örtüşüyordu. Gülistan'a ait SIM kart, Tuncay Sonel tarafından bir siber çeteye teslim ediliyor. ve bu çete tarafından Gülistan'a ait veriler siliniyor. Bu hususta hiçbir tereddüt yok.”
“Dosyaya Müdahaleleri Çok Açık”
Avukat Ali Çimen, açıklamasının devamında Adalet Bakanlığı’nın dosya konusunda üzerine düşeni yaptığını savunurken, İçişleri Bakanlığı’na da açık çağrıda bulundu. Çimen şöyle konuştu:
“Yine burada görev alan Gökhan ile Tuncay Sonel arasında HTS baz kayıtları da var. Tuncay Sonel'in koruma müdürü tarafından kendisine defaatle para gönderildiği hususu da banka kayıtlarıyla sabit. Tuncay Sonel'in de artık eylemi net bir şekilde ortaya çıktı. Dosyaya müdahaleleri çok açık bir şekilde var. Halen de mülkiye başmüfettişi olarak görev yapıyor olması, dosyamızın sağlıklı bir şekilde yürütülmesine engel oluyor. Dosyamız 6 yıldır sürüncemedeydi. Adalet Bakanı'nın değişimiyle beraber dosyada bir ilerleme sağlandığını görüyoruz. Bir hukukçu olarak dosya üzerinden konuşuyorum, bunu da açıkça belirtmek isterim. Adalet Bakanlığı burada kendi görevini yerine getirmiştir. Sonel'in halen mülkiye başmüfettişi olarak görevde olması İçişleri Bakanlığı'nın tasarrufunda olan bir konudur. Dosyaya müdahalesi açık bir şekilde ortadadır. Maddi delilleriyle ortaya konuşmuş durumda. Artık burada da Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın elini güçlendirmek lazım. İçişleri Bakanlığı'nın bu kişiyi açığa almasını talep ediyoruz. Ardından da gözaltı kararları gelecektir.”
