İstanbul
Açık
29°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA Almanya seçim sonuçları ve Türk-Alman ilişkileri

Almanya seçim sonuçları ve Türk-Alman ilişkileri

Almanya'daki genel seçimlerin en önemli sonucu Almanya siyasi tarihine damgasını vuran Hristiyan Birlik Partileri’nin ikinci sıraya düşerek federal başbakanlığı kaybetme ihtimaliyle karşı karşıya kalması.

WHATSAPP
KANALI
Ortadoğu Gazetesi Gündem artık cebinizde! Günün en önemli gelişmeleri anında telefonunuza gelsin. Ücretsiz katılın, hiçbir haberi kaçırmayın. Kanala Katıl

Sonucu Avrupa Birliği (AB) çevrelerinde merakla beklenen Almanya Federal Meclisi’ni (Bundestag) belirlemek için gerçekleştirilen genel seçimler sona erdi ve son birkaç haftada yapılan kamuoyu yoklamalarında da görüldüğü gibi Sosyal Demokrat Parti (SPD) birinci parti oldu.

Seçimin en önemli sonucu ise Almanya siyasi tarihine damgasını vuran Hristiyan Birlik Partileri’nin ikinci sıraya düşerek federal başbakanlığı kaybetme ihtimaliyle karşı karşıya kalmasıdır. Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ile Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) arasında yaşanan aday kavgasının seçimlere birlikte giren bu iki kardeş partinin başarısızlığında ciddi rol oynamış görünüyor. Şimdi bu sonucun, “CSU lideri Markus Söder aday olsaydı Birlik Partileri daha iyi bir sonuç alır mıydı?” tartışmasını ve buna bağlı olarak iki parti arasındaki mücadeleyi alevlendirmesi de söz konusu olabilir.

Koalisyon hangi partilerden oluşacak?

Aslında seçim sonuçları en rasyonel koalisyonun “Büyük Koalisyon” (Grosse Koalition) diye adlandırılan mevcut iki partili hükümetin devam etmesi olduğunu gösteriyor. Böyle bir tercihte sadece Federal Başbakan’ın (Bundeskanzler) artık CDU/CSU yerine seçimde en fazla oyu alan SPD’den olması yeterli olacaktır. Ancak her iki büyük partinin de seçimden önce artık Grosse Koalition istemediklerini açıklamış olmaları bu ihtimali zorlaştırmış durumda.

Seçim sonuçları ve Türk-Alman ilişkileri

Türk-Alman ilişkileri açısından bakıldığında, Türkiye düşmanı diyebileceğimiz bir çizgiye sahip olan Sol Parti’nin başarısızlığı ve kurulacak koalisyon hükümetinde yer alamayacak olması olumlu bir gelişme. Zira içerisinde çok sayıda PKK sempatizanı barındıran bu parti, Türkiye’nin PKK’ya karşı mücadelesi çerçevesinde gerek içerde gerekse Suriye ve Irak’taki sınır ötesi müdahaleleri nedeniyle Ankara’ya karşı çok sert politika izlenmesini talep etmekte. Fakat Sol Parti’den sonra en fazla Türkiye karşıtının içinde bulunduğu Yeşiller’in kurulacak koalisyon hükümetinde yer alma ihtimali Türk-Alman ilişkilerinin geleceği açısından olumsuz bir gelişme olabilir. Zira bu parti de Almanya’nın Türkiye politikası konusunda müdahaleci bir çizgiye sahip ve sık sık Türkiye’nin içişlerine müdahale anlamına gelecek açıklamalar yapmakta, özellikle terör örgütlerine karşı mücadele kapsamında attığı adımlar nedeniyle Ankara’ya karşı yaptırım çağrılarında bulunmaktadır. Ancak Yeşiller’in bundan iki ay önceki kamuoyu yoklamalarında alması beklenen oyun çok gerisinde kalması ve muhtemel bir koalisyon hükümetine katılabilecek iki küçük ortaktan biri olması bu partinin Almanya’nın dış politikasındaki etkisinin beklenenden daha az olması sonucunu doğuracaktır.

Yeni bir Büyük Koalisyon hükümeti kurulması durumunda ise Türk-Alman ilişkilerinde önemli değişiklikler beklenmiyor. Hatta böyle bir hükümete SPD’li Olaf Scholz’un liderlik yapacak olması eski SPD’li Federal Başbakan Gerhard Schröder dönemindekine benzer şekilde Türk-Alman ilişkilerinde olumlu bir dönemin kapısını aralayabilir. Scholz’un, Schröder’in eski prenslerinden biri olduğu düşünüldüğünde onun liderliğindeki bir hükümette Schröder’in etkisinin olması beklenebilir ki bu da Almanya’nın ABD’ye daha fazla mesafe koyması, Türkiye ve Rusya gibi ülkelerle ilişkilerini geliştirme arayışı içinde olması anlamına gelebilir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye için en iyi opsiyonun Yeşiller’in de dahil olacağı bir hükümet yerine SPD’nin büyük ortak olacağı bir Büyük Koalisyon olduğu söylenebilir.