ABD Medyası: ABD ve NATO giderek Türkiye’ye daha bağımlı hale geliyor

Türkiye, Afganistan-Pakistan da dahil olmak üzere çeşitli komşu bölgelere iddialı katılım yoluyla etkisini genişletmeye çalışıyor. ABD ve NATO giderek Türkiye’ye daha ve aşırı derecede bağımlı olacak ve Türk politikalarına karşı gerektiğinde harekete geçemeyecekler.

ABD Medyası: ABD ve NATO giderek Türkiye’ye daha bağımlı hale geliyor

ABD’nin Afganistan’daki Bagram Havaalanı’ndan çekilmesinin ardından Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı, Amerika’nın Afganistan’daki 20 yıllık harekatının son durağı oldu.

M5 Ulusal Güvenlik Savunma Derğisi'nden Adem Kılıç'ın çeviri haberinde,Amerikan Uluslararası İlişkiler sitesi Rise to Peace tarafından yayımlanan analize göre, son zamanlarda Türkiye, askerlerini Afganistan’da tutmayı ve  ABD’nin geri çekilmesinden sonra havaalanını korumaya ve işletmeye devam etmeye dair görüşmelere başladı. ABD ve NATO bu duruma onay vermeden önce bu teklifin Türkiye’nin Afganistan’daki çıkarlarına, bölgesel emellerine ve NATO içindeki konumuna nasıl fayda sağlayacağını göz önünde bulundurmalıdır.

ARKA PLANI

2001 yılında Türkiye, askerlerinin Afganistan’daki “isyan bastırma operasyonlarını yürütme görevlerinde olmaması” şartıyla Afganistan’daki NATO liderliğindeki Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü’ne (ISAF) katıldı. Türkiye, NATO’nun  Kararlı Destek Misyonu kapsamında ISAF görevinin sona ermesinden sonra da Afganistan’da kaldı.  600 kişilik Türk kuvveti birliği, Afgan Ulusal Ordusunun 111. Başkent Bölümüne, Kabil Şehir Polisine ve Kabil’deki diğer güvenlik teşkilatlarına eğitim verdi, tavsiyelerde bulundu ve yardım etti. 

Ayrıca Türk askerleri, Afganistan’ın ana kapısı olan Kabil Havalimanı’nı koruyor ve işletiyor.  Güvenlik riskleri nedeniyle seyahat etmenin güvenli olmadığı düşünülen havaalanı, Afganistan’da stratejik bir varlık sürdürmek isteyen aktörler için kritik öneme sahip.

Havalimanı, yabancı elçiliklere günlük faaliyetlerini sürdürme ve acil tahliye rotası olma yeteneğine sahip. Aynı zamanda havalimanı temel hizmetlerin sağlanmasına yardımcı olan uluslararası yardım çalışanları ve sağlık hizmeti sağlayıcıları için giriş kapısı görevi görüyor.

AFGANİSTAN’DA TÜRKİYE ÖNCELİKLERİ

Türkiye resmi olarak Afganistan’a yönelik dış politikasının dört temele dayandığını belirtmektedir: “Afganistan’ın birlik ve bütünlüğünün korunması”; “ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanması”; “halk katılımının öncelikli olduğu geniş tabanlı siyasi yapının güçlendirilmesi”; “Terörizmi ve aşırıcılığı ortadan kaldırarak barış ve refahı yeniden tesis etmek”.

TÜRKİYE BAGIMSIZ DİPLOMATİK GİRİŞİM BAŞLATTI 

Ancak Türkiye’nin Afganistan’daki eylemleri tek başına değil, Türkiye’nin etkisini tüm bölgeye yaymak için daha büyük bir çaba olarak görülmelidir. Bölgesel liderlik hırsıyla Türkiye, Afganistan-Pakistan da dahil olmak üzere çeşitli komşu bölgelere iddialı katılım yoluyla etkisini genişletmeye çalışıyor. Resmi olarak NATO bayrağı altında çalışırken Türkiye, Taliban’a karşı ABD liderliğindeki savaş çabalarından uzaklaştı ve bağımsız diplomatik girişimler başlattı. 

Birincisi; Türkiye; Afganistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki üçlü ilişkileri geliştirmeye odaklanıyor. Türkiye, Asya’nın Kalbi-İstanbul Süreci gibi birkaç Afgan merkezli konferansa ev sahipliği yaptı ve Afgan ve Pakistanlı liderler arasında çok sayıda toplantı düzenledi. 

İkincisi; Türkiye, Türk okulları kurarak, burs sağlayarak, yerel Türk liderlere ev sahipliği yaparak, kültürel daldırma deneyimlerini destekleyerek, vb. Afganistan’daki Türk dili konuşan azınlıkları desteklemektedir. Bunların tümü, Türkiye’nin Afganistan ve komşu Türk ülkelerindeki yumuşak gücünü ve bölgesel liderlik isteklerini artırmaya hizmet etmektedir.

Üçüncüsü; Türkiye, ABD’nin çekilmesinden sonra Kabil havaalanını korumayı teklif ederek, ABD ile olan gerilimi azaltabileceğine ve Türkiye’nin NATO içindeki konumunu iyileştirebileceğine inanmaktadır. Türkiye, bu işi üstlenerek, Washington ile yıllardır süren anlaşmazlıkların, özellikle de Türkiye’nin NATO’nun kendi güvenliğine tehdit olarak gördüğü S-400 Rus füze savunma sistemini satın almasıyla gerilmiş olan ilişkisini onarabilir. 

Ayrıca teklif kabul edilirse Türkiye, ABD ve NATO ile gelecekteki müzakerelerde ek diplomatik avantaj elde edecek. Zaten, NATO’nun Avrupalı ​​üyeleri,  milyonlarca Suriyeli mültecinin AB’ye geçmesini engellemek için Türkiye’ye bağımlı durumda . Türkiye’nin Akdeniz’de , Kafkaslarda ve Orta Doğu’da artan etkisi ile birlikte ABD ve NATO giderek Türkiye’ye daha ve aşırı derecede bağımlı olacak ve Türk politikalarına karşı gerektiğinde harekete geçemeyecekler.

SUNUÇ

ABD ve NATO birliklerinin geri çekilmesi neredeyse tamamlanmışken, Kabil Havaalanı’ndaki güvenlik düzenlemelerine bir çözüm bulunmalı. Türkiye bu çözümü sağlayabilir. Ancak, böyle bir çözümün etkileri dikkate alınmalıdır. ABD ve NATO, Türkiye’nin teklifinin bir fedakarlıktan çok Orta Doğu ve Orta Asya’daki büyük Türk stratejisi olduğunu anlayarak, Türkiye’nin teklifini kabul etmenin zorluklarını ve sonuçlarını anlayan hesaplı bir karar vermelidir.

Güncelleme Tarihi: 19 Temmuz 2021, 00:02
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER