ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı “ulusal güvenlik için gerekli” gördüğünü ifade etmesinin ardından Avrupa’dan dikkat çeken bir diplomatik hamle geldi. Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, İspanya, İngiltere ve Danimarka’nın imzasıyla yayımlanan ortak açıklamada, Grönland’ın bulunduğu Arktik bölgesinin güvenliğinin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ilkeleri çerçevesinde ve NATO müttefikliği kapsamında korunması gerektiği vurgulandı.
Danimarka Başbakanlık Ofisi tarafından kamuoyuyla paylaşılan açıklama, Avrupa’nın ABD’nin son çıkışlarına karşı ortak bir duruş sergilediği nadir örneklerden biri oldu.
"Grönland Halkına Aittir" Vurgusu
Ortak açıklamada, Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland’ın, sadece Danimarka ve Grönland halkının iradesiyle yönetileceği net şekilde belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Grönland, halkına aittir. Danimarka ve Grönland’ı ilgilendiren konularda karar verme yetkisi yalnızca Danimarka ve Grönland’a aittir.”
Bu vurgu, son yıllarda sıkça dillendirilen Grönland'ın stratejik konumu üzerinden yapılan dış politika açıklamalarına karşı açık bir egemenlik savunusu olarak değerlendirildi.
Arktik Güvenliği NATO ve BM İlkeleriyle Sağlanmalı
Açıklamada, Arktik bölgesinin Avrupa için stratejik öneme sahip olduğu belirtilerek, güvenliğin ancak NATO üyeleri arasında kolektif iş birliğiyle ve BM Şartı'nın temel ilkelerine sadık kalınarak sağlanabileceği ifade edildi:
“Arktik’teki güvenlik, egemenlik, toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı dahil BM Şartı ilkelerini savunarak, ABD dahil NATO müttefikleriyle kolektif olarak sağlanmalıdır.”
1951 Anlaşması Hatırlatıldı: ABD Önemli Ortak
Avrupa ülkeleri, açıklamada Washington ile Kopenhag arasında 1951 yılında imzalanan ve ABD’ye Grönland’da askeri üs bulundurma hakkı tanıyan anlaşmaya da atıfta bulundu. Anlaşma gereği, ABD'nin Grönland'daki faaliyetlerini Danimarka'ya bildirmek koşuluyla sürdürdüğü belirtilerek, ABD’nin Arktik güvenliğinde önemli bir stratejik ortak olduğu vurgulandı. Ancak bu iş birliğinin tek taraflı girişimlere dönüşmemesi gerektiği mesajı da net şekilde verildi.
