ABD'nin CAATSA yaptırımları uyguladığı Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir'den S 400 ve F 35'lerle ilgili flaş açıklama

ABD’nin CAATSA yaptırımlarını uyguladığı Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, çarpıcı açıklamalarda bulundu

ABD'nin CAATSA yaptırımları uyguladığı Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir'den S 400 ve F 35'lerle ilgili flaş açıklama

ABD'nin Türkiye'ye yönelik yaptırım kararı çerçevesinde CAATSA yaptırımları uyguladığı Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, bir grup gazeteciye flaş açıklamalarda bulundu.

Demir, Habertürk'ten Bülent Aydemir'in haberine göre şu ifadeleri kullandı:

- (Yaptırımlar SSB'nin tedariklerini nasıl etkileyecek? Acil durumlarda tedarikler TSK üzerinden yapılabilir mi?) "SSB'nin doğrudan satın aldığı pek bir şey yok. Biz SSB olarak güvenlik güçlerimizin ihtiyaç duyduğu bir projeyi tanımlıyoruz, olgunlaştırıyoruz, ihalesini yapıyoruz; ana yükleniciye veriyoruz ve sonrasında biz takip ediyoruz. Bu süreçte doğrudan alımları da ana yüklenicilerimiz yapıyor. Bu şirketler de yaptırım kapsamında değil. MSB kendi envanterindeki ürünlerin idamesi için bakım-onarım için çeşitli alımlar yapıyor zaten. Bunlarda da bir sıkıntı yok. Bu karar Türkiye’ye yaptırım demek değil, bu karar SSB'yi, beni ve ekibimden 3 arkadaşımı kapsıyor. MSB ve savunma sanayii sektörümüz genelde bu kapsamda değil."

- (Yaptırımların Türkiye'ye 1,5-2 milyar dolar zararı olur yorumlarına katılıyor musunuz?) "Ben o yorumları gerçekçi bulmuyorum. Bu CAATSA yaptırımlarının şu an için açıklanan çerçevesinde olacak bir şey değil. Bunun ötesinde bir uygulama ve niyet varsa o başka bir şey. Uzunca bir süredir yavaşlatma ve engelleme uygulamaları zaten var. Geçmişte İHA kameraları ve akıllı bombaları istediğimiz zaman vermediler veya ihracat izinlerini uzattılar. Ne oldu? Biz kendimiz yaptık ve yapıyoruz hepsini."

- (O tür durumlarda kaynak ülke çeşitlendirmesine gidildi mi?) "Gidildi ve her zaman da gerektikçe gidilebilir ama ondan ziyade verilmeyen o ürünlere yönelik biz AR-GE çalışmaları ve yerlileştirmeye yöneldik. Yani zamanla başka ülkelerden tedarik yerine yerli üretimi tercih ettik."

- (CAATSA ilelebet devam etse de bizim için ne olacak?) "Alınamayan bir ürün varsa yerlileştirmeye devam edeceğiz. Bu yerlileştirmelerin maliyetleri olacak ama onu da ileriye dönük baktığımızda maliyet olarak görmüyoruz bir kazanç olarak görüyoruz. İnanıyorum ki sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle, bu süreçten de savunma sanayimiz güçlenerek çıkacaktır."

- (Yaptırımlar 4-5 yıl sürerse Hürjet, ATAK, F-16 modernizasyonu, MİLGEM gibi projelerde sorun yaşanır mı?) Bu CAATSA doğrudan Başkanlığımızı hedef alıyor. F-16'nın kullanımda olan diğer ürünlerin idamesi zaten bizde değil. Diğer projelerde de parçaları yüklenicilerimiz alıyor zaten. Onlarda da bir sorun yok ama meseleyi keyfiliğe götürüp, 'Şu parçayı vermem, bu üründe ihraç izni verme sürecini uzatırım' vesaire derlerse o başka. O dediğiniz hasmane bir tutum olur. Bu karar onu öngörmüyor."

- (Eximbank konusunun size bir zararı olacak mı?) "Eximbank kararı da SSB'yi muhatap alıyor. Bizim de onun üzerinden yaptığımız bir işlem yok zaten. Yine projelerimiz ve savunma sanayi şirketlerimiz açısından bir sıkıntı yok bu konuda."

