Katıldığı "3. Uluslararası İlahiyat Gençlik Buluşması ve İlahiyat Yıldızları Ödül Töreni"nde önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin gündemine oturan Hiranur Vakfı'ndaki istismar iddiasına değindi. Erdoğan muhalefetin bu konu hakkındaki tutumunu eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Hepimizin içini acıtan bir istismar vakası üzerinden 28 Şubat heveslisi kişiler içlerindeki kin ve nefreti kusmak istediler. Bugün ortalığı yıkan kişilerin geçmişine baktığımızda ne kadar kirli ne kadar çifte standartla dolu olduğunu görüyoruz. Biliyoruz ki bunların dertleri çocuk istismarına tepki koymak değil, kin ve nefret duygularını sergileyebilecekleri zemin hazırlamaktır. LGBT denilen akımların sapıklıklarına alet edilen çocuklarla ilgili tepki göstermediler.

Muhalefet partilerinde ayyuka çıkan istismar karşısında kıllarını bile kıpırdatmadılar. Diyarbakır annelerinin kapısını bir kez olsun çalmadılar. PKK'lı alçakların canice katlettikleri kadın öğretmenlerimiz, bebeklerimizle ilgili çıkıp tek bir eleştiri getirmediler.

Hatay Belediye Başkanı Savaş korkunç tabloyu anlattı, Fatih Altaylı gözyaşlarını tutamadı Hatay Belediye Başkanı Savaş korkunç tabloyu anlattı, Fatih Altaylı gözyaşlarını tutamadı

Meclis'e sunduğumuz anayasa değişikliği ile başörtüsüne anayasal güvence kazandırırken sapkın akımların hedefi haline gelen aile müessesini de bu anayasa metnine koyacağız. Temennimiz teklifimizin Meclis'ten geçmesidir. Bu süreçte bir yol kazası yaşanırsa son sözü milletimiz söyleyecektir. İmam hatiplerin bütün öğrencilerini kapı dışı etmişlerdi. Türkiye genelindeki imam hatipli öğrenci sayısı 60 bine düşmüştü. Şimdi ise 1 milyon 300 bin imam hatipli eğitim görüyor. Siyasette de sivil toplumda da zaferin parolası uhuvvettir, vahdettir. Asıl etki, mücadeleyi örgütlü bir şekilde yürütmekle sağlanır. Bugün ilahiyat yıldızları ödüllerini de takdim edeceğiz.

Vakıf ve derneklerimiz hayırda yarışırken, kesinlikle tefrikaya düşmemeli, mutlaka dayanışma içinde hareket etmelidir. İlahiyat fakültelerini sıradan yüksek öğretim kurumları değildir. Tıpkı imam hatipler gibi ilahiyatlar da belli dönemlere ayna tutan müesseselerdir"