Erken emeklilik beklentileri sürerken, SGK mevzuatındaki kısmi emeklilik ve prim tamamlama seçenekleri yeniden gündeme geldi. Emeklilikte belirleyici olan temel unsurlar; sigorta başlangıç tarihi, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi. Özellikle uzun yıllar çalışıp prim gününü tamamlayamayanlar için bazı koşullarda daha düşük primle emeklilik imkânı bulunabiliyor. Bu nedenle çalışanların kendi giriş tarihi ve hizmet dökümüne göre haklarını kontrol etmesi önem taşıyor.
Kısmi emeklilikte en çok konuşulan başlıklardan biri 3600 prim günü ile emeklilik seçeneği. Ancak bu uygulama, herkes için geçerli bir “erken emeklilik” yolu değil; belirli sigorta başlangıç tarihleri ve sigortalılık süresi şartlarıyla sınırlı. Bu kapsamda bazı sigortalılar, gerekli koşulları sağladıklarında yaş şartıyla birlikte kısmi emeklilikten yararlanabiliyor. Dolayısıyla tek başına prim gününün dolması yeterli olmayabiliyor; giriş tarihi ve süre birlikte değerlendiriliyor.
Bir diğer seçenek olarak 4500 prim günü üzerinden kısmi emeklilik uygulaması da merak ediliyor. Bu sistem, prim gününü tamamlama imkânı bulamayan ancak belirli bir çalışma süresini geride bırakan kişiler için alternatif oluşturabiliyor. Yine de burada da “herkesi kapsayan yeni bir düzenleme” yerine, mevcut mevzuatın sunduğu koşullara göre hareket ediliyor. Çalışanların yaş, prim ve hizmet süresi şartlarını kendi durumlarına göre kontrol etmeleri gerekiyor.
2008 sonrası sigortalı olanlar için emeklilik şartları, önceki dönemlere göre daha farklı bir çerçevede ilerliyor. Bu grupta prim ve yaş koşulları genellikle daha yüksek seviyelerde uygulanabiliyor. Buna rağmen doğum ve askerlik borçlanması gibi yöntemlerle prim gününü tamamlama imkânı, bazı sigortalılar için süreçte kolaylık sağlayabiliyor. En doğru tablo, kişinin kendi hizmet dökümü ve statüsüne göre SGK ekranlarından veya uzman görüşüyle netleşiyor.
Emeklilik planlamasında yalnızca prim günü değil, sigortalılık başlangıcının erken olması da kritik. Çünkü pek çok hak, “ilk tescil tarihi” üzerinden hesaplanıyor ve geriye dönük sigorta başlangıcı her zaman mümkün olmuyor. Bu yüzden çalışanların e-Devlet üzerinden hizmet dökümünü düzenli takip etmesi, eksik gün veya boşlukları zamanında görmesi önem taşıyor. Mevzuatta yer alan haklar kişiden kişiye değişebildiği için “genel bilgi” yerine kişisel durum üzerinden değerlendirme yapmak gerekiyor.
Kısmi emeklilik başlıkları konuşulurken, bazı vatandaşların gündemine malulen emeklilik de geliyor. Malulen emeklilik, çalışma gücünde ciddi kayıp yaşayan kişiler için ayrı kurallarla değerlendiriliyor ve süreç sağlık raporları ile SGK incelemesine bağlı yürütülüyor. Burada yaş şartı yaklaşımı farklı olabiliyor; ancak herkes için otomatik bir hak değil. Bu nedenle sağlık durumu nedeniyle başvuru düşünenlerin, rapor ve prim şartlarını resmi kanallardan teyit ederek ilerlemesi gerekiyor.
Özetle “erken emeklilik” söylemi sıkça gündeme gelse de, çoğu durumda konu mevcut kısmi emeklilik seçeneklerinin yeniden hatırlanmasından ibaret olabiliyor. 3600, 4500 gibi prim günleri tek başına kesin sonuç vermiyor; giriş tarihi, sigortalılık süresi ve yaş şartı birlikte değerlendiriliyor. Yanlış beklenti oluşmaması için vatandaşların SGK mevzuatındaki güncel şartları takip etmesi ve e-Devlet üzerinden kendi verileriyle karşılaştırması öneriliyor.
