Depreme karşı alınabilecek önlem komisyonu toplandı

Meclis Depreme Karşı Alınabilecek Önlemleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Uncuoğlu başkanlığında toplandı.

Depreme karşı alınabilecek önlem komisyonu toplandı

Komisyon, Türk Telekomünikasyon (TT) Anonim Şirketi Kurumsal Risk ve İş Sürekliliği Başkanı Ali Gürsoy ve Başkan Yardımcısı İsmail Akın ile Network Direktörü Ahmet Fethi Ayhan, Turkcell İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi Devlet İşleri Direktörü Tümay Ünal, İş Sürekliliği Merkezi Koordinatörü Barış Yurtsever ve İş Sürekliliği Yönetim Uzmanı Ahmet Cemil Kırgıç, Vodafone Telekomünikasyon Anonim Şirketi İş Sürekliliği ve Veri Gizliliği Kıdemli Müdürü Mustafa Komut, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü Elektronik Haberleşme Dairesi Başkanı Orhan Kemal Ardıç ile Ulaştırma ve Haberleşme Uzmanı Ahmet Duygun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Orhan Kaldırım, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Halil İbrahim Leventoğlu, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) Genel Müdürü Burhan Özcan'ı dinledi.

TT Kurumsal Risk ve İş Sürekliliği Başkanı Gürsoy, Türk Telekom olarak 49,5 milyon aboneye hizmet verdiklerini, LTE nüfus kapsama oranının yüzde 94 olduğunu, 81 ilde 321 bin kilometre fiber altyapısına, 25 milyon fiber hane kapsamasına sahip olduklarını söyledi. TT Kurumsal Risk ve İş Sürekliliği Başkan Yardımcısı Akın, deprem konusundaki çalışmaların risk yönetimi, planlama ve kriz yönetimi başlıklarında yürütüldüğünü anlattı. Büyük bir deprem karşısında alanda yaşanabilecek zorluk ve riskleri dile getiren Akın, deprem ve benzeri tehditlerden kaynaklanan iş kesintisi riskini azaltmak amacıyla 2020'de "core şebeke", erişim şebeke, enerji kapasitesi, BT yatırımları ve bina güçlendirmeleri için yaklaşık 296 milyon lira kullanıldığını, 2021'de ise aynı yatırım alanları için 267 milyon lira bütçe planlaması yapıldığını belirtti.

Afet alanlarındaki iletişim sürekliliğinin önemine işaret eden Akın, 2020'de 9'u İstanbul'a olmak üzere 18 yeni uydu/karasal mobil araç baz istasyonu alımı yaptıklarını, envanterdeki 12 uydu mobil aracın modernizasyon çalışmalarının tamamlandığını ve 2021'de 6 yeni uydu mobil araç alımı planladıklarını aktardı.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) 7,5 büyüklüğündeki İstanbul depremi senaryosu kapsamında diğer operatörlerle ortak hazırlanan operasyon müdahale planlarının AFAD planlarına entegre edildiğini anlatan Akın, olası bir depremde alınması gereken önlemlere ilişkin önerilerini şöyle sıraladı:

"Enerji kesintilerinde Türk Telekom arızalarının öncelikli giderilmesi, afet sonrasında yakıt temininde öncelik verilmesi, kamu kurum ve kuruluşlarına ait bina ve alanlara baz istasyonu kurulumu kolaylığı sağlanması, baz istasyonlarının kaçak yapı statüsünden çıkartılması ve belediyeler tarafından mühürlenen sahaların tekrar değerlendirilmesi, fiber için belediyelerden kazı izinlerinin sağlanması, Afet Yönetim Karar Destek Sistemine (AYDES) özel sektörün elinde bulunan özellikle enerji, taşıt gibi temel ihtiyaçları karşılayabilecek envanterin de kaydının yapılması, destek sağlayacak ekiplere ait araçlar ve mobil araçlara ulaşım önceliği verilmesi, şehir dışından gelecek personelin ulaşımını kolaylaştırmak için feribot ve hava yolu kullanım desteği sağlanması, sahadaki personelin ve akü jeneratör gibi envanterlere yönelik can ve mal güvenliğinin kolluk kuvvetlerince sağlanması."

