Milli Eğitim Bakanlığı’nın 10. sınıf edebiyat ders kitabında yaptığı bir değişiklik, kısa sürede sosyal medyanın en çok konuşulan başlıklarından biri oldu. Ergenekon Destanı’nın önce “Moğol destanı” olarak sunulması tepki çekerken, gelen eleştirilerin ardından dijital baskıda ifadenin sessizce değiştirilmesi dikkatlerden kaçmadı. Tartışma, eğitim içeriklerinde milli hafızanın nasıl ele alınması gerektiği sorusunu da yeniden gündeme taşıdı.
Basılı kitapta “iki Moğol ailesi” ifadesi yer aldı
Basılı ders kitabında Ergenekon Destanı için, “Destanda savaştan sağ kurtulan iki Moğol ailesinin, yüksek dağlarla çevrili ve yolu izi bilinmeyen bir ovaya sığınmaları; yüzyıllar sonra nüfusları çoğalınca dağdaki demir madenini eriterek bu bölgeden çıkmaları ve düşmanlarıyla tekrar savaşıp, atalarının intikamını almaları anlatılır” denildi.
Bu ifade, özellikle Türk tarihi ve destan geleneği konusunda hassasiyet gösteren çevrelerde tepkiyle karşılandı.
Dijital baskıda 24 saat içinde değişiklik yapıldı
Tepkilerin büyümesinin ardından MEB’in ders kitabının dijital versiyonunda hızlı bir düzenlemeye gittiği görüldü. Yeni metinde, “Savaştan sağ kurtulan iki Türk ailesi, yüksek dağlarla çevrili ve çıkışı bilinmeyen Ergenekon adlı bir vadiye sığınır. Yıllar içinde nüfusları artınca buradan çıkmak isterler. Bunun üzerine dağdaki demiri eriterek kendilerine bir yol açarlar ve Ergenekon’dan çıkarak eski yurtlarına dönüp düşmanlarıyla yeniden mücadele ederler” ifadeleri kullanıldı.

Tartışma büyüdü
Böylece basılı kitapta demiri eriten “Moğollar”, dijital baskıda “Türkler” oldu. Yapılan bu sessiz revizyon, kamuoyunda “hata mıydı, geri adım mıydı?” sorularını beraberinde getirdi. Eğitim politikalarında milli kimlik ve tarih anlatısının daha özenli korunması gerektiğini savunan yorumlar öne çıktı.
