İstanbul
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA Taliban ılımlı mesajlardan vazgeçti: Yönetim hiçbir şekilde demokratik olmayacak

Taliban ılımlı mesajlardan vazgeçti: Yönetim hiçbir şekilde demokratik olmayacak

Taliban‘ın liderlerinden Waheedullah Haşimi Afganistan‘da yeni kurulacak düzeni anlattı. Haşimi, “Hiçbir şekilde demokratik bir sistem olmayacak. Tartışmayacağız çünkü bu açık; bu şeriat kanunu ve o kadar” ifadelerini kullandı

WHATSAPP
KANALI
Ortadoğu Gazetesi Gündem artık cebinizde! Günün en önemli gelişmeleri anında telefonunuza gelsin. Ücretsiz katılın, hiçbir haberi kaçırmayın. Kanala Katıl

Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban’ın nasıl bir yönetim modeli ve çizgi izlemeyi planladığı netleşiyor. Taliban’ın üst düzey liderlerinden Waheedullah Haşimi, “Hiçbir şekilde demokratik bir sistem olmayacak” dedi.

‘DEMOKRASİNİN ÜLKEMİZDE TEMELİ YOK’

Reuters’a konuşan Haşimi, ülkenin nasıl yönetileceğine dair birçok konunun hâlâ tartışıldığını belirtse de, demokrasi ihtimaline kapıyı kapattı. “Hiçbir şekilde demokratik bir sistem olmayacak çünkü bunun ülkemizde herhangi bir temeli yok” iddiasında bulunan Haşimi, “Afganistan’da nasıl bir siyasi sistemi uygulamamız gerektiğini tartışmayacağız çünkü bu açık. Bu şeriat kanunu ve o kadar” dedi.

NASIL BİR İKTİDAR YAPISI PLANLIYORLAR?

Haşimi, yeni yönetim modeline ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirtirken, 1996-2001 arasında ülkeyi yönetme biçimlerine benzer bir iktidar yapısından söz etti. Afganistan’ın yeni dönemde bir konsey tarafından yönetilebileceğini belirten Haşimi, nihai yetkinin Taliban’ın ‘ruhani lideri’ Hibatullah Akhundzada’da olacağını söyledi. Haşimi, Akhundzada’nın konseyin üzerinde bir rol almasının muhtemel olduğunu belirterek, “Belki onun yardımcısı ‘devlet başkanı’ rolünü üstlenir” diye konuştu. 1996-2001 arasındaki Taliban yönetiminde de, dönemi ruhani lideri Molla Ömer geri planda durmuş, ülkenin gündelik yönetimi bir konsey üzerinden yürütülmüştü.

PİLOTLARA ÇAĞRI: ‘TÜRKİYE, ALMANYA VE İNGİLTERE’DE EĞİTİM ALDILAR’

Haşimi, Taliban’ın hem kendi militanlarından hem de önceki yönetimin askerlerinden oluşan bir ordu planladığını söyledi; eski yönetimin pilot ve askerlerine kendilerine katılma çağrısında bulundu. “Onların birçoğu Türkiye, Almanya ve İngiltere’de eğitim aldı. Dolayısıyla görevlerine geri dönmelerini isteyeceğiz” diyen Haşimi, Taliban’ın savaş sırasında birçok helikopter ve uçağa el koymuş olmasına rağmen özellikle pilota ihtiyacı olduğunu söyledi. Haşimi, çok sayıda pilotla temas kurduklarını açıkladı.Son 20 yılda doğrudan Taliban’la savaşan ve bu amaçla eğitilen askerlerin söz konusu çağrıya nasıl yanıt vereceği henüz bilinmiyor.

‘KADINLARLA İLGİLİ KONULARA ULEMA KARAR VERECEK’

Haşimi, kadınların gelecekteki rolü konusunda da açıklamalarda bulundu. Kadınların çalışma ve eğitim hakkının yanı sıra nasıl giyinecekleri konusunda din adamlarının karar vereceğini belirten Haşimi, “Kız çocukların okula gidip gitmeyeceğine ulemamız karar verecek. Bu onlara kalmış” dedi; “Kadınların hicab, burka, sadece bir başörtüsü veya başka herhangi bir şey takıp takmayacağına onlar karar verecek. Bu onlara kalmış” diye konuştu. Haşimi, “Afganistan’da halkın yüzde 99’u Müslüman ve İslam’a inanıyorlar” dedi.

Taliban 1996-2001 arasındaki uygulamalarında kadınların çalışmasını, eğitim almasını, başı açık gezmesini ve sokağa yanlarında bir erkek akrabaları olmadan çıkmasını yasaklamıştı. Bu yasağı ihlal eden çok sayıda kadına da şeriatın katı bir Sünni yorumu çerçevesinde çoğu zaman şiddet içeren ağır cezalar reva görülmüştü.