İran'daki protestolar, geçen ay başkent Tahran'ın tarihi Kapalı Çarşısı'ndaki esnafların İran riyalinin çöküşü nedeniyle kepenk kapatmasıyla alevlendi. Ekonomik zorluklar, yanlış yönetim ve Batı yaptırımlarının ağırlaşması ülkeyi derin bir krize sürüklerken, sokaklar protestocularla doldu. Şimdiye kadar onlarca kişinin hayatını kaybettiği gösterilerde, İran hükümeti kararlı bir duruş sergileyeceğinin sinyallerini veriyor.
ABD ve İsrail'den açık tehditler
ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta İran'ın barışçıl protestocuları şiddetle öldürmesi durumunda Amerika'nın "imdatlarına yetişeceğini" söyleyerek İran yönetimine gözdağı verdi. Trump'ın "kilitli, yüklenmiş ve hazır" ifadesiyle yaptığı tehdit, İsrail ve ABD güçlerinin İran'ın nükleer tesislerini bombaladığı 12 günlük savaştan yedi ay sonra geldi.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da Pazar günü protestocuları destekleyerek, "İran halkının kaderini kendi eline aldığı bir andayız" mesajını verdi. Bu uluslararası baskılar, İran yönetiminin tepkisini daha da sertleştirdi.
Ordu komutanından kesin karşılık tehdidi
İran Ordusu Başkomutanı Tümgeneral Amir Hatami, askeri akademi öğrencilerine yaptığı konuşmada, İran'ı hedef alan "söylemlere" karşı önleyici askeri eylem tehdidinde bulundu. 12 günlük savaşta üst düzey askeri komutanların öldürülmesinin ardından göreve gelen Hatami, ülkenin "herhangi bir saldırganın elini keseceğini" vurguladı.
"Bugün İran silahlı kuvvetlerinin hazırlık seviyesi savaş öncesinden çok daha yüksek. Düşman bir hata yaparsa, daha kararlı bir yanıtla karşılaşacak" diyen Hatami, caydırıcı bir mesaj verdi.
Ekonomik kriz ve hükümet yanıtı
İnsan hakları aktivistleri ağı HRANA'nın raporuna göre, protestolarda en az 36 kişi hayatını kaybetti ve 2.076 kişi gözaltına alındı. İran hükümeti resmi olarak kayıp rakamlarını açıklamadı.
Öfkeyi durdurmak için İran hükümeti Çarşamba günü pirinç, et ve makarna gibi temel gıda maddelerinin artan maliyetlerini sübvanse etmek için aylık 7 dolar ödemeye başladı. Ancak bu önlem, protestoları durdurmak için yetersiz bulunuyor.
New York merkezli Soufan Center düşünce kuruluşu, "İran'da bir haftadan fazla süren protestolar, yalnızca kötüleşen ekonomik koşulları değil, aynı zamanda hükümet baskısına ve İran'ın küresel izolasyonuna yol açan rejim politikalarına karşı uzun süredir devam eden öfkeyi yansıtıyor" değerlendirmesini yaptı.