Geçtiğimiz yıl hayat arkadaşını kaybeden Türkiye’nin yakından tanıdığı ilahiyatçı Prof. Dr. Necmettin Nursaçan’ın yeniden evlenmesi, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. 85 yaşındaki Nursaçan’ın aldığı bu karar, sosyal medyada tartışma başlatırken, ailesinden gelen açıklama dikkatleri farklı bir noktaya çekti. Üç oğlu Tahir, Şemsettin ve Mahmut Nursaçan’ın ortak bildirisi, hem tartışmalara yanıt verdi hem de kararın arka planını ortaya koydu.
Aileden Net Mesaj: “Bu Birlikte Alınmış Bir Karar”
Nursaçan ailesi tarafından yapılan açıklamada, evlilik kararının bireysel değil, aile içi istişare sonucu alındığı vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Necmettin Nursaçan, ömrünü İslam'a, ilme ve toplumsal irşada adamış, nezaket ve zarafetiyle tanınan mümtaz bir kanaat önderidir. Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı ve Kayseri İl Müftülüğü gibi makamlarda bulunduğu dönemlerde, sadece görevini yapmakla kalmamış; binlerce insanın gönlüne dokunmuş, kürsüleri ve camileri birer eğitim yuvası haline getirmiştir. O, sadece bir din görevlisi değil, yazdığı eserler ve yaptığı konuşmalarla toplumu aydınlatan, İslam'ın hoşgörü ve merhamet mesajını kuşaklara aktaran bir müderristir. 86 yıllık ömrünün her anını, Allah'ın rızasını ve millete hizmeti gaye edinerek geçirmiştir."
“Babamızın Huzuru İçin Bu Adımı Attık”
Açıklamanın devamında, sosyal medyada yer alan eleştirilere doğrudan yanıt verildi:
"Kıymetli Dostlar,
Bugünlerde babamız hakkında sosyal medya mecralarında yer alan ve gerçeği yansıtmayan yorumları derin bir teessürle takip ediyoruz. Özellikle ifade etmek isteriz ki; babamızın yeniden evlilik kararı, onun kendi şahsi tasarrufu değil, 86 yaşındaki bir çınarın, hayatının bu hassas dönemini çok daha huzurlu, sağlıklı ve bakımlı geçirebilmesi adına biz evlatlarının ortak iradesi ve kararıdır. Bizler, evlatları olarak babamızın her türlü ihtiyacını karşılamayı bir vecibe biliyoruz; ancak onun günlük yaşamındaki bakımını, manevi huzurunu ve düzenini en sağlıklı şekilde sağlamak adına, aile meclisimizde yaptığımız istişareler sonucunda bu adımı atmayı uygun gördük."
“Bu Bir Evlatlık Görevidir”
Ailenin açıklamasında, alınan kararın insani ve vicdani yönüne de vurgu yapıldı:
"Bizim için babamızın yalnız kalmaması, en iyi şartlarda bakılması ve huzurlu olması bir 'evlatlık görevidir'. Bu karar, tamamen ailemizin bilgisi ve rızası dahilinde, babamızın refahını amaçlayan insani bir tasarruftur. Allah'ın emrine ve yürürlükteki kanunlara uygun olan bu meşru durum hakkında başkalarının söz söylemesi, ne ahlaki ne de vicdani bir zemine oturmamaktadır. Bu döneminde muhterem babamızın huzuru için aldığımız bu kararı dedikoduya ve haksız ithamlara konu etmek; sadece bizleri değil, babamızın yıllarını vakfettiği hizmetleri de incitmektedir."
Tartışmalara Tepki: “Saygı Bekliyoruz”
Açıklamanın son bölümünde ise toplumsal değerlere vurgu yapıldı ve eleştirilerin sınırı aşmaması gerektiği ifade edildi:
"Bir ömrü millete hizmetle geçmiş, saygın bir ilim insanının mahremiyetine ve biz evlatlarının almış olduğu karara gösterilecek saygı, aslında bu milletin değerlerine gösterilen bir hürmettir. Ailemizin kararı üzerinden yapılan her türlü haksız yorumun, ilahi adalet katında bir hesabı olduğunu hatırlatmak isteriz. Bizler babamızın yanındayız ve onun huzuru için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz"
