Ev hanımlarının sosyal güvenceye kavuşması ve emeklilik hakkı elde etmesi, uzun süredir kamuoyunda konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Sigortalı bir işte çalışmamış ve herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan kadınlar, hem mevcut haklarını hem de 2026 yılında gündeme gelebilecek olası yeni düzenlemeleri yakından takip ediyor.
Özellikle 15 yıl ve üzeri evli olup çalışma hayatına hiç katılmamış ya da prim günü bulunmayan kadınlar, “Ev hanımlarına emeklilik” kapsamında kendilerine yönelik yeni bir adım atılıp atılmayacağını araştırıyor. Bu süreçte en çok merak edilen konular; kimlerin kapsama gireceği, prim desteği olup olmayacağı ve emeklilik için hangi şartların aranacağı.
“Ev hanımlarına emeklilik mümkün mü?” sorusu yeniden gündeme gelirken, 2026’da hayata geçirilmesi konuşulan seçenekler kamuoyunda tartışılıyor. Şu aşamada netleşmiş tek bir başvuru takvimi veya kesinleşmiş şartlar bulunmasa da, mevcut sistem üzerinden emeklilik mümkün olduğu için birçok kişi “hangi yol daha avantajlı olur” sorusuna yanıt arıyor.
Mevcut uygulamada ev hanımları, çalışmıyor olsalar bile SGK’nın “isteğe bağlı sigorta” sistemiyle emekliliğe adım atabiliyor. Bu kapsamda ev hanımları 4/B (Bağ-Kur) statüsünde isteğe bağlı sigortalı sayılıyor ve primlerini kendileri ödeyerek emeklilik için gerekli gün şartını zamanla tamamlayabiliyor. İsteğe bağlı sigorta, sosyal güvence sağlayan bir yol olduğu için düzenli prim ödeme, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve ileride emeklilik başvurusu yapabilme imkânı sunuyor.
2026 yılı için isteğe bağlı sigorta kapsamında belirlenen aylık prim tutarları bulunuyor ve prim ödemeleri düzenli yapıldığında emeklilik şartlarına yaklaşmak mümkün oluyor. Bu sistemde temel mantık; primlerin belirli bir süre boyunca kesintisiz veya yeterli toplam gün sayısına ulaşacak şekilde yatırılması. Şartlar sağlandığında kişi SGK’ya emeklilik için başvuru yapabiliyor. Bu nedenle, düzenli prim ödeyen ev hanımları için “2026’da destek gelirse maliyet düşer mi?” sorusu ayrıca önem kazanmış durumda.
Türkiye’de şu anki mevzuatta, yalnızca evlilik süresine dayanarak (örneğin “15–25 yıl evli olanlara primsiz emeklilik”) otomatik bir emeklilik hakkı bulunmuyor. Yani sadece uzun süre evli olmak, tek başına emeklilik hakkı doğurmuyor.
Ancak hükümet gündeminde yer aldığı belirtilen “Aile Koruma Kalkanı Paketi” kapsamında, ev hanımlarının isteğe bağlı sigorta ile ödediği primlerin bir bölümünün devlet tarafından karşılanması gibi bir model üzerinde çalışmaların sürdüğü ifade ediliyor. Böyle bir destek modeli hayata geçerse, prim yükünün azalması ve daha fazla ev hanımının sisteme dahil olabilmesi hedeflenebilir. Şu an için dikkat edilmesi gereken nokta, bu başlığın “çalışma” aşamasında anılması; kesin şartların ve yürürlük tarihinin netleşmesi için resmi açıklamaların takip edilmesi.
