İsrail, Ocak-Şubat 2025'te "Demir Duvar Operasyonu" adı altında kuzey Batı Şeria'daki üç mülteci kampına büyük çaplı bir saldırı başlattı. 19 gün süren operasyonda yaklaşık 40 bin mülteci, ağır silahlı özel kuvvetler, zırhlı araçlar, dronlar ve buldozerler kullanılarak evlerinden zorla çıkarıldı. BM Filistinli Mülteciler Ajansı UNRWA, Jenin kampının yüzde 43'ünün, Nur Shams'ın yüzde 35'inin ve Tulkarm'ın yüzde 14'ünün tamamen yıkıldığını veya ağır hasar gördüğünü açıkladı.
"Nakba gibi, nereye gittiğimizi bilmiyorduk"
Nur Shams Halk Komitesi Başkanı Nihad Shawish, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Tıpkı Nakba gibiydi, özellikle nereye gittiğimizi bilmiyorduk. Hiç kimse bizi nereye götürdüklerini bilmiyordu." Kampta 2 metre genişliğindeki sokaklar, tankların geçebileceği 12 metrelik yollara dönüştürüldü. Evler ya buldozerlerle yıkıldı ya da ateşe verildi.
Yerinden edilen mülteciler, akrabalarının yanına sığınmak zorunda kaldı. Birçoğu ise camilerde, terk edilmiş okullarda ve düğün salonlarında barınmaya çalışıyor. Thenaba köyündeki yarım kalmış El Muowahad Okulu'nda 122 mülteci, yaklaşık bir yıldır 10-12 kişilik odalarda yaşıyor. Dört tuvalet ve tek bir duş, tüm erkek, kadın ve çocuklar tarafından ortaklaşa kullanılıyor.
"Buzdolabım boş, kuşatma altında yaşıyoruz"
50 yaşındaki Khaled, yaşadıklarını şöyle özetledi: "26 Ocak'ta evlerimizi havaya uçurmaya başladılar, yedi gün içinde kamp tamamen boşaltıldı. Hiç kimse bunu beklemiyordu. Evimden bir tişört bile alamadım. Şimdi yıkılmış durumda." Hakem ise "Buzdolabım boş. Hepimiz Yafa'dan Hayfa'ya, Kudüs'ten Tel Aviv'e kadar işgal altındaki şehirlerde çalışıyorduk. Şimdi çalışma imkanı olmadan kuşatma altında yaşıyoruz" dedi.
İsrail, mültecilerin yıkılan evlerini yeniden inşa etmelerini de askeri emirle yasakladı. 70 yaşındaki kanser hastası Fatma, "Evim yaşanılmaz halde ama molozların üzerinde yaşamaya hazırım. İnsanın onuru evindedir. Evimi buradan görebiliyorum ama ulaşamıyorum" diye konuştu.
"Kampı yok ederek mülteci statüsünü bitirmek istiyorlar"
Tulkarm'lı siyasetçi Hasan Khreisheh, Batı Şeria'daki operasyonları "sessiz bir yok etme" olarak nitelendirdi. Khreisheh'e göre İsrail, mülteci kamplarını yok ederek sadece Filistinlileri topraklarından sürmüyor, aynı zamanda onların tarihini, haklarını ve geri dönüş taleplerini de ortadan kaldırmaya çalışıyor.
Nihad Shawish bu durumu şöyle açıkladı: "Kampı yok ederek mülteci statüsünü sona erdirmek, geri dönüş hakkını ortadan kaldırmak ve böylece Filistin'in kendi kaderini tayin etme olasılığını yok etmek istiyorlar." Mülteciler ise kararlılıklarını sürdürüyor: "Nur Shams'ta amacımız sadece kampa geri dönmek değil, aile köylerimize geri dönmek. Bu bizim tarihi hakkımız. Bu haktan asla vazgeçmeyeceğiz."