Kiğılı'dan büyüme timi!

70 ilde 225 mağazaya ulaştıklarını söyleyen Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı, “Türkiye’de adım atmadığımız yer kalmadı. Artık yurtdışında büyüyeceğiz. Sadece bu hedef için çalışan 28 kişilik özel bir ekip kurduk. Çok yakında Libya Bingazi, Filistin Ramallah, Beyrut, Özbekistan, Fas ve Ermenistan’da yeni mağaza açıyoruz” dedi.

Kiğılı'dan büyüme timi!

“ARTIK yurtdışında büyüyeceğiz. Türkiye’de adım atmadığımız yer kalmadı. 70 ilde varız. Allah var, devletimiz bize çok destek veriyor. Her yerde varız. Devletimiz yürüyün, gidin diyor. Çok yakın bir gelecekte göreceksiniz ki Türk markaları Avrupa’da bayrağı açmış zaferden zafere koşuyor.”

Bu sözlerin sahibi Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı. 52 yıldır erkekleri giydiren Kiğılı önceki akşam bir grup gazeteciyle buluştuğu iftar yemeğinde uluslararası satın almacıların artık Türk giyim sektörünün peşinden koşmasından duyduğu hazzı ise şu sözlerle anlattı:

“Bundan 30-40 sene evvel bir şeyler yapmak için yurtdışı fuarlara giderdik. Fakat yurtdışında Türkiye algısı o kadar kötü ki... Adam sorar, ‘nereden geliyorsun?’ Sen cevap verirsin ‘Turkey, İstanbul.’ Kapıdan çevirir. Ne randevu verir, ne yüzüne bakar. O dönemde sadece fuarlara katılıp standları gezebilmek için gazeteci arkadaşlarımızdan dandik ‘press card-basın kartı’ alırdık. O gün bize mal satmak istemeyen İtalyan bugün, mal alayım diye gözümün içine bakıyor. Ben bugün bunun hazzını yaşıyorum. Bunun verdiği zevk milyonlara değer” dedi.

ROTA YURTDIŞI

Türk markalarının yurtdışında boy göstermesi gerektiğinin altını çizen Abdullah Kiğılı, kendilerinin de çok kısa bir süre içerisinde Libya Bingazi, Filistin Ramallah, Beyrut, Özbekistan, Fas ve Ermenistan’da yeni mağazalar açacaklarını kaydetti. Bugün Kıbrıs dışında Azerbaycan, Sırbistan, Romanya, Makedonya ve Gürcistan’da mağazaları olan Kiğılı, sadece yurtdışında büyümek için 28 kişilik özel bir ekip de kurmuş.

Türk giyim markalarının yurtdışı atağına karşın yabancı erkek markaları ya Türkiye’ye giremiyor ya da girdikten bir süre sonra çıkıyor. Bunun nedeni ne” sorusu üzerine ise Kiğılı şunları söyledi. “Bunlardan bir tanesi, yılda 4 milyon adede yakın takım elbise satan bir marka. İstanbul’da İstinyepark’a Nişantaşı’na ve Ankara’ya mağazalar açtı. Ama maalesef burada iş yapamıyor, iki tanesini kapattı. Biri de ayakta duruyor… Ben bugün dünyanın en lüks markalarına tedarikte bulunan fabrikalardan mal alabilme kabiliyetine sahibim. Bu kumaşları ithal ettiğim vakit, Türkiye’deki işçilik ve malzemenin getirdiği fiyat rekabetiyle benle mücadele edemiyor. Bunun için hiçbir dünya erkek markası, Türkiye’den içeri girdiği zaman yerli markalarla rekabet edemiyor. Aynı şey jean için de geçerli. Küresel jean markaları Türkiye’de rekabet edemez. Ama kadın giyiminde ise işler farklı. İspanyollar kadın giyiminde ezdi geçti. Senede 24 koleksiyon yapıyorlar. Neredeyse 15 günde bir. Her an model, renk ve tasarım değişiyor. Yurtdışından bütün dünyanın en ucuz kadın giyim markalarına kapıyı açıp getirmişsin. Bunlarla mücadele edecek yeterli Türk markası yok” diye konuştu.

MARKANIN ÇARPAN ETKİSİ

Türk giyim sanayinin gücünü de işçiliğinden Avrupa ile başa baş, dişe diş aynı kalitede üretim yapmasından, aynı kalitede ürünü daha uygun fiyata satabilmesinden ve marka değerinden aldığını anlatan Kiğılı, şöyle devam etti: “Bugün diyelim ki bir takım elbiseyi 200 TL’ye mal ediyorsun. Eğer senin markanın gücü yetiyorsa 200 TL’lik takım elbiseyi 5 ile çarpıp 1.000 TL’ye satıyorsun. Senin markanın gücü 10’la çarptırabiliyorsa o güveni verebilmişsen o zaman 2.000 TL’ye satabiliyorsun. Burada da bir oran vardır. Marka gücünün çarpanı en fazla 15 ile çarpılır. 15’in üzerine kimse çıkamaz. Yerli markalarda bu oranlar yok tabi…”

Kiğılı CEO’su Hilal Suerdem ise hedeflerinin yurtdışında kısa vadede 25 yeni mağaza açmak olduğunu belirterek “Bunun 15’ini Balkanlara, 10 tanesini ise Azerbaycan ve Ortadoğu pazarına hedefliyoruz. En önemli hedef pazarımız şu an balkanlar. Her ülkede bir ya da iki mağaza hedefimiz var. Sırbistan, Romanya, Bosna Hersek, Bulgaristan şu anda bizim Avrupa’ya açılan kapılarımız” bilgisini verdi.

GURBETÇİ CİROYU PATLATIYOR

ABDULLAH Kiğılı, “Yeni havalimanında mağaza açacağız. Şu an mağaza fiyatlarından satsak yabancı ziyaretçiler için yerlerde sürünen bedava bir fiyat olacak. Bugün 100 TL’ye sattığımız bir gömlek 18 Euro. Geçen yıl haziran, temmuz ağustos ve eylülde 4 ay içinde bizim cirolar ciddi anlamda patladı. Haziran’dan itibaren kurların artışıyla birlikte Avrupa’dan ve Ortadoğu’dan gelen turist ve gurbetçiler mağazaları doldurdu. Gurbetçilerin mağazalarımıza bu kadar yoğun bir şekilde akın ettiği bir dönem ilk defa yaşandı. Edremit mağazamızda Almanya’dan Türkiye’ye gelen bir gurbetçimiz gözümün önünde 200 Euro’yu verdi. 1500 TL’lik alışveriş yaptı. Yanındaki eşine de diyor ki, “Hanım, bedava çocuklara da al.” Bu anlamda satışlar ciddi anlamda patladı. Benzer bir hareket Ramazan Bayramı’nda olmaz. Ama Kurban Bayramı’na yine beklerim. Gurbetçiyle cirolar artar. Satışımızın yüzde 57’si iki şehirden sağlanıyor. İstanbul ve Ankara’daki mağaza sayımız 75... Geri kalan yüzde 50’si ise diğer şehirlerden...” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER