AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen Kıbrıs ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ilişkin kararın gerçeği yansıtmadığını belirterek karara sert tepki gösterdi.
"Hasmane kararı şiddetle kınıyorum"
Kürşad Zorlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen kararın Kıbrıs Türklüğünü ve Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef aldığını belirterek, "Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen, Kıbrıs Türklüğüne ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik sözde iddiaları reddediyor ve bu hasmane kararı alanları şiddetle kınıyorum." ifadelerini kullandı.
"NATO Zirvesi'nin oluşturduğu tabloyu gölgelemeyi amaçlıyor"
Zorlu, söz konusu kararın Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi sonrasında Türkiye'nin uluslararası alanda ortaya koyduğu yapıcı tabloyu gölgelemeyi hedeflediğini savundu. Açıklamasında, 1963'teki Kanlı Noel olaylarından 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'na kadar geçen süreçte Kıbrıs Türklerinin ağır saldırılara maruz kaldığını belirtti.
"Gerçek dışı karar uluslararası hukuka aykırı"
Kıbrıs Türklerine yönelik saldırıların çoğunlukla kadın, çocuk ve sivilleri hedef aldığını ifade eden Zorlu, bu suçların uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Avrupa Parlamentosu'nun kabul ettiği kararın insanlık vicdanı ve uluslararası hukukla bağdaşmadığını dile getirdi.
KKTC'ye destek mesajı
Zorlu, Türkiye'nin her koşulda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yanında olmaya devam edeceğini belirterek, KKTC'nin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü mücadelesine verilen desteğin süreceğini vurguladı.
AP kararında hangi iddialar yer aldı?
Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen karar metni, "Türkiye'nin 1974'teki işgalinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" başlığını taşıyor. Raporda, 1974'teki askeri operasyon sırasında Rum kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet iddialarına yer verilirken, Türkiye uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlanıyor ve mağdurların haklarının gözetilmesi ile tazminat ödenmesi gerektiği savunuluyor.
