Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, 2005-2016 yılları arasında farklı illerde işlenen 6 faili meçhul cinayetin yeniden incelendiğini ve soruşturmaların önemli ölçüde sonuçlandırıldığını açıkladı. Çalışmalarda DNA eşleştirmeleri, HTS kayıtları, kriminal incelemeler ve yeni tanık beyanlarından yararlanıldığı bildirildi.
6 dosya yeniden açıldı
Bakan Gürlek'in açıklamasına göre Balıkesir, Denizli, Hatay, İstanbul ve Samsun'da meydana gelen 6 ayrı cinayet dosyası, gelişen adli teknoloji ve yeni deliller ışığında yeniden ele alındı. Yürütülen soruşturmalar sonucunda çeşitli şüphelilerin yakalanarak tutuklandığı belirtildi.
Teknolojik deliller soruşturmalarda etkili oldu
Soruşturmalarda DNA analizleri, HTS ve baz istasyonu kayıtları, biyolojik bulgular, kriminal laboratuvar incelemeleri ile yeniden alınan tanık ifadelerinin birlikte değerlendirildiği ifade edildi. Bazı dosyalarda yıllar sonra elde edilen yeni delillerin soruşturmaların seyrini değiştirdiği aktarıldı.
Farklı illerdeki cinayetler aydınlatıldı
Açıklamaya göre Balıkesir'de Esra Aşık, Denizli'de Mehmet Ali Türkmen, Hatay'da Selbi Uyğur, İstanbul'da Gültekin Yıldırım ve Yusuf Sayaner ile Samsun'da Ali Sarıoğlu'nun hayatını kaybettiği olaylara ilişkin soruşturmalarda yeni bulgular elde edildi. Bazı dosyalarda DNA eşleşmeleri, bazı dosyalarda ise itiraflar ve yeni tanık beyanlarının soruşturmaya yön verdiği bildirildi.
Bakan Gürlek'ten "adaletin hafızası güçlüdür" mesajı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul suçların aydınlatılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, aradan uzun yıllar geçse de hiçbir dosyanın unutulmayacağını ifade etti. Gürlek, devletin tüm imkânlarıyla karanlıkta kalan olayların aydınlatılması için çalışmaların devam edeceğini vurguladı.
Adli süreçler devam ediyor
Soruşturmalarda yakalanan şüpheliler hakkında yürütülen adli süreç ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından sürdürülüyor. Tutuklama kararları soruşturma tedbiri niteliğinde olup, haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan kişiler bakımından masumiyet karinesi geçerliliğini korumaktadır.
