İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA Türklerin vazgeçemediği iki sebzeyi Kraliyet ailesinde yemek yasak

Türklerin vazgeçemediği iki sebzeyi Kraliyet ailesinde yemek yasak

Kraliyet ailesi, yoğun sosyal yaşam ve resmi temaslar nedeniyle sarımsak ve soğan gibi keskin kokulu gıdalardan uzak duruyor. Sofralarda zarif, hafif ve dengeli tatlar tercih ediliyor.

Kraliyet ailesinin mutfak düzeni yalnızca ihtişam ve gelenekle sınırlı değil; disiplinli yaşam tarzını yansıtan beslenme kuralları da bu düzenin önemli bir parçasını oluşturuyor. Günlük öğünlerden resmi davet sofralarına kadar her ayrıntı özenle planlanırken, bazı gıdalar ise özellikle tercih dışı bırakılıyor. Yoğun diplomatik temaslar, sosyal etkinlikler ve kişisel bakım hassasiyeti, bu seçimlerde belirleyici oluyor.

Sarımsak ilk sırada geliyor

Kraliyet ailesinin sofralarında en dikkat çeken yasaklardan biri sarımsak. Güçlü kokusu ve tüketim sonrası uzun süre etkisini sürdürebilmesi nedeniyle sarımsak, mutfakta mesafeli yaklaşılan ürünler arasında bulunuyor. Resmi temasların sık olduğu bir yaşamda, bu tür ayrıntıların ciddiyetle ele alınması şaşırtıcı görülmüyor.

Soğan da aynı nedenle geri planda

Benzer şekilde soğan da keskin kokusu ve baskın aroması nedeniyle sınırlı kullanılıyor. Zarif, hafif ve dengeli tatların öne çıktığı kraliyet mutfağında, yoğun kokulu malzemelerin geri planda tutulduğu belirtiliyor. Gelenekle birlikte ölçülü yaşam anlayışının bu tercihlerde etkili olduğu değerlendiriliyor.