İstanbul
Parçalı bulutlu
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA Analiz: Asya’da “nükleer yarış” hızlanıyor

Analiz: Asya’da “nükleer yarış” hızlanıyor

Koronavirüs (Covid-19) pandemisinin ardından dünya genelinde artan silahlanma ve özellikle de Rusya – Ukrayna savaşı nükleer tartışmaları beraberinde getirdi. Asya’da gerilen ipler, nükleer tehdidi her geçen gün biraz daha görünür hale getirirken Çin – Hindistan – Pakistan üçgeninde neler yaşanıyor?

WHATSAPP
KANALI
Ortadoğu Gazetesi Gündem artık cebinizde! Günün en önemli gelişmeleri anında telefonunuza gelsin. Ücretsiz katılın, hiçbir haberi kaçırmayın. Kanala Katıl

Asya’da, başta Çin olmak üzere Rusya, Güney ve Kuzey Kore, Hindistan ve Pakistan’ın nükleer silaha sahip olduğu biliniyor. Tüm ambargolara rağmen İran nükleer faaliyetlerini sürdürürken aynı zamanda AUKUS kapsamında ABD, Avusturalya ve İngiltere bölgede nükleer denizaltılar konuşlandırmayı hedefliyor.

Ülkelerin silahlanma yarışı hızla ‘nükleer’ faaliyetlere evrilirken özellikle Çin, Hindistan ve Pakistan hattındaki rekabet, geçmişe dayanmasına rağmen bugün yalnızca silahlanma yarışı ile eşleniyor.

Asya’da nükleer cephanesini en hızlı güçlendiren ülkeler arasında sayılan Çin, Hindistan ve Pakistan’ın yeni politikaları jeopolitik rekabeti de farklı bir noktaya taşıyor.

Devam eden modernizasyon, ivmesinin birden fazla kaynaktan alıyor. Çin’in hızlı nükleer silah üretimi Amerika Birleşik Devletleri ile rekabetin en önemli unsurlarından birisi olarak dikkat çekerken, Hindistan’ın yavaş nükleer genişlemesi, tamamen Çin ve Pakistan’ın nükleer tehditlerini ve kullanımını caydırma ihtiyacından kaynaklanıyor.

Yeni Delhi, her iki ülkeye karşı önemli konvansiyonel askeri yeteneklere sahip olmasına rağmen hala nükleer silahlara ilişkin muhafazakâr bir duruş sergiliyor.

Pakistan’ın hızla nükleer silaha ulaşma çabası ise esas olarak Hindistan’a yönelik kaygıdan kaynaklanıyor. Fakat AUKUS’un ardından ABD korkusu da İslamabad yönetiminin kaygılarını da tetikleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Ashley J. Tellis’in Carnegie’de yer alan son raporuna göre, Çin, Hindistan ve Pakistan’ınn’ın son 20 yılında nükleer silah programlarındaki genişlemeyi; “stratejik istikrar”ı sağlamak olarak yorumluyor.

Çin-Hint ve Çin-Pakistan eksenini değerlendiren Tellis, stratejik rezervlerin konumundan dolayı karşı-kuvvet kabiliyetine sahip füzelerin sayısına etkisine vurgu yapıyor.

Tellis raporunda Pakistan’ın Hindistan’a karşı nükleer gölgeli terörizm kampanyasını kışkırttığı iddiasına yer verirken, Hindistan’ın konvansiyonel askeri harekâtının ısrarlı olasılıklara rağmen yüksek derecede nükleer caydırıcılık içerdiğini vurguluyor.

ABD’nin özellikle Çin ve Hindistan politikasında önemli seçimler yapması gerektiğini işaret eden Tellis, Çin’in nükleer genişlemesi, Washington’un Rusya’nın nükleer silahlarını azaltma politikasını her geçen gün karmaşıklaştırdığını ifade ediyor.

Çin-Hint nükleer caydırıcılığında gelecekte istikrarsızlıklar yaratabileceğine dikkat çeken Tellis, Washington’un bugün ve gelecekte yapacağı seçimlerin, Hindistan’ın, Pekin yönetiminin gücünü Asya’da ve küresel olarak ABD’ye fayda sağlayacak şekilde kalıcı bir şekilde dengeleyebileceğini iddia ediyor.

Kaynak M5