Koronavirüsün ekonomideki asıl faturası kime çıkacak? İşte cevabı

Koronavirüs tüm dünyayı sarsıyor. Ülkemizde de etkisi fazlasıyla hissediliyor. Ancak bunun bir de ekonomik yönü var. Bunun faturasını bakın kimler ödeyecek

Koronavirüsün ekonomideki asıl faturası kime çıkacak? İşte cevabı

Koronavirüs salgını dünyayı pençesine aldı. 

Ülkelerin çoğunda hayat adeta durdu. Türkiye'de de öyle.

İşyerleri kapatıldı. İnsanların çoğu evde. İşlerinden olanlar, ücretsiz izne çıkarılanlar var.

Koronavirüs sağlığı vurdu vurmasına da... Asıl sorun ekonomide.

Koronavirüsün ekonomideki asıl faturası kime çıkacak? 

Habertürk'ün ekonomideki usta yazarı Abdurrahman Yıldırım, makro ekonomik analizleriyle tanınan Merkez Bankası eski danışmanı ve bürokrat Zafer Yükseler'in sosyal medyadan yayımladığı bir anazilizi almış köşesine bugün. 

Özetle şöyle:

- Salgının özel kesimde, büyük bir iş ve gelir kaybı yaratacağı anlaşılmaktadır. Sosyal mesafe uygulamaları, sokağa çıkma yasakları, karantinalar ve ulaşım yasaklarının süresi, iş ve gelir kaybının boyutlarını belirleyici olacaktır.

- SGK verilerine göre Türkiye’de 26,4 milyon kişi “devletin koruma kalkanı” altında bulunmaktadır. Bunlar, kamu kesiminde çalışanlar, bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler ve tüm emeklilerden oluşmaktadır. Bu grupta yer alan bazı kişilerin gelirleri yetersiz olabilir, ancak gelirleri devlet garantisi altındadır ve Covid-19 salgını nedeniyle gelirsiz kalmaları söz konusu değildir.

- Genelde özel kesim çalışanları ile genel sağlık sigortası tescillilerinden oluşan 55.3 milyon kişi ise “devletin koruma kalkanı dışında” bulunmaktadır. Bu kesim, salgın nedeniyle ciddi bir iş ve gelir kaybı ile yüz yüzedir. Covid-19 salgınının, Nisan-Haziran döneminde bu grupta yer alan 5.6 milyon kişinin daha işsiz ve gelirsiz kalmasına neden olacağı tahmin edilmektedir.

- Covid 19 nedeniyle faaliyeti durdurulan işletme sayısı 211.670’tir. Bunlar ağırlıklı olarak, esnaf, sanatkar ve küçük işletmelerdir. Bu işletmelerde yaklaşık 1,35 milyon çalışanın ticari faaliyetlerin durdurulmasından olumsuz etkilendiği tahmin edilmektedir.

- Şehirlerarası ve şehir içi ulaştırma sınırlandırıldı. İçişleri Bakanı, büyükşehirlerde hayatın yüzde 80 durduğunu, şehir içi toplu taşıma yolcu sayısı ile şehirlerarası otobüs yolcu sayıları yüzde 90 düştü. 2020 şoför esnafı sayısının 345 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir. Şoför esnafı ve yanında çalışan muavin, hostes ve yedek şoför birlikte dikkate alındığında, 700 bin kişinin önemli bir kısmının eksik çalıştığı, işini kaybettiği ve gelir kaybına uğradığı tahmin edilebilir.

- 65 yaş ve üstü grubunda istihdam edilen 850 bin kişi, sokağa çıkma yasağı nedeniyle iş ve gelir kaybına uğrayacaklar.

- Sokağa çıkması yasaklanan 20 yaş ve altında 728 bin kişi istihdam ediliyordu. 15-19 yaş grubunda kayıt dışı çalışan oranının yüzde 66 olduğu dikkate alınırsa 500 bin genç iş kaybı ile karşılaşabilir.

- Turizm işletmeleri, oteller, seyahat şirketleri, havayolu şirketleri, gayrimenkul faaliyetleri, otomobil galerileri, sanatsal faaliyetler en fazla etkilenen hizmet sektörleridir. Esnaflar da dahil edildiğinde 9,5 milyon kişi civarında istihdamı olan hizmetler sektöründen yaklaşık yüzde 20’si veya 1,9 milyon çalışanı iş ve gelir kaybı ile karşılaşabilir.

- İç talep ve ihracattaki düşüşün 3.7 milyon kişinin istihdam edildiği imalat sanayinde yüzde15 oranında ve 550 bin kişinin iş ve gelir kaybına uğradığı hesaplanıyor.

- Nisan-Haziran döneminde özel kesimdeki iş kaybının 5 milyon adedinin hizmetler sektöründe, 550 bin adedinin ise imalat sanayinde olacağı tahmin edilmektedir. Bu da tarım dışında çalışanların yaklaşık dörtte biridir.

- Yılın geri kalan Temmuz-Eylül dönemi içinde iş kaybının Nisan-Haziran dönemine göre yüzde 50, Ekim-Aralık döneminde ise yüzde 80 azalacağı beklenir. Bu varsayım çerçevesinde istihdam kaybı yılın üçüncü çeyreğinde 2.8 milyon kişiye, dördüncü çeyreğinde ise 1.1 milyon kişiye gerileyecek.

- 2020 yılı genelinde ise yaklaşık 2.5 milyon kişilik bir istihdam azalmasına neden olabilir. Bu 2019 yılı istihdamına göre yüzde 8.9 düşüşü ifade eder.

- Küresel finansal krizde olduğu gibi bunun bir bölümünün işgücüne dâhil olmayanlar grubunda yer alması halinde, işsizlik daha sınırlı artar. 2019 genelinde yüzde 13.7 olan işsizliğin 2020’de yüzde 18-20 bandı civarında gerçekleşmesi söz konusudur.

- Bu çalışmada yaptığımız iş kaybı tahminleri yüksek görülebilir. Ancak salgından etkilenen diğer ülkeler incelendiğinde,iş kaybı tahminlerimizin oldukça iyimser olduğu görülecektir. Karantina uygulayan İtalya ve İspanya gibi ülkelerde iş ve gelir kaybı önemli boyutlara ulaşmaktadır.

- Salgının yol açacağı gelir kaybının yarıdan fazlasının Nisan-Haziran döneminde gerçekleşmesi ve yılın üçüncü çeyreğinden itibaren negatif etkilerin önemli ölçüde azalması beklenmektedir. 2020 Nisan-Haziran döneminde iş kaybının yol açtığı gelir kaybı nedeniyle GSYH’nın, 2019’un aynı dönemine göre yüzde 15 civarında gerileyebilir.

- Yılın kalan döneminde salgının etkisinin nispeten hafiflemesiyle ekonomik faaliyetlerin tekrar sınırlı bir şekilde canlanması beklenmektedir. Sonuçta 2020’de ekonomi yüzde 3,9 daralabilir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER