İşgal altındaki Doğu Kudüs’ün Şam Kapısı Filistin-İsrail çatışmasının sembolü haline geldi

Filistin'de işgal altındaki Doğu Kudüs'ün sembolik ve ana kapılarından biri olan Bab el-Amud (Şam Kapısı) geçen yıl olduğu gibi bu ramazan ayında da Filistin-İsrail çatışmasının sahnesi haline geldi.

İşgal altındaki Doğu Kudüs’ün Şam Kapısı Filistin-İsrail çatışmasının sembolü haline geldi

İftar saati biter bitmez binlerce Filistinli, Şam Kapısı'na akın ediyor. İsrail polisinin yoğun bir şekilde konuşlandığı kapıda sık sık iki taraf arasında çatışma ve arbede yaşanıyor.

İsrail polisi ramazan ayının başından bu yana çatışmalara sahne olan Şam Kapısı'nda onlarca Filistinliyi gözaltına aldı.

İsrail, arbedenin çok sayıda Filistinlinin İsrail güçlerine taş ve şişe atmasından kaynaklandığını iddia ediyor.

Geçen yıl ramazan ayında da başta Şam Kapısı'nda İsrail polisinin uygulamaları olmak üzere Doğu Kudüs'teki Eski Şehir bölgesi ile Şeyh Cerrah Mahallesi'nde Filistinlilerin evlerinden zorla çıkarılmasına tepki gösteren Filistinliler, İsrail polisinin yüzlerce saldırısına maruz kaldı. Yaşanan olaylarda yüzlerce Filistinli yaralanırken onlarcası da gözaltına alındı.

İsrail'in Şeyh Cerrah Mahallesi'ndeki Filistinlileri evlerinden zorla çıkarma kararıyla başlayan gerginlik, 7 Mayıs 2021'de Mescid-i Aksa'ya yönelik gerçekleştirilen baskınlar ile tırmandı.

Hamas, İsrail'in Filistin topraklarına yönelik saldırılarını durdurmaması üzerine buna roketlerle karşılık verdi. İsrail ise 11 gün boyunca Gazze'de sivil yerleşim yerlerinin de bulunduğu noktalara bombalar yağdırdı.

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında 65'i çocuk, 39'u kadın 17'si yaşlı 230'dan fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık, 560'ı çocuk, 380'i kadın, 91'i yaşlı 1900 kişinin de yaralandığını, bu kişilerden 90'ının durumunun ağır olduğunu bildirdi.

Hamas'ın İsrail'in saldırılarına karşılık vermek için Gazze'den fırlattığı roketler nedeniyle İsrail'de 2'si çocuk, 12 kişi öldü.

Tarihi bir değer

Filistin'in Kudüs işlerinden sorumlu eski bakanı ve Kudüs İslami Vakıflar Konseyi Genel Sekreteri Hatem Abdulkadir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Şam Kapısı başta Kudüs halkı olmak üzere Filistinliler için tarihi bir değer ve direnişi temsil eden bir mekan." dedi.

Şam Kapısı'nın sembolik olarak Kudüs şehrinin Arap kimliğini temsil ettiğini belirten Abdulkadir, Kudüslülerin söz konusu kapıda toplanmasının ulusal simgeciliğe adanmışlık hissinden kaynaklandığını ifade etti.

İftar sonrası Kudüslülerin Şam Kapısı merdivenlerinde oturup çay ve kahve içmelerinin Kudüs'ün Filistinlilere ait olduğuna dair ulusal bir mesaj olduğunu söyleyen Abdulkadir, "Filistinlilerin buradaki varlığı, Doğu Kudüs'ün işgal edilmiş bir şehir olduğuna dair bir mesajdır. Bu durum İsrail'in Doğu Kudüs'te hak iddiasını çürütmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Şam Kapısı'nın Filistinliler tarafından toplanma ve etkinlik yeri olarak seçilmesinin İsrail'i endişelendirdiğini dile getiren Abdulkadir, bu nedenle İsrail polisinin, Şam Kapısı bölgesinde düzenlenen her türlü gösteri ve etkinliğe müdahale ettiğine dikkati çekti.

ŞAM KAPISININ TARİHİ

Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde yer alan kentin 7 kapısından biri olan Şam Kapısı, kentin surlarla çevrili olması ve Mescid-i Aksa'nın yolu üzerinde olması hasebiyle en çok bilinen ve kullanılan kapı.

Kudüslü tarihçiler, Şam Kapısı'nın Romalılar döneminde Kral Herod tarafından inşa edildiğini ancak Roma İmparatoru Titus tarafından yıktırıldığını ve Miladi 135 yılında Kral Hadrian'ın (Hadrianus) yapıyı tekrar inşa ettirdiğini aktarıyor.

Şam Kapısı'nın günümüzdeki yapısının ise Osmanlı döneminden kalma Kanuni Sultan Süleyman dönemi eserlerinden olduğunu belirten tarihçiler, Kanuni Sultan Süleyman'ın 16'ncı asırda Kudüs surlarının restorasyonu ve yıkılan yerlerin yeniden inşası için talimat verdiğini ifade ediyor.

Güncelleme Tarihi: 12 Nisan 2022, 11:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER