Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov : Suriye’deki krizin nedeni sadece ABD!

Birleşmiş Milletler’in (BM) Suriye’ye insani yardımın ulaştırılması için verilen yetkinin süresini uzatmaya yönelik uluslararası hamlelerine karşı kampanyasını sürdüren Moskova, sınır kapılarının açılmaması konusundaki ısrarını sürdürüyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov : Suriye’deki krizin nedeni sadece ABD!

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev’in Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile Şam’da gerçekleştirdiği görüşmeden bir gün sonra açıklamalarda bulunan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, tek taraflı yaptırımlar politikası nedeniyle ABD’yi Suriye’de  insani krize yol açmakla suçladı.

Dün Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid ez-Zeyani ile düzenlediği ortak basın toplantısında açıklamalarda bulunan Lavrov, görüşmede Suriye’deki çatışmanın BM Güvenlik Konseyi (BMGK) 2254 sayılı kararı doğrultusunda siyasi çözümüne alternatifin bulunmaması üzerine durulduğunu söyledi. “Bu hedefe ulaşmak, Suriye’de ciddi boyuttaki insani sorunları çözme yönünde acil somut çabalar gerektirir” ifadelerini kullandı.

Moskova’nın sınırları açmaya karşı olduğuna yönelik tutumunu yineleyen Lavrov sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suriye’deki insani durumun kötüye gitmesi esas olarak yasa dışı yaptırımlardan, aynı zamanda yabancı güçlerin Suriye’ye ait toprakları, doğal kaynakları ve verimli alanları işgal etmesinden kaynaklanıyor.”

Moskova, insani yardım için iki ek geçiş kapısı açılmasına yönelik Batılı karar taslağına, aynı zamanda şu an yardımların geçtiği tek kapı olan Bab el-Hava Sınır Kapısı geçişlerinin sürdürülmesine karşı BMGK’da veto hakkını kullanmakla tehdit etmişti.

Rus yetkililer de insani krizin teröristlere malzeme sağlamak için kullanılabilecek geçişlerden değil, Batı’nın yaptırım politikalarından kaynaklandığını vurguladılar.

Özel Temsilci Aleksandr Lavrentyev açıklamada bu konunun görüşmenin merkezinde olduğunu söyledi. Aynı zamanda gerek Astana toplantıları, gerek Anayasa Komisyonu görüşmeleri aracılığıyla siyasi yönde öne çıkan gelişmelerin ele alındığını kaydetti.

Rus kaynakların işaret ettiğine göre Batılı ülkeler, Astana üçlüsünün Şam hükümetiyle koordineli olarak insani yardım girişinin ve dağıtımının denetlemesi yönünde anlaşmaya varması halinde insani yardım dosyasında uzlaşmacı bir çözüme ulaşılabilir.

Diğer yandan Lavrov dün Suriyeli Kürtleri, Şam hükümetiyle diyaloga girmeye, ayrılıkçı eğilimleri dayatma girişimlerine boyun eğmemeye çağırdı.

“Moskova, Suriye ihtilafının başlangıcından bu yana tek bir devlette nasıl bir arada yaşanabileceği konusunda anlaşmalara varmak amacıyla Kürtler ile Şam hükümeti arasında doğrudan temasları teşvik ediyor” ifadelerini kullanan Lavrov, komşu Irak’ın bu konuda başvurulabilecek güzel bir örnek olduğunun altını çizdi.

“Kürt gruplar ile temas halindeyiz. Onlara tutumumuzu anlatıyoruz. Ancak en önemlisi, bağımsızlığını ve merkezi hükümetle çözülmemiş tüm sorunları çözme isteğini göstermesidir.”

Lavrov, Eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ABD güçlerini Suriye’den çekme niyetini açıklaması ardından Kürt liderlerin Moskova’ya gelerek Şam ile ‘köprüler kurma’ isteğinde bulunduklarına ancak Washington’ın bu kararından dönmesiyle Kürtlerin söz konusu temaslara ilgisinin yok olduğuna işaret etti.

ABD’nin bazı Kürt örgütlerini ayrılığa teşvik etme çabaları konusunda uyarıda bulunan Rus Bakan, Moskova’nın Şam’la ilişkilerini normalleştirmeye çalışan Kürtlerin bu meselenin ciddiyetini anlaması yönündeki umudunu dile getirdi.

Lavrov, Washington’ın Suriye’de DEAŞ’ın peşine düşmeye yönelik açıklamalarına rağmen terör örgütünün Suriye’de ve Irak’ta oluşturduğu tehdidin son zamanlarda önemli ölçüde arttığını düşünmediğini söyledi. Her iki ülkenin de kendi topraklarında sözde ‘halifelik’ kurma planlarını engellemeyi başardığını kaydeden Lavrov, başta Heyetu Tahriru’ş Şam (HTŞ) olmak üzere Suriye topraklarında tehdit oluşturan diğer terör örgütlerinin varlığına işaret etti.

Lavrov sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suriye topraklarındaki yasa dışı askeri varlıklarını terörle mücadele ile meşrulaştıran ülkeler, önce bu tehlikeyi ortadan kaldırmak için çalışmalılar. Suriye topraklarının büyük bir bölümünü işgal etmemeli, doğal kaynaklarını yasa dışı bir şekilde kullanmamalılar.”

Dün Zeyani ile yaptığı görüşmede Manama’nın Şam’daki büyükelçiliğini yeniden açma kararını memnuniyetle karşıladığını söyleyen Lavrov, Rusya’nın Suriye’de Bahreyn tarafı ile diplomatik temsilcilikler düzeyinde değerlendirme alışverişine devam etmeye hazır olduğunu söyledi. Ülkesinin Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönüşünün önemli ve yakın olduğuna inandığını kaydetti.

Moskova dün muhalefet ile Suriye hükümeti arasında bir esir takası operasyonu düzenlendiğini duyurdu. Takas süreci, Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında yer alan el-Bab’daki temas hatları üzerindeki Abu Zindeyn Kapısı’nda gerçekleşti. Bu, Rusya Savunma Bakanlığı’nın Türk tarafı ile yaptığı anlaşma ve Suriye ile iş irliği içerisinde M ve Uluslararası Kızılhaç temsilcilerinin huzurunda aracılık ettiği beşinci operasyon sayılıyor. Militanlar, farklı dönemlerde yakalanan Suriye ordusuna mensup 5 asker ve subayı serbest bırakırken Suriye de 5 kişiyi teslim etti.

Değişim süreci, önümüzdeki hafta Kazakistan’ın başkenti Nur-Sultan’da yapılacak olan Astana müzakerelerinin yeni turu öncesinde taraflar arasındaki güveni artırmayı amaçlıyor. Esir ve tutuklular meselesi, geçtiğimiz yıllarda Astana’daki diyalog turlarında da masadaki konular arasındaydı.

Kaynak: M5

Güncelleme Tarihi: 05 Temmuz 2021, 11:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER