Tunceli’de yıllardır çözülemeyen Gülistan Doku vakasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisiyle ilgili yürütülen soruşturmada, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel gözaltına alındı ve “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Kamuoyunun yakından takip ettiği dosya, artık çok daha derin ve tartışmalı bir sürece girmiş durumda.
Sonel’e Yöneltilen Ağır Suçlamalar
Savcılık kaynaklarına göre Tuncay Sonel’e yöneltilen suçlamalar oldukça kapsamlı. Dosyada; suç delillerini yok etme, bilişim sistemlerini bozma, verileri silme, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve resmî belgeleri gizleme gibi toplam 5 ayrı suçlama yer alıyor. Bu durum, soruşturmanın sadece bir kayıp vakası olmaktan çıkıp çok yönlü bir hukuki sürece dönüştüğünü gösteriyor.
“İntihar” İddiası Bilinçli mi Yaygınlaştırıldı?
Soruşturma kapsamında Sonel’in savcılık ifadesi de ortaya çıktı. Tanık Songül Acar’ın beyanları doğrultusunda savcılık, Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından olayın sürekli “baraj” ve “intihar” ekseninde tutulduğu iddialarını gündeme getirdi. Tanık ifadelerinde, “Vali bu kızın intihar ettiğini ve barajda olduğunu söylüyordu” şeklindeki sözler dikkat çekti.
Ancak Sonel bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Aramaların yalnızca ailenin talebi doğrultusunda sürdürüldüğünü savunan Sonel’in bu açıklamaları, kamuoyunda tartışmaları daha da alevlendirdi.
Baraj Aramaları Şüpheleri Artırdı
Dosyada en dikkat çeken unsurlardan biri ise barajda bulunan bazı eşyalar oldu. Gülistan Doku’ya ait olduğu öne sürülen eşyaların bulunmasına rağmen bedenine ulaşılamaması, uzman ekiplerin “barajda değildir” yönündeki görüşlerine rağmen aramaların devam etmesi savcılık tarafından sorgulandı. Bu durum, soruşturmanın seyrine dair ciddi soru işaretleri doğurdu.
Gizli Tanık İddiaları Gündemi Sarstı
Soruşturmanın en çarpıcı bölümlerinden biri ise gizli tanık “Şubat”ın ifadeleri oldu. Tanık, Mustafa Türkay Sonel’in bir cinayet işlediğini söylediğini, ardından Gülistan Doku’nun cesedinin valiliğe ait araçla taşındığını ve Pertek-Koçpınar hattında gömüldüğünü iddia etti.
Tuncay Sonel ise bu iddiaları “çok çirkin” ve “alçakça iftira” sözleriyle reddetti. Ancak bu tür ağır iddiaların dosyada yer alması, soruşturmanın geldiği noktayı gözler önüne seriyor.
