Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), kredi kartlarına ilişkin iki ayrı kararla hem borç yapılandırmasının çerçevesini belirledi hem de limit tahsis/limit artırımı tarafında daha sıkı kurallar getirdi.
1) Kredi kartı borçlarına yeniden yapılandırma imkânı
BDDK’nin aldığı karara göre, son ödeme tarihinde dönem borcunu kısmen ya da tamamen ödeyemeyen bireysel kredi kartı kullanıcıları, talep etmeleri halinde borçlarını yeniden yapılandırabilecek.
Karar tarihindeki borç bakiyesi esas alınarak, en fazla 48 aya kadar vade ile taksitlendirme yapılabilecek.
Taksit tutarı, ilgili ayın asgari ödeme tutarına eklenerek ödenecek.
Yapılandırılan borcun %50’si ödenene kadar bankalar kart limitini artırmayacak.
Yapılandırma tutarı kart limitini aşarsa, limiti aşan bölüm “limit aşımı” gibi değerlendirilmeden ayrıca ele alınacak.
2) Limitlerde “gelir teyidi” ve üst limit yaklaşımı
İkinci kararla, yeni kart çıkarma ve limit artırımlarında gelir odaklı bir çerçeve öne çıkarıldı:
Kart limiti belirlenirken yalnızca aylık/yıllık ortalama gelir dikkate alınacak.
Gelir bilgisi, kart çıkaran kuruluşlarca belgeyle doğrulanacak.
Bir kişinin farklı bankalardaki toplam kart limitleri, belgeli gelir esas alınarak belirlenecek; ayrıca risklilik ve skorlama gibi kriterler de değerlendirilebilecek.
3) Mevcut yüksek limitlere indirim takvimi
Mevcut limitler için de, belirli bir dönem aralığı baz alınarak limit azaltımı öngörüldü:
Toplam kart limiti 400 bin TL’nin üzerinde olup 750 bin TL’yi aşmayanlar için %50 düşüş,
750 bin TL’nin üzerinde olanlar için %80 düşüş uygulanacak.
Bu azaltım işlemlerinin 15 Şubat 2026’ya kadar tamamlanması planlanıyor.
Limit düşüşü sonrası toplam limiti 400 bin TL ve altına inenlerin, daha sonra 400 bin TL’ye kadar yapacakları artış taleplerinde gelir esaslı sınırlamalar uygulanmayacağı belirtiliyor.
4) Raporlama ve uyum takvimi
Kurul, limit tahsisi yapılırken kullanılan gelir bilgisinin aynı gün TBB Risk Merkezi’ne raporlanmasını da karara bağladı. Bankaların, tüm kredi kartı limitlerini yeni kurallarla uyumlu hale getirme çalışmalarını yürütmesi ve sürecin 1 Ocak 2027’ye kadar tamamlanması hedefleniyor.
