İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA Rus Medyası :Türkiye Orta Asya’da Uluslarüstü bir birlik için önemli adımlar atıyor

Rus Medyası :Türkiye Orta Asya’da Uluslarüstü bir birlik için önemli adımlar atıyor

Orta Asya bölgesinde Türkiye’nin himayesinde karşılıklı yarar sağlayan nesnel fırsatlar ortaya çıkıyor ve Türkiye bunu kullanmak için önemli adımlar atıyor. “Büyük Turan” projesi NATO bloğunun bir tür Orta Asya versiyonu olarak ortaya çıkmaya aday hale geliyor.

WHATSAPP
KANALI
Ortadoğu Gazetesi Gündem artık cebinizde! Günün en önemli gelişmeleri anında telefonunuza gelsin. Ücretsiz katılın, hiçbir haberi kaçırmayın. Kanala Katıl

“Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nın bile değil, direkt olarak Birinci Dünya Savaşı’nın sonuçlarını revize etmeye yönelik açıktan bir politika izlediği gerçeğini artık tüm uzmanlar dile getiriyor."

Rus askeri strateji portalı Topcor’da yayımlanan,  M5 tarafından Türkçeye çevrilen analiz haberde, "Türk birlikleri önce kuzey Suriye topraklarında konuşlandı daha sonra ise Libya’dalar. Türk donanması, Yunan adalarıyla sorunu gerekirse zorla çözmeye hazır olduğunu mümkün olan her şekilde göstermektedir. Ayrıca zengin hidrokarbon rezervlerinin keşfedilmesiyle daha da şiddetlenen ve tanınmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sorunu konusunda da katı bir politika izlemektedir.

Rusya’nın Türkiye ile sorunu ise Türkiye’nin Rusya’nın ulusal çıkar alanlarına girmesidir. Bunun en büyük örneği; Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’daki Ermeni ordusunu sadece bir buçuk ayda yenmeyi başardığı Ankara’nın Bakü’ye aktif askeri yardımıdır. Türk generallerinin operasyonun planlanmasına yardımcı olduğu ve güçlü bir hava savunma sistemine sahip olmayan düşmanı yenmek için belirleyici rolü olan Bayraktar saldırı İHA’larını kontrol ettiği artık bir sır değil.

Şimdi Erdoğan Ukrayna sorununa da girdi ve burada Türk Bayraktar İHA’ları ve Ukrayna Deniz Kuvvetlerinin savaş kabiliyetini yükseltmek için Türk korvetleri tedarik ediyor.

Ukrayna’nın mevcut Güneydoğu bölgesinin tamamı (Novorossiya) bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçasıydı ve bir savaş sonucunda Rus İmparatorluğu’nun bir bölgesi oldu ve Kırım Hanlığı Büyük Liman’ın bir vasalıydı. Ankara’nın Transkafkasya ve Karadeniz bölgesindeki yayılmacı faaliyetleri şüphesiz bu geçmişi ile ilgili ve Türkiye eski günlerine geri dönmek için hareket ediyor.

Ancak tarihi olarak Osmanlı’nın ayak izlerinden bahsederken şimdi Erdoğan’ın “Büyük Turan” adlı projesinden bahsediyoruz. Erdoğan’ın fikrine göre, eski Sovyet cumhuriyetleri de dahil olmak üzere Orta Asya’nın Türkçe konuşan tüm ülkelerini birleştirmesi gereken bir tür uluslarüstü pan-Türk gücü. Üstelik bugün Türkiye’de, Rusya’nın Türkçe konuşan tüm bölgelerinin Türkiye’nin etki alanına dahil olduğu planlar yapılıyor.

Peki egemenliklerini kısmen de olsa hırslı bir Erdoğan’a teslim etmeyi kabul eder? Başkan Aliyev’in buna neden ihtiyacı var? Rahmon’un buna neden ihtiyacı var? Mirziyoyev’in buna neden ihtiyacı var? Türkmenistan’da neredeyse bir yarı “tanrı” konumunda olan Berdimuhammedov’un buna neden ihtiyacı var? 

Evet bir pan-Türk fikri uğruna kimse egemenliğinden vazgeçmeyecektir. Ancak, siyasetin neredeyse her zaman güç ve ekonomi tarafından belirlendiği akılda tutulmalıdır. Ve Türkiye bu iki unsura sahip oluyor.

Yeni İpek Yolu’nun Orta Koridoru ve Akdeniz’e açılan penceresi statüsündeki Türkiye; Asya’dan Avrupa’ya uzanan bu umut verici ticaret yolunun nimetleri ve onun kilit unsuru olarak ana “moderatör” olmak niyetinde. Bunun için şartlar da müsait olarak görünüyor.

Başka bir deyişle, Orta Asya bölgesinde Türkiye’nin himayesinde karşılıklı yarar sağlayan ekonomik işbirliği için nesnel bir fırsat ortaya çıkıyor ve Türkiye bunu kullanmak için önemli adımlar atıyor. Buna bağlı olarak güç unsuru da devreye giriyor ve “Büyük Turan” projesi NATO bloğunun bir tür Orta Asya versiyonu olarak ortaya çıkmaya aday hale geliyor.

Ve bu adımları daha da güçlendirmek için şimdi Ankara daha da umut verici bir seçenek ile karşı karşıya. Afganistan’daki keskin bir şekilde ağırlaşan durum, Erdoğan için yeni bir fırsat penceresi açtı. Tüm yabancı işgalciler arasında tek NATO ülkesi olarak kalacak olan Türk ordusu, Afganistan’daki en kritik nokta olan Kabil Havaalanı’nın kontrolünü devralıyor. Ve Türkiye hedeflerine ulaşmak için istediği bahaneyi bulmuş oluyor. 

Bu durum; Türkiye’nin liderliğindeki Türkçe konuşan ülkeler arasında bir savunma ittifakı oluşturmak için tamamen kabul edilebilir bir neden. Türkiye bu bahane ile yayılmacı politikasına dayanak bulacak ve Aliyev’den Rahmon’a, Mirziyoyev’den Berdimuhammedov’a kadar herkesi ikna edecektir. Türkiye bunu başarırsa kendi bölgesi dışında Orta Asya’nın uzak ülkelerine de etkili bir şekilde hitap edecektir…”