GÖLYAZI

Aslında göle uzanan bir yarım ada. Ama kışın Uluabat Gölü'nün suları yükselince ada oluyor. Tarih kokan bir yer. 746 yaşında ağaç var. Göçmen leyleklerin de uğrak yeri. 

BURSA'nın Nilüfer İlçesinin bir mahallesi olan Gölyazı, Uluabat (Apolyont) Gölü kenarında, mükemmel yapılar, eski sokak ve Rum evleri, çok sayıda tarihi eserlerin bulunduğu güzel bir yer. Kıyı şeridi mevsime göre değişiklik gösteriyor. Uluabat Gölü'nün suları yükseldikçe ağaçlar, merdivenler, hatta köprü altındaki otopark bile gölün içinde kalıyor. Bu nedenle kış aylarında ada, yazın yarımada bile denilebiliyor. Her iki dönemde de görüntüler çok güzel. Kışın aracınızla girdiğiniz yol birkaç saat sonra ortadan kalkıp göl sularıyla dolabiliyor. 

Bölgede iki özellik dikkatinizi çekmeli. Birincisi kedi bolluğu, ikincisi leylekler. Hemen her sokak arasında, ağaç diplerinde daha doğrusu aklınıza gelebilecek her yerde bu sokak dostlarına rastlamak mümkün. Göl nedeniyle leyleklerin de uğrak yeri olan bölgenin yerleşim merkezlerinde bile leylek yuvaları var. 

İşin en güzeli ne biliyor musunuz? Burada kadın erkek ayrımı olmadan herkes balıkçılık yapıyor. Daha ötesi sokakta oturup balık ağı ören kadınlara rastlarsanız yadırgamayın. Bu arada köyde her sene aksatılmadan düzenlenen bir leylek şenliğinin de yapıldığını söyleyebiliriz.

Gölyazı Köyü tarihi geçmişinin yenisiyle bir ilgisi yok, bu bir gerçek. Resmen ihanet edilmiş. Yalnız dokunulmamışlar görülmeye değer. Ciddi anlamda tarih kokuyor. Bir fotoğraf sanatçısının vazgeçemeyeceği bir yer. Adanın tüm sokaklarını mutlaka yürüyerek dolaşmalısınız.  

Apollon Krallığı'nın merkezi

M.Ö. 1'nci yüzyıla dayanan tarihe sahip. 250 yıllık Rum evleri, 730 yıllık anıt ağacı, korunmaya alınmış kuşları var. Tarihi Roma dönemine kadar gidiyor. Burada Roma döneminden kalan evleri görmek mümkün. Apollon Krallığının merkezi olarak da biliniyor. Uluabat, diğer adıyla Apolyont Gölü üzerinde ve en eski ismi Apollonia ad Ryndacum. Roma İmparatorluğu'nda bugünkü Edremit'e bağlı bir yer olması nedeniyle Roma İmparatorluğu dönemine ait antik su kemeri ve mezar yapıları gibi izlere rastlanıyor. 

Tarihinde aşk var

Adanın isminin nereden geldiği konusunda, Bergama Kralı 2. Attalos'un Kraliçe Apollonis'e ithafen bu ismi vermesinin rivayeti şöyle:

Apolyont'a komşu krallık olan Melde'nin prensi, Apolyont'un eski sahibi Apollonia Kralı'nın güzel kızına aşık olmuş. Prensesin gönlü olmayınca, babası Apolyont Gölü kıyısında bir tepeye saray yaptırıp kızını orada saklamış. Melde Kralı buna kızarak Mustafakemalpaşa Nehri'nin yatağını değiştirtip Apollonia'nın sular altında kalmasına yol açmış. Gölyazı da işte böyle bir aşk hikayesi sonucu ortaya çıkmış.

