İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin her zaman savaşa hazır olması gerektiğini ancak ulusal çıkarların korunması için diplomasi ve müzakere araçlarından da yararlanılması gerektiğini söyledi.
Kalibaf, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, ABD'nin son saldırılarının ardından yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"ABD'nin hedefi İran'ı parçalamak"
ABD ile varoluşsal bir mücadele içinde olduklarını ifade eden Kalibaf, Washington yönetiminin amacının İran İslam Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırmak ve ülkeyi parçalamak olduğunu öne sürdü.
Kalibaf, "Her zaman savaşa hazır olmalı, güvenliğimizi ve ulusal çıkarlarımızı korumak için gerekirse canımız pahasına mücadele etmeliyiz. Bunun yanında ulusal çıkarlarımızı gerçekleştirmek ve kalıcı hale getirmek için diplomasi ve müzakere araçlarından da yararlanmalıyız." ifadelerini kullandı.
"Müzakere teslimiyet anlamına gelmez"
Askeri yöntemlerle diplomasinin birbiriyle uyum içinde yürütülmesi gerektiğini belirten Kalibaf, savaş ve müzakerenin ulusal çıkarları korumanın iki farklı yöntemi olduğunu söyledi.
Kalibaf, "Bu aşamadaki müzakere, defalarca ifade ettiğim gibi teslimiyet anlamına gelmemektedir." değerlendirmesinde bulundu.
ABD ile mutabakata ilişkin açıklama
ABD ile varılan mutabakatlara da değinen Kalibaf, bir anlaşmanın ancak maddelerinin geçerli ve uygulanabilir olması halinde anlam taşıyacağını ifade etti.
İran'ın anlaşmadan herhangi bir fayda sağlamaması durumunda mutabakata bağlı kalmasının bir gerekçesi olmayacağını savunan Kalibaf, İran Silahlı Kuvvetleri'nin olası saldırılara karşı gerekli adımları atma konusunda tam hareket serbestisine sahip olduğunu belirtti.
Hürmüz Boğazı vurgusu
Kalibaf, ulusal güvenliğin Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin korunmasına bağlı olduğunu ifade ederek, ticari gemilerin bu su yolundan güvenli şekilde geçişinin sağlanmasının İran'ın güvenliğine katkı sunacağını söyledi.
Birlik çağrısı yaptı
Açıklamasında eski ülke lideri Ali Hamaney'in intikamının alınacağını da ifade eden Kalibaf, İran halkına birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.
