ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post'ta yayımlanan bir analizde, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın, savaşın başlangıcında ortaya konulan hedeflerle ulaşılan sonuçlar arasında önemli farklılıklar bulunduğunu gösterdiği öne sürüldü.
Gazetenin Beyaz Saray muhabiri Michael Birnbaum tarafından kaleme alınan analizde, Trump yönetiminin İran politikası ve son mutabakatın sonuçları değerlendirildi.
"Başlangıçtaki hedefler gerçekleşmedi" değerlendirmesi
Analizde, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlara başlarken yalnızca askeri kapasiteyi değil, İran'ın siyasi yapısını da hedef aldığı ifade edildi.
Birnbaum, savaşın ilk günlerinde İran'da rejim karşıtı bir halk hareketinin ortaya çıkacağı yönünde beklentilerin bulunduğunu ancak süreç içerisinde bu beklentilerin gerçekleşmediğini savundu.
Yazıda, İran yönetiminin iktidarını korumayı başardığı ve başlangıçta öngörülen siyasi sonuçların ortaya çıkmadığı görüşüne yer verildi.
Trump'ın açıklamalarına dikkat çekildi
Washington Post'taki analizde, ABD Başkanı Donald Trump'ın son dönemde yaptığı açıklamaların da süreçte yaşanan değişimi yansıttığı ileri sürüldü.
Birnbaum, Trump yönetiminin önceliklerinin zaman içerisinde farklılaştığını ve mutabakat sürecinde daha çok bölgesel istikrar ile Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yeniden başlamasına odaklandığını değerlendirdi.
Hürmüz Boğazı vurgusu
Analizde, varılan mutabakatın ardından Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılması ve enerji sevkiyatının normale dönmesinin ön plana çıktığı belirtildi.
Washington Post, Trump yönetiminin başlangıçta gündeme gelen daha kapsamlı hedefler yerine mevcut anlaşmayla bölgedeki gerilimi düşürmeyi ve deniz ticaretinin yeniden işlemesini sağlamayı tercih ettiğini savundu.
ABD-İran mutabakatı tartışılmaya devam ediyor
ABD ile İran arasında varıldığı açıklanan mutabakat, uluslararası kamuoyunda farklı değerlendirmelere neden olurken, Amerikan basınında da anlaşmanın sonuçları ve etkileri üzerine yorumlar sürüyor.
Washington Post'ta yayımlanan analiz, mutabakatın Trump yönetiminin dış politika hedefleri açısından nasıl değerlendirildiğine ilişkin tartışmaların devam ettiğini ortaya koydu.
