Türkiye ilaç sektörünün en güçlü oyuncularından biri olarak gösterilen Sanovel’in çoğunluk hisselerinin yabancı bir fona satılması, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda aile içi krizlerin şirket kaderini nasıl değiştirebildiğini de gözler önüne serdi. FDA onaylı üretim tesisleri ve yıllık yaklaşık 300 milyon kutuluk kapasitesiyle dikkat çeken dev şirketin el değiştirmesi, “Türkiye’de büyük şirketler neden uzun ömürlü olamıyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Sanovel Resmen Yabancı Fona Satıldı
Türkiye’nin önde gelen ilaç üreticilerinden Sanovel’in çoğunluk hisseleri, Londra merkezli yatırım fonu Afendis Capital Management’a devredildi. Lansor, Majezik, Ator, Neruda, Cempes ve Selectra gibi geniş kitleler tarafından bilinen ilaçları portföyünde bulunduran şirket, uzun yıllardır sektörün lokomotiflerinden biri olarak gösteriliyordu.
Daha önce 2020 yılında şirketin yüzde 30’luk hissesi 200 milyon dolar karşılığında uluslararası yatırımcıların yer aldığı bir konsorsiyuma satılmıştı. Son gerçekleşen satışta ise çoğunluk hisselerin bedeli kamuoyuyla paylaşılmadı.
Satışın Arkasında Aile İçi Kriz Var
Sanovel’in kurucusu Erol Toksöz’ün 2012’de, eşi Sebahat Toksöz’ün ise 2021 yılında hayatını kaybetmesinin ardından aile içinde ciddi bir miras anlaşmazlığı başladı. Kardeşler Ahmet Toksöz ve Zafer Toksöz arasında, yüz milyonlarca dolarlık servetin paylaşımı konusunda anlaşmazlık yaşandı.
Şirketler ve gayrimenkullerin devri konusunda uzlaşamayan taraflar mahkemelik olurken, bu süreç yönetim krizini de beraberinde getirdi. Uzmanlara göre bu tür aile içi çatışmalar, Türkiye’de büyük şirketlerin sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri.
“Yok Pahasına Yabancılara Kaptırdık”
Şirketin eski ortağı Zafer Toksöz, satışa sert tepki gösterdi. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bugün itibarıyla Sanovel İlaç’taki yönetim kurulu üyeliğim sona ermiştir. Daha önce hissemi de satmış olduğumdan dolayı artık herhangi bir bağım kalmamıştır. Yarım yüzyıla yakın sürede oluşmuş mükemmel bir değeri maalesef yabancıların eline yok pahasına kaptırmış bulunmaktayız.”
Toksöz ayrıca açıklamasında, Türkiye’de aile şirketlerinin üçüncü kuşağa ulaşamamasının nedeninin yalnızca kurumsallaşma eksikliği olmadığını savunarak şu sözlere yer verdi:
“Sorun kurumsallaşmada değil, miras hukukunda. Aile fertlerinin hırsla yaptığı hatalar bu değerlerin yok olmasına yol açıyor.”
250 Milyon Dolarlık Miras Krizi
İki kardeş arasındaki anlaşmazlığın merkezinde, Sebahat Toksöz’den kalan dev miras bulunuyor. Yaklaşık 250 milyon dolar değerindeki bu mirasın detayları dikkat çekiyor:
İsviçre bankalarında 32 milyon dolar
İstinye’de yaklaşık 100 milyon dolarlık gayrimenkul
Zorlu Center’da 100 milyon TL değerinde lüks daire
260 yıllık Saffet Paşa Yalısı (yaklaşık 100 milyon dolar değerinde)
Bu büyük servetin paylaşımı konusunda yaşanan anlaşmazlık, yalnızca aile ilişkilerini değil, Türkiye’nin önemli bir sanayi markasının kaderini de doğrudan etkiledi.
