MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve kurumun 91. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen programda "Türkiye Diri Fay Haritası-2026" sürümünü kamuoyuna tanıttı. Yanık, Türkiye'nin Alp-Himalaya deprem kuşağında yer aldığını hatırlatarak, aktif fayların güncel verilerle ortaya konulmasının bilimsel olduğu kadar stratejik bir gereklilik olduğunu vurguladı.
13 yıllık veri birikimi haritaya yansıdı
2013 yılında yayımlanan son haritanın ardından geçen süreçte gerçekleştirilen detaylı arazi çalışmaları, akademik araştırmalar ve yeni gözlemler doğrultusunda kapsamlı bir güncelleme yapıldı. 2022 yılında yatırım programına alınan proje kapsamında elde edilen yeni veriler haritaya işlendi.
Diri fay sayısı 485'ten 700'e çıktı
Güncellenen haritada en dikkat çekici değişiklik, tespit edilen diri fay sayısındaki artış oldu. 2013 haritasında: 485 diri fay 2026 haritasında: 700 diri fay Böylece son 13 yılda yapılan çalışmalar sonucunda çok sayıda yeni diri fay segmenti ve yapısı kayıt altına alınmış oldu.
Afet yönetimi ve yatırımlar için referans olacak
MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, hazırlanan sayısal veri tabanının; Deprem tehlike analizlerinde, Kritik altyapı yatırımlarının planlanmasında, Kentsel dönüşüm çalışmalarında, Ulusal afet risk azaltma politikalarında temel başvuru kaynaklarından biri olarak kullanılacağını belirtti.
Yer bilimlerinin stratejik önemi artıyor
Yanık, enerji ihtiyacındaki artış, iklim değişikliği ve kritik ham maddelere yönelik küresel rekabet nedeniyle yer bilimlerinin her geçen gün daha stratejik hale geldiğini ifade etti. MTA'nın da modern teknolojilerle desteklenen yerli ve çevre odaklı çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Yeni yayımlanan Türkiye Diri Fay Haritası-2026'nın, deprem gerçeğiyle yaşayan Türkiye için önemli bir bilimsel ve teknik altyapı oluşturması hedefleniyor.
