Ünlü deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, tv100'de katıldığı programda deprem beklenen yerleri açıkladı.

Görür şu ifadeleri kullandı:

"2011 senesinde biz bir proje hazırladık. O proje de aynen şuydu; Doğu Anadolu Fayı'nı inceleyelim. Doğu Anadolu Fayı uyanmak üzere… Dedim ki Kuzey Anadolu Fayı 1939'dan 1999'a kadar 7'nin üzerinde deprem üreterek boydan boya kırıldı. İstanbul'un kapılarına dayandı. Şimdi İstanbul'da deprem bekliyoruz. Bu fay uyanırsa aynen Kuzey Anadolu Fayı gibi davranıp Kuzey'den Güney'e kırarsa bizi helak eder diye televizyonda söyledim.

Bağırıyorum Tunceli’ye dikkat edin diye. Bunu söylerken de laf olsun diye değil. Bilimsel verilere göre ön görüde bulunuyoruz. Bilimsel veriler ön görüyü gösteriyor. Sadece ben değil bütün yer bilimciler bunu yapıyor.

Avcılar, Bakırköy, Pendik ve Tuzla İstanbul'un yumuşak karnı. Buralarda çok dikkatli olmak lazım… Bugün Türkiye’de yer bilimciler bilir, sadece Marmara Denizi’nin içinde değil, kıyıda, karada bu Kuzey Anadolu Fay zonunun bir parçası olan faylar var ve bunlar canlı. Bunlar harekete geçtiği zaman geçtiğimiz sene 4,2-4,3 büyüklüğünde deprem ürettiler. Tuzla’dan Kadıköy’e kadar karada faylar var.

Sadece Tunceli demiyorum, Adıyaman’la Hakkâri arası bütün yerleşim alanları için de dikkatli olunması gerektiğini söylüyorum. Bu uyarıları yaparken çok ayrıntılı araştırmalardan verilerden değil, bizim deprem etken ve öngörülerimiz zaten Türkiye’nin jeolojik çatısını oluşan fayları özellikle levha sınırlarının davranışlarını bildiğimiz için o tecrübe ile biz öngörüde bulunuyoruz. Yoksa depremi tahmin etmiyoruz.

Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a verdiği hediye ortaya çıktı. Atatürk'ün şu sözü yazıyor Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a verdiği hediye ortaya çıktı. Atatürk'ün şu sözü yazıyor

Erzincan’da 1990’da olan deprem, asıl büyük deprem 1939 depremi, Erzincan’ın Bingöl Karlıova arasındaki o Kuzey Anadolu Fayı biz ona Yedisu fayı diyoruz, 1784’te en son deprem üretmiş. Biz biliyoruz ki Kuzey Anadolu Fayı 250 senede deprem üretir 1784+250 koyarsan bu zamanlara geliyoruz. Periyodu dolmuş."

Editör: Gürel Yurttaş