Ağlayan Çınar

Dev ulu çınar ağacı bölgenin en yaşlısı ve Gölyazı'nın en büyük simgesi. Şu anda tam tamına 746 yaşında. Ağlayan Çınar'a ismini veren şair Mehmet Okatan'ın ağacın altında da şu dizeleri bir tabelada belirtilmiş:

"Tarihin verdiği yorgunlukla yan yatmış ulu bir çınar. Lakin, yaşamaktan umudunu kesmemiş, uzanmış öylesine bağrı yanık, yaprakları hüzün, içi kan ağlarcasına, savaşlara, acılara, kara sevdalara tercüman olurcasına ardında sevgi bahçesi, açamayan gonca bir gül, önünde, oluk oluk gözyaşlarının eseri koca bir göl." Neden ağlayan çınar? Bu ismin yakıştırılmasının arkasındaki asıl neden, bu yaşa gelene kadar yan yatan ağacın gövdesinin bir bölümü zamanla doğal kaynak suyu ile buluşmuş olması. Suya oluk olan ağaç aynı zamanda çok büyük bir alanı gölgesi altında bırakıyor.  

Nailbey Adası ve balıklar

Uluabat Gölü: Gölyazı çevresindeki göl çevresindeki güzel köyleriyle de meşhur.  Gölün ortasında en büyüğü olan Nailbey Adası var. Ada içinde tarihi eserler var. Örneğin manastır. Kaynaklara göre 825 yılından önce yapıldığı tahmin edilen bu yapıda 7-8 keşiş yaşamış. Turna, kefal ve sazan gölden en çok çıkarılan balıklar.

Kültürevi: Gölyazı Aziz Panteleimon (bazı kaynaklara göre Hagias Georgias) Kilisesi Anadolu Rum Ortodoks kiliselerinin önemli ve özgün örneklerinden. Kaynaklar, eskiden köyde üç kilisenin bulunduğunu ve asıl kilisenin Aziz Georgios'a ithaf edildiğini yazar. Mübadeleye kadar ibadet mekânı olan kilise, bu tarihten sonra çeşitli amaçlarla kullanılmış. Ancak çeşitli etkenler nedeniyle günümüze ciddi hasarlarla ulaşabilmiş. Nilüfer Belediyesi tarafından aslına uygun olarak restorasyonu gerçekleştirilen kilise, yenilenme çalışmalarını ardından kültürevi olarak işlev kazandırılarak 2014 yılında hizmete açılmış.

Köyün vazgeçilmezi leylekler

Plankton ve dip canlıları bakımından oldukça zengin Uluabat Gölünde canlıların beslenmesi ve üremesine olanak sağlıyor. Hal böyle olunca da gölün vazgeçilmezi leylekler oluyor. Bunların en önde olanı ise Afrika'dan yola çıkıp, Arap Yarımadası'nı geçerek Türkiye'ye gelenler. Göl, leyleklerin göç yolu üzerinde olduğundan tam bir leylek cenneti. Köyde çok yerde yuvalarını görme şansına sahipsiniz. 

Nasıl gidilir?

İllerin yönlerine göre gidiş değişiyor. Bursa'dan yazacak olursam merkezden 44 kilometre uzaklıkta. Yerel otobüs ve minibüslerle de ulaşım var. 

Nerede kalınır?

Gölyazı yerine Bursa'da kalmanızda yarar var. Bu konuda başka bir şey yazmak istemiyorum. 

Ne yenir?

En büyük özellik kahvaltı. Tüm tanıtımlar bunun üzerine. Bilmem kaç çeşit serpme kahvaltıdan bilmem neye kadar herkes birbiriyle yarışta. Aslında kimse sazan balığının tadını anlatmıyor. Eğer hani o her laf atlayanlar için "Sazan balığım benim" sözü vardır ya, işte bunun gibi. Eğer yeni konulmuş kızgın yağda yapılan sazan balığı tavasında küçük kılçıkları bile rahatlıkla yiyebilirsiniz. 

Yorum

Osmanlı yapılarının büyük bölümü bozulmuş. Bazı yerler tipik kaçak yapılaşmaya dönüşmüş, bu çok üzücü. Bölge yaşayanları ne kadar kıymetli bir yerde yaşadıklarının farkında değiller. Üç beş lira daha fazla kazanabilmek için yarış içine girmişler. Aslında özel konumlarını korusalar daha fazla kazanacaklarının farkında bile değiller. Her şey derme çatma. Hiçbir intizam yok. En kötüsü de hafta sonlarında özel araçlarıyla gelenlerin araçlarını girişteki otoparka bırakarak bir saate yakın gidip bir o kadar da geri gelmeleri. Tamam araç sokmayın ama insanlar için de toplu taşıma aracı da koymak zorunda olduğunuzu unutmayın. Hastası ve yaşlısı var.