Bankalara kredi borcu olanlar dikkat: Yargıtay, kredi ödenmeyince icradan satılan evin tapu devrini iptal etti

Yargıtay, emsal olacak flaş bir karara imza attı. Kurul, verdiği kredi ödenmeyince evi icra yolu ile alan bankayı haksız buldu. Tapu devrini iptal etti. Karar, benzer nitelikteki davalar için emsal teşkil ediyor.

Bankalara kredi borcu olanlar dikkat: Yargıtay, kredi ödenmeyince icradan satılan evin tapu devrini iptal etti

Her şey İstanbul Küçükçekmece'de oturan G.S.'nin eşi B.S.'ye haber vermeden yaşadıkları evi ipotek ederek 13 Ağustos 2012'de bankadan kredi çekmesiyle başladı. İpotek edilen eve 500 bin lira değer belirlendi.

Banka verdiği kredi ödenmeyince, ipotek ettirdiği evin satışı için düğmeye bastı. 

B.S., eve gelen kıymet takdiri raporuyla 17 Aralık 2014'te olaydan haberdar oldu ve ipoteğin kaldırılması için Küçükçekmece Aile Mahkemesi’nde dava açtı. 

B.S.’nin davayı açmasından 1 ay sonra banka evin icradan satışını sağladı ve ev bankaya geçti.

Eşiyle de arası açılan B.S., ev icradan satılsa da pes etmedi ve bu kez Küçükçekmece 5. Aile Mahkemesi’ne ‘tapu iptal ve tescil’ davası açtı. 

Davalı konumda, bankanın yanı sıra eşi G.S. de yer aldı. Davacı kadın mahkemeden özetle ‘Ya banka adına geçen tapunun tescil işlemini iptal et ve tapuyu eşimin adına kaydet ya da evin değeri ne ise bankanın bize ödemesine sağla’ talebinde bulundu. 

Yerel mahkeme, 1 yıl kadar süren yargılama sonrası davacı kadını haklı buldu. 3 Mayıs 2016 tarihli kararla, tapunun bankaya geçmesi işlemi iptal edildi.

Kararı temyiz eden bankanın avukatı ise dairenin, bankanın alacağına karşılık kendilerine geçtiğini, B.S.’nin kötü niyetli olduğu savunması yaptı. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin kararını bozdu. 

Bu karar sonrası, dosya yine yerel mahkemeye geldi. Mahkeme verdiği ilk kararında direndi. Yerel mahkeme ile Yargıtay arasında oluşan çelişki sonrası dosya bu kez, Yargıtay hukuk dairelerinin 18 başkanından oluşan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun önüne geldi.

Bu kez kurul oy çokluğu ile yerel mahkemenin kararını onadı.  Kararda  “Banka, bu konutun aile konutu olduğunu biliyordu. Yaptırdığı ekspertiz raporunda da yazılıydı. Bunu bildiği halde ipotek işlemini yaparken, davacı eşin rızasını almadı. Aile konutu için tapuya ille de ‘aile konutudur’ şerhinin yazılmasına gerek yok. Bankanın yaptığı ipotek işlemi geçersizdir. Dolayısıyla icra ihalesi sonrası tapunun bankaya geçmesinin de geçerliliği yok. Yapılan tescil işlemi de yolsuz tescildir. Banka adına, yapılan tapu kaydının iptal edilip, davalı eş G.S. adına tescili edilmeli. Kanun koyucunun amacı, ailenin bütün olarak korunmasıdır. Amaç, ailenin barınması konusunda, malik olan eşin düşüncesiz davranışları ile ailenin ortada kalmasını, yuvanın dağılmasını önlemektir. Bu nedenledir ki, iyi niyet iddiası dahi dinlenemez” denildi. Emsal nitelikteki kararın temel dayanağını ise Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi oluşturdu. Anılan madde şöyle: “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesi feshedemez. Aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz” denildi.

Karar emsal niteliği taşıyor.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER