Middle East Eye'ın analizine göre Suudi Arabistan ve Cezayir, potansiyel olarak Mısır da dahil olmak üzere büyük Arap ülkeleri, İsrail ve BAE'nin bölgeyi parçalama planının kendi ulusal çıkarlarına tehdit oluşturduğunu fark etti. İsrail-BAE planı basit: güçlü Arap devletlerini parçalamak, Bab el-Mandeb Boğazı gibi kritik ticaret yollarını kontrol etmek ve bölge genelinde askeri üsler kurmak.
Yemen'de kritik gelişmeler
Suudi Arabistan, Yemen'in Hadramut bölgesindeki Mukalla limanını bombalayarak BAE destekli Güney Geçiş Konseyi (STC) güçlerine ağır darbe vurdu. Bu hamle, Riyad'ın artık Abu Dabi'nin bölgesel projelerine tahammül etmeyeceğinin açık bir göstergesi oldu. Saatler içinde BAE, Yemen'den güçlerini çekeceğini açıkladı ve hatta Sokotra adasını bile terk etti.
STC lideri Aidarous al-Zubaidi'nin Somaliland'e kaçtığı bildirilirken, örgütün Riyad'daki 50 kişilik heyetiyle de iletişim kesildi. Bu gelişmeler, BAE'nin on yıllık Yemen stratejisinin çöküşü anlamına geliyor.
Mısır ile ortak tutum
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan, Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile bir araya geldi. Mısır Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada, iki ülkenin Somali, Sudan, Yemen ve Gazze konularında "özdeş tutumlar" sergilediği belirtildi. Her iki ülke de çatışma bölgelerindeki çözümlerin "devletlerin birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruması" gerektiğini vurguladı.
Bölgesel dengeler değişiyor
İsrail'in Somaliland'i tanıyan ilk ülke olması, Suudi Arabistan'ın endişelerini doğruladı. Kızıldeniz'in ağzındaki Bab el-Mandeb Boğazı'nın her iki yakasında yaşanan gelişmeler, aynı planın parçası olarak değerlendiriliyor. Bu durum, Suudi Arabistan'ı Türkiye ve potansiyel olarak İran ile daha yakın bir işbirliğine itebilir. Cezayir de BAE-İsrail ittifakının tehlikesini çok daha önce fark etmişti ve böyle bir bölgesel ittifaka katılabilir.