Sosyal medya düzenlemesi ne getiriyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu konuda yaptığımız bir çalışma var!

AK Parti, sosyal medya düzenlemesi üzerinde çalışıyor. Cumhur.aşkanı Erdoğan, "Uluslararası alanda özellikle bu yalan teröründe ne tür adımlar atılıyor; ne tür düzenlemeler, ne tür müeyyideler getiriliyor, karşılaştırmalı bir çalışma yaptık” diye konuştu.

Sosyal medya düzenlemesi ne getiriyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu konuda yaptığımız bir çalışma var!

AK Parti, sosyal medya düzenlemesi üzerinde çalışıyor. Peki bu düzenleme ne getiriyor.

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşesinde bu konuda çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Selvi, şu ifadeleri kullandı:

Sosyal medyayla ilgili düzenleme konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu denli kararlı olduğunun farkında değildim. Kıbrıs gezisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’la soru-cevap yapıyorduk. Ne zaman ki sosyal medyadaki yalan haberlerle ilgili bir yasa çalışmanız var mı sorusu geldi, o zaman anladım.

Erdoğan, “yalan haber” demedi. “Yalan terörü” olarak tanımladı. “Bu konuda da yaptığımız bir çalışma var. Uluslararası alanda özellikle bu yalan teröründe ne tür adımlar atılıyor; ne tür düzenlemeler, ne tür müeyyideler getiriliyor, karşılaştırmalı bir çalışma yaptık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Bu konuda da yaptığımız bir çalışma var” sözü ile İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un, “Yabancı devletlerin veya kuruluşların fonlarıyla ülkemizde faaliyet gösteren medya kuruluşlarına yönelik bir düzenleme ihtiyacı olduğu açıktır” açıklaması ise benim için uyarıcı oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan belli ki sosyal medya konusunu sadece “yalan terörü” olarak görmüyor. İşin bir de rejim boyutu var. Fahrettin Altun bunu “Beşinci kol faaliyeti” olarak yorumladı. Beşinci kol, yani başka bir ülke adına Türkiye’nin içinde faaliyet göstermek. Ya da başka bir deyişle başka bir ülke adına yalan haber yapmak, kaos ortamının oluşmasına hizmet etmek.

Ben Cumhurbaşkanlığı’nda sosyal medya işinin bu kadar ciddi bir tehdit olarak görüldüğünün farkında değildim.

Fahrettin Altun’un, “Bazı yabancı liderlerin Türk siyasetini dizayn etme niyet ve gayretlerini açıkça ifade ettiği bir ortamda, hiçbir yabancı devlet ve kuruluşun medya sektörüne çeşitli fonlar sağlamasını söz konusu çıkar ve hedeflerden bağımsız yorumlayamayız. Kimsenin şüphesi olmasın ki ne basın özgürlüğü ne de bir başka bahaneyle demokrasimizi kimsenin masasına meze yaptırmayız. Yeni kisveler altında beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz” sözleri bu işin daha derinlerde olduğunu gösteriyor.

Belli ki Cumhurbaşkanlığı makamında sosyal medyadaki algı operasyonlarının bir rejim sorunu haline dönüştüğü kanaati mevcut. Çünkü Erdoğan bize bu açıklamayı yaptıktan sonra İletişim Başkanı Altun’a dönerek, yapılan çalışmaların ne durumda olduğunu sordu. Fahrettin Altun da ayrıntılı bir şekilde bilgi verdi.

Gazeteci Ruşen Çakır’ın sahibi olduğu Medyascope’un ABD merkezli Chrest Foundation isimli vakıftan 476.720 dolar yardım aldığının ortaya çıkması bu tartışmayı körükledi. Ruşen Çakır önemli bir gazetecidir. Kendisine haksızlık etmek istemem. Ruşen Çakır, ayrıca Medyascope’ta yardım aldığı kuruluşların isimlerini yayınladı.

Medyascope’ta “Destekte Bulunanlar” bölümüne girdiğimizde yardım alınan kuruluşların listesi çıkıyor karşımıza.

İlk sırada ABD merkezli Chrest Vakfı geliyor. Destek veren kuruluşlar listesi isminden de anlaşılacağı gibi Avrupa Birliği destekli European Endowment For Democracy ve Alman Yeşiller Partisi’ne yakınlığı ile bilinen Heinrich Böll Stiftung ile devam ediyor. Bir de İsveç Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Ajansı Sida var.

Tekrar ABD merkezli kuruluş Chrest Vakfı’nın destek verdiği sosyal medya kuruluşlarına dönecek olursak Medyascope’u 49.995 dolarla Serbestiyet, 60 bin dolarla 140journos ve 124.015 dolarla P24 takip ediyor.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un açıklamalarından bu konuda dünya örneklerinin incelendiği bir çalışmanın yapıldığı anlaşılıyor. Fahrettin Altun, “ABD’de yabancı devletler tarafından fonlanan medya kuruluşları, altı ayda bir ABD makamlarına çalışmaları hakkında detaylı bilgi vermek durumundadır” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ise Avrupa Birliği örneklerini incelediklerini ifade etti. Mahir Ünal, “Bu yönde hem Almanya’da hem diğer ülkelerde dezenformasyonla mücadele anlamında yapılmış önemli yasal düzenlemeler var. Biz de AB’nin dezenformasyon ile mücadele anlamında yürüttüğü çalışmaların yasal zeminini inceliyoruz” diye konuştu.

Biliyorum sosyal medya denilince sansür tartışması gündeme gelecek ama ben iktidarın hangi boyutta baktığını ortaya koymaya çalıştım.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER