ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından küresel petrol piyasalarında arzın kesintiye uğrayabileceği ihtimali gündeme geldi. Haberde, piyasalarda risk algısının yükseldiği ve fiyatlamaların bu senaryolara göre şekillendiği belirtildi.
85 ile 150 dolar aralığı öngörüsü
Uzman değerlendirmelerine göre olası bir arz kesintisi halinde petrol fiyatlarının varil başına 85 ila 150 dolar aralığına yükselebileceği ifade edildi. Bu öngörünün, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrol akışına ilişkin belirsizliklerle bağlantılı olduğu kaydedildi.
Alternatif hat kapasitesi 3,5 milyon varil
ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine atıfla, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden geçen boru hatlarının günlük yaklaşık 3,5 milyon varillik alternatif kapasite sunduğu aktarıldı. Bu kapasitenin, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası aksamaların etkisini azaltma amacıyla bir seçenek oluşturduğu belirtildi.
ABD stratejik petrol rezervi 415 milyon varil
Haberde, ABD’nin stratejik petrol rezervlerinin 415 milyon varil seviyesinde bulunduğu bilgisine yer verildi. Bununla birlikte, Hürmüz Boğazı’nda uzun süreli bir kesintinin özellikle Asya rafineri marjları ve navlun fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açabileceği değerlendirildi.
Hürmüz Boğazı’ndan günde yaklaşık 20 milyon varil geçiyor
Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürününün taşındığı belirtilen Hürmüz Boğazı’na ülkelerin bağımlılık oranları da haberde yer aldı. Buna göre Japonya’nın petrol ithalatının yaklaşık yüzde 72’sinin, Güney Kore’nin ise yüzde 65’inin Hürmüz üzerinden taşındığı kaydedildi.
Çin ve Hindistan için bağımlılık yaklaşık yüzde 50
Asya’nın büyük ekonomilerinden Çin ve Hindistan’ın Hürmüz rotasına bağımlılığının yaklaşık yüzde 50 seviyesinde olduğu aktarıldı. Avrupa genelinde ortalama bağımlılığın yüzde 18 olduğu, ABD’nin Hürmüz geçişine bağımlılığının ise yaklaşık yüzde 2 düzeyinde hesaplandığı belirtildi.
Uzun süreli kesinti riskine vurgu
Haberde, petrol rezervlerinin olası bir arz kesintisini karşılamada yetersiz kalabileceği yönündeki değerlendirmelere yer verilirken, bu risklerin fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği ifade edildi.
