İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi 3. SAYFA Okul saldırganının polis şapkası ve silahlarla fotoğrafları ortaya çıktı

Okul saldırganının polis şapkası ve silahlarla fotoğrafları ortaya çıktı

Kahramanmaraş’taki okul saldırısında 9 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan İsa Aras Mersinli’ye ait yeni fotoğraflar ve poligon görüntüleri ortaya çıktı.

Kahramanmaraş’ta 9 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı okul saldırısına ilişkin soruşturmada çarpıcı ayrıntılar peş peşe gelmeye devam ediyor. Saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’ye ait yeni fotoğrafların ortaya çıkması, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Özellikle saldırganın polis şapkasıyla ve silahlarla verdiği pozlar ile olaydan yalnızca iki gün önce babasıyla birlikte atış talimi yaptığı görüntüler, dosyadaki ihmaller ve aile içindeki denetim meselesini yeniden tartışmaya açtı.

Yeni fotoğraflar soruşturmanın seyrini etkileyebilir

Ortaya çıkan fotoğraflardan birinde, İsa Aras Mersinli’nin ayna karşısında çektiği özçekimde polis tören şapkası taktığı görülüyor. Bu şapkanın, 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi olduğu belirtilen, daha sonra tutuklanan baba Uğur Mersinli’ye ait olduğu değerlendiriliyor.

Bir başka karede ise Mersinli’nin elinde iki silahla kameraya poz verdiği dikkat çekiyor. Söz konusu görüntüler, saldırıdan önceki ruh hali, silahlara ilgisi ve ev içindeki erişim imkânı açısından dosyada kritik unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Baba oğlunu saldırıdan iki gün önce poligona götürmüş

Soruşturma dosyasına giren bir başka önemli gelişme ise baba Uğur Mersinli’nin oğlunu olaydan sadece iki gün önce atış poligonuna götürmesi oldu. Ulaşılan görüntülerde, İsa Aras Mersinli’nin saldırı günü üzerinde bulunduğu belirtilen siyah kapüşonluyla poligonda atış yaptığı görülüyor.

Görüntülerde babanın oğluna silahın nasıl tutulacağını anlattığı, hedef göstermesi yaptığı ve nereye nişan alınması gerektiğini tarif ettiği anlar da yer alıyor. Bu görüntüler, yalnızca bireysel bir trajedi değil, aynı zamanda aile içi ihmal, silah güvenliği ve kamu görevlilerinin sorumluluğu açısından da ciddi sorular doğuruyor.

Uğur Mersinli ifadesinde poligon ziyaretini kabul etti

Mahkemede ifade veren baba Uğur Mersinli, oğlunu poligona götürdüğünü açık şekilde kabul etti. Konuya ilişkin ifadesinde şu sözleri kullandı:

“Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim. Daha sonra bu hafta pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendim silah ile atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim, silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve video çektim. Bundaki amacım hatıra olarak kalması ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa'ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum bu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış.”

Bu ifade, kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri oldu. Zira böylesine ağır bir saldırı öncesinde, failin silah kullanımına doğrudan maruz kalmış olması ve bunun bir “heves kırma” yöntemi olarak savunulması geniş çevrelerde ikna edici bulunmadı.

“Kullandığı silahlar ve mermiler bana aitti”

Baba Mersinli ifadesinin devamında, olayda kullanılan silah ve mühimmatın kendisine ait olduğunu da söyledi. Şu ifadeleri kullandı:

“Oğlum İsa Aras'ın olay kapsamında kullandığı silahlar ve mermiler bana aittir. Benim kendime ait 7 tane taşıma ruhsatlı silahım vardır, iki tane de av tüfeğim vardır. Bunlar mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş. Benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz. Ben silahları üzerime alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alarak dışarı çıkarırım. Söz konusu Maraş sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir. Olay günü oğlum İsa Aras'ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir. Oğlum çok iyi bir internet kullanıcısıydı, kendisine ait VPN'i bile varmış. Ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır, çok zeki bir çocuktur.”

Bu bölüm, saldırıda kullanılan silahların aile içerisinden temin edildiğini net biçimde ortaya koyarken, güvenlik tedbirlerinin yeterliliği konusunda da soru işaretlerini büyüttü.

Psikolojik takip iddiası da ifadeye girdi

Uğur Mersinli, oğlunun bir süredir psikolojik destek aldığını da anlattı. Buna göre emniyetteki psikologlarla görüşüldüğünü, ayrıca özel bir uzmana da başvurulduğunu belirtti. İfadesinde şu değerlendirmelere yer verdi:

“Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikologlar olumsuz bir durum olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler. Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa götürüyorum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayabileceğini, dikkatle takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi.”

Ardından şu sözleri ekledi:

“En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda gitmekten kaçındı. Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim İngilizce bilmemem nedeniyle ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm. Kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana sağlıklı bir cevap vermez, geçiştirirdi.”

Silahlara ilgisi son dönemde artmış

Baba Mersinli, oğlunun daha önce silahlara belirgin bir ilgisi olmadığını, ancak son bir ay içinde bu merakın arttığını öne sürdü. İfadesinde şu dikkat çekici sözler yer aldı:

“Oğlum İsa'nın öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık bir ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifonyer üzerine bırakmıştım, oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım.

Kendisinin silahlara merakı olduğunu fark ettiğim için kendisine silah kültürümüzden bahsettim. Silahın ‘namus’ olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine kendisine emekli olduğumda silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti.

Oğlum bana Amerika'da herkesin silah alabildiğini söyledi. Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini ve taşıyabileceğini anlattım. Oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile atış yaptırmamı istedi. Bu konuşma geçtiğimiz hafta perşembe ya da cuma günü gerçekleşmiş olabilir.”