İstanbul
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA İran sinemasının usta ismi Bahram Beyzai'ye veda

İran sinemasının usta ismi Bahram Beyzai'ye veda

İran sineması ve tiyatrosunun en etkili figürlerinden biri olan Bahram Beyzai, Amerika Birleşik Devletleri'nde 87 yaşında hayatını kaybetti. Modern İran sinemasının "yeni dalga" akımının mimarlarından sayılan usta yönetmenin vefatı, sadece sanat camiasında değil, İran toplumunun farklı kesimlerinde de derin bir üzüntüyle karşılandı. Beyzai, Fars kültürünün köklerinden beslenen eserleriyle, baskıcı rejimler ve sansür mekanizmaları arasında sıkışan bir coğrafyada sanatsal bir direnişin sembolü haline geldi.

Bahram Beyzai'nin kaybının ardından İran gazeteleri manşetlerini yas mesajlarına ayırırken, taziye dilekleri siyasi yelpazenin zıt uçlarından geldi. Sürgündeki Şah ailesinden Prens Reza Pahlavi, Beyzai'nin ölümünü "ülke kültürü için büyük bir kayıp" olarak nitelerken, mevcut İslam Cumhuriyeti yetkilileri de yönetmenin kültürel katkılarını öven açıklamalar yaptı. Beyzai, eserlerinde doğrudan siyasi mesaj vermekten kaçınsa da, tarihi ve mitolojik anlatılarıyla dönemin otoriter yapılarına ayna tutmayı başardı.

İran Sinemasının Dev İsmi Bahram Beyzai Kimdir?

Şairlerle dolu köklü bir aileden gelen Bahram Beyzai, doğduğu andan itibaren Fars edebiyatı ve gelenekleriyle iç içe büyüdü. Sanat hayatına oyun yazarlığı ile başlayan Beyzai, Fars efsanelerini ve ritüellerini modern tiyatro diliyle sahneye taşıyarak ilk ününü kazandı. Sinemaya olan tutkusu onu 1970'lerde kamera arkasına geçirdi ve çektiği filmlerle İran sinemasının altın çağının kapılarını aralayan isimlerden biri oldu.

Beyzai'nin en verimli dönemi, Şah rejiminin son yılları ile 1979 İslam Devrimi sonrasındaki teokratik düzenin ilk yılları arasına denk geldi. Her iki dönemde de eserleri mercek altına alınan ve sansüre uğrayan yönetmen, "Başu, Küçük Yabancı" gibi başyapıtlara imza attı. İran-Irak savaşının travmalarını bir çocuğun gözünden anlatan bu film, uzun süre yasaklı kalsa da daha sonra eleştirmenlerce "tüm zamanların en iyi İran filmi" seçildi.

Sansüre Rağmen Sınırları Aşan Bir Miras

Kariyeri boyunca dışlanma ve sansürle mücadele eden Beyzai, 2010 yılında ülkesini terk ederek ABD'ye yerleşmek zorunda kaldı. Hayatının son dönemini Stanford Üniversitesi'nde İran kültürü üzerine dersler vererek ve oyunlar sahneleyerek geçirdi. Venedik Film Festivali'nde onurlandırılan ve Cannes ödüllü yönetmen Cafer Panahi'nin "unutulmaya karşı dik duruşun simgesi" olarak tanımladığı Beyzai, ardında sinema tarihine geçen onlarca eser bıraktı. Eşi Mozhdeh Shamsai, usta ismin sürgünde olmasına rağmen İran'a olan inancını ve umudunu hiç yitirmediğini ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *