Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Halid Meşal, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen bir konferansta yaptığı açıklamalarla ABD ve İsrail’e açık bir mesaj verdi. Meşal, Hamas’ın silah bırakmayacağını vurgulayarak, işgal devam ettiği sürece direnişin Filistin halkı için meşru ve vazgeçilmez bir hak olduğunu savundu.
Konuşmasında sert ifadeler kullanan Meşal, Hamas’ın silahlı mücadelesinin kriminalize edilmesini kesin bir dille reddetti. Meşal; “Direnişi, onun silahlarını ve bunu yürütenleri suç saymak kabul edebileceğimiz bir şey değildir. İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve ulusların gurur duyduğu bir duruştur” dedi.
“Filistinlileri Filistinliler Yönetmelidir”
Halid Meşal, Gazze’nin geleceğine ilişkin planlara da değinerek, yabancı yönetim ya da vesayet girişimlerini kesin olarak reddettiklerini ifade etti. Gazze’nin yeniden inşası ve yaklaşık 2,2 milyon Filistinliye insani yardımın ulaştırılması için “dengeli bir yaklaşım” çağrısında bulunan Meşal, bu sürecin Filistinlilerin iradesi dışında şekillenmesine karşı çıktı.
Meşal, Filistin toprakları üzerinde herhangi bir dış yönetimin kabul edilemeyeceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Ulusal ilkelerimize bağlıyız. Vesayet, dış müdahale ya da manda yönetiminin geri dönüşü fikrini reddediyoruz. Filistinlileri Filistinliler yönetmelidir. Gazze, Gazze halkına ve Filistin’e aittir. Yabancı yönetimi kabul etmeyeceğiz.”
Türkiye, Katar ve Mısır’a Övgü
Konuşmasında Türkiye, Katar ve Mısır’ın arabuluculuk rollerine de değinen Meşal, özellikle Doha yönetiminin Filistin meselesindeki çabalarını önemli ve onurlu olarak nitelendirdi. İsrail’in sadece Filistin için değil, tüm bölge için bir tehdit oluşturduğunu dile getiren Meşal, İslam dünyasına “birlik ve bütünlük içinde hareket etme” çağrısında bulundu.
Diğer yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump, Gazze’deki ateşkesin ikinci aşaması kapsamında Hamas’ın silah bırakması gerektiğini savunuyor. Trump daha önce Hamas’ın silah bırakma sözü verdiğini öne sürmüş ve bu konuda örgüte yönelik sert tehditlerde bulunmuştu. Halid Meşal’in açıklamaları ise bu iddialara açık bir yanıt olarak değerlendirildi.
