2001 yılında İstanbul’un göbeğinde yaşanan ve uzun süre karanlıkta kalan korkunç bir cinayet, yıllar sonra yeniden açılan dosya ve gelişen kriminal teknoloji sayesinde aydınlatıldı. Şişli’de bulunan başsız kadın cesedi ile Bakırköy sahiline vuran kesik başın aynı kişiye ait olduğu gerçeği, Türkiye’nin en dikkat çekici “soğuk dosya” vakalarından birini yeniden gündeme taşıdı.
Soğuk Dosya Yıllar Sonra Açıldı
O dönem teknik imkânsızlıklar nedeniyle bağlantı kurulamayan iki ayrı olay, 2014 yılında Kayıp Şahıslar Büro Amirliği’nin yeniden yapılandırılmasıyla tekrar incelendi. Eşref Şahin ve ekibi, 21 Nisan 2001’de kaybolan Azerbaycan uyruklu Tazegül Dadaşova’nın dosyasını mercek altına aldı. Bu adım, yıllardır çözülemeyen bir cinayetin kilidini açtı.
DNA Analizi Gerçeği Ortaya Çıkardı
Yapılan detaylı incelemeler ve DNA eşleşmeleri sonucunda, Şişli’de bulunan gövde ile Bakırköy’deki kesik başın aynı kişiye ait olduğu kesinleşti. Kimlik tespiti netleşti: Kurban, Tazegül Dadaşova’ydı. Bu gelişme, olayın seyrini tamamen değiştirdi.
Şüpheler Eski Sevgili Üzerinde Toplandı
Soruşturmayı derinleştiren ekipler, telefon kayıtları ve baz istasyonu verilerini inceledi. Elde edilen bulgulara göre Dadaşova’nın kaybolduğu gün eski erkek arkadaşı M.S. ile tam 8 kez iletişim kurduğu belirlendi. Sinyalinin Şişli’deki evinin yakınlarında kesilmesi ve cesedin evine çok yakın bir noktada bulunması dikkat çekti.
“Musluk Bozuk” Planıyla Yakalandı
Şüpheli M.S., Bursa Gemlik’te tesisatçılık yaptığı sırada polis tarafından zekice bir planla yakalandı. “Musluk arızası” bahanesiyle çağrılan M.S., olay yerine geldiğinde gözaltına alındı.
Susma Hakkı ve Tutuklama
Emniyette susma hakkını kullanan şüpheli, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Böylece 13 yıl boyunca karanlıkta kalan bu vahşi cinayet, devletin kararlı takibi ve teknolojinin gücüyle aydınlatılmış oldu.
