Artan gıda fiyatlarına vatandaştan yeni yöntem

Son yıllarda artan gıda fiyatları konserveye rağbeti artırdı. Yapılan araştırmalara göre 2019 yılında fiyatı artan ürünlerden salça, reçel ve yoğurt gibi ürünler daha çok evde üretilmeye başlandı

Artan gıda fiyatlarına vatandaştan yeni yöntem

Son yıllarda artan gıda fiyatları konserveye rağbeti artırdı. Yapılan araştırmalara göre 2019 yılında fiyatı artan ürünlerden salça, reçel ve yoğurt gibi ürünler daha çok evde üretilmeye başlandı 

Araştırma şirketi Ipsos’un ‘Türkiye Barometresi Yeni Yıl Raporu’ndaki hane halkı harcamaları analizi dikkat çekici bulgular içeriyor. Bunlardan birisi de “evde üretim” konusu.

Dünya gazetesinden İbrahim Ekinci’nin haberine göre raporda şöyle deniliyor: “Kriz söylemleri başladığında, haneler ile yaptığımız çalışma sonuçlarına göre ilk tedbir ev dışı davranışların azalması veya yapılmaması yönündeydi. Bu da, 2019’da evde daha çok zaman geçirildiğini bize gösteriyor. Aslında evde daha çok zaman geçirildiğini, satın alımlara baktığımız zaman da görmekteyiz. Temel gıda ürünleri, ev yapımı ürünlerde kullanılan malzemelerin artması, bu sene ilk defa büyüme gösteren kategorilerin olması bize bu yönde bir hareket olduğunu gösteriyor.”

Bu eğilim gıda ürünlerine de yansıdı

“Ev yapımı ürünlerde kullanılan malzemelerin” payındaki artış konusunda Ipsos’un bulgularını destekleyen başka gözlemler de var. Son iki yıldır “konservelik kavanoz satışlarının çok arttığı”, tüketicinin salça, konserve, reçel, yoğurt vs. şeyleri daha çok evde üretmeye yöneldiği belirtiliyor. Alkollü içecek fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle evde üretimde ciddi artışlar olduğu daha önce haber konusu olmuştu. Bu eğilimin diğer gıda ürünlerine de yansıdığı anlaşılıyor.

Ipsos’un raporundaki veriler, 2019’un başka açılardan da ayrıştığını gösteriyor. Raporda, “Ekonomik göstergelerin iyi olmadığı geçmiş senelerde, hane içi satın alım davranışları, hem harcama hem de miktarsal olarak daralırdı. 2019’da bunun tam tersi oldu: Harcama artışı çok yüksek olurken miktarsal endekslerde ise bir daralma görülmedi” deniliyor. Bu durumun tipik bir stagflasyon etkisi olduğu söylenebilir. Ekonomi 2019’un ilk 3 çeyreğinde daraldı. Ancak aynı döneme enflasyon artışı da eşlik etti. Terminolojide ‘stagflasyon’ denilen bu halde, tüketici aslında daha fazla tüketmiyor ama enflasyon artış hızı nedeniyle daha yüksek harcama yapmış gözüküyor. Rapordaki bulgulara göre harcama artışı ciroda yüzde 25.6 düzeyinde! Bu artışın 17.1 puanı da fiyat artışlarından geliyor. Bu veri hane halkı hızlı tüketimdeki ciro artışının esas itibariyle enflasyon kaynaklı olduğunu gösteriyor. Raporda, “Hane içi harcama davranışlarındaki artışın bir kısmı fiyat artışlarından, bir kısmı da popülasyon artışından geldi. Sepet değerinin artışı ise en büyük etken oldu. Sepet değerindeki artış, sepete giren ürünlerin artmasından değil, satın alınan ürünlere daha yüksek ödeme yapılmasından kaynaklandı” deniliyor.

Markalı ürünlere rağbet azaldı

Tüketici 2019’da aynı zamanda daha ucuz ürünlere yöneldi. Raporda bu konuda da şu tespitler var: “Trend olarak bakıldığında «markalı ürünlerin» toplam harcamadan aldığı pay azalırken marketlerin kendilerine özel olan ürünlerin ve açık ürünlerin ise büyümeye ettiği görülüyor. «Market Markalı» ürünlerin büyümesi indirim marketlerinin büyümesinin sürüklediği bir büyüme olarak değerlendiriliyor. Açık ürünlerde ise pazarda yüksek paya sahip olan et-tavuk ürünleri, açık süt, peynir ve kuruyemişler büyümeyi belirleyen kategoriler oldu. Hane içi harcama dinamiklerine bakıldığında hanelerin son 3 senedir satın alımlarının indirim marketlerine kaydığını görüyoruz. Bu değişim sonucunda son 12 ayda harcanan paradan indirim marketlerinin aldığı pay %28 seviyesine ulaştı. İndirim Marketlerinin büyümesinde kendi ürünlerinin etkisinin yanı sıra büyümenin 1/3’ü de markalı ürünlerden geldi.”

Ekonomik durumun daha iyiye gideceği düşünülmüyor

Raporda, “2020’ye girerken bireyler gerek ülke ekonomisinin gerekse kişisel ekonomik durumunun daha iyiye gideceğini düşünmüyor, büyük bir çoğunluk durumun kısa vadede değişmeyeceğine inanıyor. Özellikle kişisel ekonomik durum söz konusu olduğunda daha iyiye gidecek diyenlerin oranı yüzde 12’den yüzde 8’e gerilerken, daha kötüye gidecek diyenlerin oranı yüzde 31’den yüzde 33’e yükselmiş durumda.”

İşsizliğin artacağı beklentisi var. 2018’de her 100 kişinin 41’i “artar” beklentisindeyken 2019’da bu sayı 54’e çıkmış. Rapordaki önemli bir bulgu da yatırım endeksindeki değişim. Cari dönemde kişilerin altın, arsa, döviz, fon, hazine bonosu, hisse senedi, konut, vadeli hesap gibi yatırım ürünlerini satın alım eğilimlerini saptıyor. Bu endeksin 2017 değeri 159, 2018 değeri 235, 2019 değeri ise 264! Kriz şartlarında tasarruf eğiliminin artması normal ancak bu tasarrufun döviz mevduatı ile yapılması, dönemsel bir özellik olarak dikkat çekiyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner47