Meslek odaları siyaseti basamak olarak kullanmamalı

Ülkemizin menfaatlerinde odaların ve grup temsilcileri toplumsal menfaati ve refah düzeyimizin gelişmesi için arabuluculuk rolünü üstlenmezlerse ülkede ortak sosyal reformların, ortak hizmet ve toplumsal refaha yönelik hizmetlerin gelişimi de o kadar isteksiz ve zor olacaktır.

Meslek odaları siyaseti basamak olarak kullanmamalı

Gelişen çağın ortamına ayak uydurmaya çalışan sivil toplum örgütlerinin çoğunlukta olması, toplum ve oda temsilcilerinin bağlı üyelerine karşı sorumluluklarını yerine getirme gayreti toplumda olumlu sinerji yaratacaktır.

Meslek odalarının kendi teknik ve hukuku sorumlulukları dışında, sorumluluk alanlarında değil de odaların asli sorumluluklarından çok, siyasi alanlarda odaklanarak siyaseti basamak olarak kullanma, meslek odalarına kayıtlı üyelerinin sorunları dışına çıkılarak, odaların asli meseleleri sosyal menfaatlerine aykırı, sosyal ve hukuki sorumluluklarında olmayan açıklama yapmaları toplumsal menfaat ve katkı sağlamadığı gibi asli görevlerini de yapamaz hale getirmektedir.

Ülkemiz de iş hayatına yön veren sendikalar içinde bu durumun  geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Sendika üyelerinin sosyal haklarını koruma ve iyileştirme için hükümetlerle ortak istişare ile tarafların ortak menfaatleri çerçevesinde işçilerinin sorunlarını çözme gayretinde yeterli çabayı göstermeyerek, kendi konuları dışında bağlı olduğu meslek grubu ile ilgili olmayan her konuda özellikle siyasi gündem yaratma gayretine girmekteler bu davranış biçimi ne kendi odalarına bağlı üyelerine ne de ülke menfaatlerine bir katkı sağlamamaktadır.

Ülkemizde bu sorunu genellemek gerekirse, siyasi partiler sivil toplum örgütleri odalar vakıflar ve sosyal grupların başında olan sorumluluk sahibi insanlar, her dönemde görevleri süresince bu kurumları siyasette ve Kamuda kendi lehlerine bir basamak olarak kullanmaktadırlar.

Bu davranış biçimi kendisine verilen görev ve sorumluluklar dışına çıkarak,  başında bulunduğu grupların kendilerine verdiği sorumluluklarına aykırı olduğu gibi, kendi meslek gruplarındaki üyelerinin de sorunlarını çözmeye de bir katkı sağlamamaktadır.

Her oda ve sivil toplum örgütleri kendi uzmanlık ve teknik konularda çalışma yapıp hem kendi üyelerinin hem de ülkenin menfaatine yönelik proje üretme gayreti içinde ortak bir fikir ortaya koyabilseler bu davranış ve çalışmalar Ülkeyi yönetenlerde ve sosyal gruplarda elbette olumlu pozitif karşılık bulacaktır.

Asli görevi meslek ahlâkını, disiplini ve dayanışmayı korumak ve geliştirmek, kamu yararına uygun olarak gelişmesine çalışmak olan meslek odaları, özellikle üyelerinin mesleklerini icrada ihtiyaç duyabilecekleri her çeşit bilgiyi, başvuruları durumunda kendilerine vermek veya bunların elde edilmesini kolaylaştırmak, üyelerine yol gösterecek girişimlerde bulunmak, bu konularda gerekli alt yapıyı kurarak ve işleterek, sosyal hakların iyileştirilmesinde sivil toplum örgütleriyle birlikte Memleketimizin ve Milletin refahı için insan gücüne olumlu katkı sağlamalı, toplumsal gruplarda sosyal sorumluluk gereği yer almalı, Kamu Kurumlarını mevzuat çerçevesinde yaşatmaları için katkı sağlamalıdır.


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER