Oylamada 208 milletvekilinin desteğini alan al-Halbousi, 66 ve 9 oy alan diğer iki rakibini geride bırakarak zaferini ilan etti. Bu gelişme, ülkede yeni hükümetin kurulması yolunda atılan ilk somut adım olarak değerlendiriliyor. Siyasi gözlemciler, meclis başkanının hızlı bir şekilde seçilmesini, siyasi gruplar arasındaki müzakerelerde belirli bir uzlaşının sağlandığına işaret olarak yorumluyor.
Muhasasa Sistemi ve Sonraki Adımlar
Irak'ta 2003 sonrası kurulan siyasi düzende uygulanan "Muhasasa" sistemi gereği, devletin üst kademeleri etnik ve mezhepsel kimliklere göre paylaşılıyor. Buna göre Meclis Başkanlığı Sünni Araplara, Cumhurbaşkanlığı Kürtlere, Başbakanlık ise Şii Araplara veriliyor. Meclis başkanının seçilmesinin ardından gözler şimdi Kürt grupların belirleyeceği Cumhurbaşkanı adayına ve ardından en büyük Şii bloku olan Şii Koordinasyon Çerçevesi'nin (SCF) sunacağı Başbakan adayına çevrildi.
Anayasal takvime göre hükümetin kurulması için 90 günlük bir süre bulunuyor. Yüksek Yargı Konseyi, milletvekillerine bu süreye sadık kalmaları çağrısında bulunsa da, geçmiş tecrübeler sürecin aylar sürebileceğini gösteriyor. Özellikle Şii blok içerisindeki güç dengeleri ve İran'a yakın grupların parlamentodaki artan etkisi, başbakanlık pazarlıklarını zorlaştırıyor.
Şii Blokta Başbakanlık Bilmecesi
Meclisteki en büyük grup olan Şii Koordinasyon Çerçevesi (SCF), başbakan adayını belirleme konusunda zorlu bir sınav veriyor. Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, seçimlere bağımsız bir liste ile girip önemli bir başarı elde etse de, SCF liderliği ile olan ilişkileri ve blok içindeki İran yanlısı grupların tutumu, yeni dönemdeki rolünü belirsiz kılıyor. Parlamentoda 80 ila 90 sandalyeye sahip olan İran'a yakın grupların, Sudani'ye destek verip vermeyeceği veya alternatif bir isim üzerinde mi duracağı, Irak siyasetinin önümüzdeki günlerdeki en sıcak gündem maddesi olacak.
