Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Van Gölü’nün doğusunda deprem potansiyeli yüksek yeni bir sismik gerilim bölgesi belirlendiğini açıkladı. Uydu radar verileri üzerinden yapılan analizlerde, 230 kilometre uzunluğunda yüksek gerilim biriktiren bir fay zonu tespit edildiği bildirildi.
Van Gölü doğusunda 230 kilometrelik fay zonu
Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Leeds Üniversitesi ile birlikte yürüttükleri çalışmada 2020-2024 dönemine ait uydu radar verilerini analiz ettiklerini belirtti. Araştırma kapsamında yer kabuğundaki milimetre düzeyindeki hareketler incelenerek deformasyon ve hız haritaları oluşturuldu.
Elde edilen radar verilerinden hazırlanan renkli gerginlik haritalarında kırmızı alanların yılda en fazla gerilen bölgeleri gösterdiğini ifade eden Kutoğlu, bu alanların daha hızlı enerji biriktirdiğini ve büyük deprem üretme potansiyelinin daha yüksek olduğunu söyledi.
Yapılan analizlerde, Van Gölü’nün doğusunda Muradiye ve Doğubayazıt bölgelerini kapsayan, güneyden kuzeye doğru yaklaşık 230 kilometre uzanan bir fay zonunun yüksek gerilim ürettiği belirlendi.
Kuzey Anadolu Fayı ile benzer özellik
Çalışmada, doğudan batıya yaklaşık 1500 kilometre uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın en hızlı gerilen faylardan biri olduğu bir kez daha ortaya kondu. Bununla birlikte, daha önce net şekilde saptanmamış yeni bir yapının da dikkat çektiği ifade edildi.
Prof. Dr. Kutoğlu, söz konusu yeni bölgenin Kuzey Anadolu Fayı’ndaki gibi çok yüksek gerginlik ürettiğini belirterek, “Bu bölge çok sayıda fay sistemini içerisine alıyor. 1976 yılında 7,3 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti ancak bu deprem gergin bölgenin sınırlı bir kısmında gerçekleşti” dedi.
Deprem potansiyeli açısından uyarı
Araştırma sonuçlarına göre, Van’ın doğusunda tespit edilen sismik gerilim bölgesi, deprem potansiyeli açısından dikkatle izlenmesi gereken alanlar arasında yer alıyor. Kutoğlu, bu bölgenin deprem zarar azaltma çalışmalarında dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de çok sayıda aktif fay bulunduğunu hatırlatan Kutoğlu, yalnızca belirli bölgeler üzerine odaklanmanın diğer riskli alanların gözden kaçmasına yol açabileceğini belirtti. Yapılan çalışmada Muradiye ve Doğubayazıt’ı içine alan bölgede sistematik bir gerilim birikiminin tespit edildiği ifade edildi.
Uzmanlar, uydu radar teknolojisi sayesinde yer kabuğundaki milimetre seviyesindeki hareketlerin dahi izlenebildiğini ve bu tür verilerin deprem risk analizlerinde önemli rol oynadığını belirtiyor.