- (Yaptırımların kalkması için S-400’un imhası veya kullanımdan kaldırılması söz konusu olabilir mi?) "Bu konuda bugüne kadar olan bütün süreci herkes biliyor. Neden S-400 almak durumunda kaldığımızı defalarca anlattık. Aldıktan sonra orta yol bulmaya yönelik çok konuştuk. Bunun NATO'ya ne zararı olur; analiz yapalım, bize izah edin diye çok dedik. Bu süreci kamuoyuna da defalarca anlattık. Sonuçta bu ürün alındı ve kullanıcıya, yani MSB’ye verildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda iradesi açık ve net. Bu arada biz S-400'ün imzasını 2017 öncesinde attık. Bu anlamda yaptırım kapsamına da aslında girmemesi gerekiyor. Ancak sürecin imza sonrası adımlarının da yaptırım gereken işlemler sınıfına gireceği iddiası ile yaptırıma girmesi gerektiği öne sürülerek bu işlem yapıldı."

- (F-35’teki son durum nedir? Türk şirketler parça üretimine devam ediyor mu?) "Aslında CAATSA'dan önce fiili olarak buna benzer durumları yaşadık zaten. CAATSA'da en azından kendi iç hukuklarını işlettikleri gibi kendi içinde yürüyen bir mantığa dayanan iddiaları var. F-35'te yaptıkları kendi iç hukuklarına bile aykırıydı. Bizim hukuki çalışmalarımız sürüyor. Türkiye program ortağı olarak üzerine düşeni her zaman yaptı. Türk şirketleri de parça üretimine an itibarıyla devam ediyor."

- (Milli Muharip Uçak projesinde durum nedir? İngilizlerle olan görüşmeler ne aşamada?) "MMU kendi rayında ilerliyor. TUSAŞ bu proje için yeni bir bina yaptı; çalışmaları sürüyor. 2023 yılında hangardan çıkarıp bütün dünyaya nasıl bir uçak olacağını göstereceğiz. Ardından bir dizi test ve sonrasında uçuşu olacak. Uçağın tasarımı konusunda İngiliz BAE Systems’ten mühendislik desteği almak üzere anlaştık ve bu faaliyet devam ediyor. Motor konusunda da Rolls Royce şirketinin Türkiye’de kurduğu bir ortak girişim kanalıyla motor tasarlayıp üretme teklifi oldu. Ancak bu teklifte fonlama, fikri mülkiyet ve üretim hakları gibi konuların detaylarında bazı anlaşmazlıklar oldu. Ama biz bir taraftan da yerli şirket olarak kurduğumuz TR Motor üzerinden tasarım çalışmalarını başlattık. TR Motor'un Rolls Royce ile işbirliği konusunda, çok makul şartlar ortaya koyduk. Bizim dediğimiz şartlara gelirlerse işbirliği mümkün. Uçağın ilk test prototipleri dünyada mevcut iki motor üzerinden yapılacak. Bunlar planlanan milli tasarım yerli motora temel bazı özellikler açısından yakın motorlar olduğu için seçildi."

- (F-35'ler gelmiyor, F-16'ların ömrü dolacak, MMU olana kadar bu ihtiyaç İHA'larla karşılanabilir mi?) “Bir laf vardır, eski uçak yoktur, bakımsız uçak vardır” diye. Uçaklarımızın modernizasyonlarını yapıyoruz; yapmaya devam edeceğiz. Mevcuttaki İHA'larımızın yanında çok daha büyük, daha fazla ve daha ağır mühimmat taşıyan, havadan havaya füze atan İHA'larımız yakında geliyor. Ayrıca MİUS dediğimiz insansız jet motorlu uçak projemiz olacak. Hürjet ve ileri modellerinin de daha erken hizmete girmesi mümkün. Ayrıca her zaman, çok gerekli olması durumunda alternatiflerin olduğu da unutulmamalı."

- "Biz bu yaptırım kararına rağmen çalışmalarımıza kararlı şekilde devam ediyoruz. ABD'den bu karar çıktığında biz Ukrayna'dan dönüyorduk. Orada önemli anlaşmalar imzaladık. Akabinde daha bu hafta Belarus ve Endonezya ile bakanlar seviyesinde önemli anlaşmalar imzaladık. Bu karardan sonra trafiğimiz daha da arttı. Tunus'a İHA satışlarımız oldu. Almanya, Japonya ve Pakistan'dan heyetlerle görüşmelerimiz oldu. Savunma sanayi diplomasimiz hız kesmeden devam ediyor."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER