Türkiye’de yıllardır tartışılan beyin göçü, bilimsel proje destekleri ve genç yeteneklerin önünün açılıp açılmadığı meselesi, İlayda Şamilgil’in dikkat çeken hikâyesiyle yeniden gündeme taşındı. Lise yıllarında sıvıların oranını mıknatıs yardımıyla ölçebilen yenilikçi bir sistem geliştiren Şamilgil’in projesi, o dönem TÜBİTAK tarafından dereceye değer görülmedi. Ancak aynı proje, 2016 yılında Polonya’da 70’ten fazla ülkenin katıldığı uluslararası bilim yarışmasında dünya birinciliği elde ederek büyük yankı uyandırdı.
Türkiye’de Destek Bulamayan Proje Dünyada Parladı
İlayda Şamilgil’in başarısı yalnızca bir yarışma derecesiyle sınırlı kalmadı. Geliştirdiği sistemin taşıdığı bilimsel potansiyel, dünya çapında önemli kurumların da dikkatini çekti. Bu kapsamda NASA’nın, çalışmayı Mars araştırma programları çerçevesindeki teknik incelemelere dahil ettiği belirtildi.
Türkiye’de yeterli destek göremeyen bir fikrin küresel ölçekte karşılık bulması, genç araştırmacının kariyer yolculuğunu da yurt dışına taşıdı. Şamilgil, Cornell Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi alarak akademik birikimini daha da güçlendirdi.
Kendi Şirketini Kurdu, Milyon Dolarlık Yatırım Aldı
Akademide kazandığı deneyimi girişimcilikle birleştiren Şamilgil, Boston merkezli LLume adlı teknoloji şirketini kurdu. Şirket, bugün özellikle ışık tabanlı giyilebilir teknolojiler üzerine çalışıyor.
LLume’un geliştirdiği sensörler; kas aktivitelerini, biyometrik verileri ve vücut hareketlerine ilişkin önemli ölçümleri klasik yöntemlere göre daha hassas ve düşük maliyetle analiz edebiliyor. Sağlık teknolojileri, spor bilimi ve performans takibi alanlarında önemli bir dönüşüm vadeden girişim, bugüne kadar yatırımcılardan yaklaşık 8,9 milyon dolar finansman sağlamayı başardı.
Forbes Listesine Giren Genç Türk Bilim İnsanı
İlayda Şamilgil’in yükselişi, 2025 yılında Forbes tarafından da tescillendi. Gelecek vadeden genç liderlerin yer aldığı “30 Under 30” listesine giren Şamilgil, teknoloji dünyasında adından söz ettiren etkili isimlerden biri oldu.