"TELEFON GÖRÜŞMELERİNİN ÖNCELİKLENDİRİLMESİ BU TEKNOLOJİDE MÜMKÜN DEĞİL"

TT Network Direktörü Ayhan, afet anlarında telefon hatlarında meydana gelen yoğunluğa değindi. Bazı aplikasyonlar kullandıklarını dile getiren Ayhan, "Bu aplikasyonlardan telefon görüşmesi de görüntülü görüşme de yapabiliyorsunuz. Bunun mobil ya da sabit telefonlardan farkı şudur, orada bir kanal işgal etmezsiniz, paket bazlıdır. Buradaki sınırlar olabildiğince geniştir. Bu nedenle biz müşterilerimizi afet anlarında bu tür data bazlı uygulamalara yönlendiririz. Eğer yoğunluk varsa, sevdiklerinize ulaşmakta problem yaşıyorsanız bu tür paket bazlı uygulamaları kullanmanız daha fazla avantaj sağlar." diye konuştu.

Ayhan, afet durumlarında kamu görevlileri ve yardım kuruluşlarının telefon görüşmelerinin önceliklendirilmesinin mevcut teknolojide mümkün olmadığını belirterek şunları söyledi:

"5G ile beraber 'network slicing' dediğimiz teknoloji, temelinde bu işe yarıyor. 5G'nin hayatımıza getireceği aslında en önemli kazanımlardan biri de bu olacak. Birinci öncelikli olan kamu personeli birinci dilimde, ikinci öncelikli olanlar ikinci dilimde, üçüncü öncelikli olanlar üçüncü dilimde gibi. Şebekeyi aslında dilimlere bölüyorsunuz. Onlara öncelik verebilir hale geliyorsunuz, çözüm oluşturabiliyorsunuz. Türk Telekom kendi grup şirketi olan Argela üzerinden bu konuda aktif bir çalışma yürütüyor. Bu konuda uluslararası alanda aldığımız 18 patent var. Grup şirketimiz, bu patentli teknolojilerden birini sektörde faaliyet gösteren, ismi dünyanın ilk 5 şirketi arasındaki bir şirkete satmış durumda."

Afetlerden sonra vatandaşlara destek faaliyetlerinde bulunduklarını söyleyen Ayhan, İzmir depremi sonrası halkın acil iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yürütülen çalışmaları anlattı. Ayhan, önemli toplanma merkezleri ve çadır alanları için 3 operatörü destekleyecek depreme dayanaklı kule/totem yapılması önerilerinin bulunduğunu ifade etti.

"TEK TUŞLA ACİL DURUM BİRİMLERİNE ULAŞMA İMKANI GETİRDİK"

Turkcell İş Sürekliliği Merkezi Koordinatörü Yurtsever, Turkcell'in deprem öncesi hazırlık ve önlemlerine değinerek "Bip" uygulamasında tek tuşla acil durum birimlerine ulaşma imkanı getirdiklerini belirtti. 7,5 büyüklüğündeki İstanbul depremine ilişkin senaryo kapsamında, riskler ve iyileştirme odak alanlarını belirlediklerini anlatan Yurtsever, 16 bölgede deprem senaryosu çalışması yaptıklarını söyledi. Yurtsever, afet durumlarında iletişim alanındaki aksaklıkları gidermek için deniz ve hava yolu ulaşım desteği, şehir içi ulaşım ve geçiş önceliği, yakıt tedarik destek talebi, elektrik dağıtım planı destek talebi, görevli ekipler için güvenlik taleplerinin olduğunu dile getirdi.

Turkcell İş Sürekliliği Yönetim Uzmanı Kırgıç, Turkcell'in afet yönetim sürecine ilişkin bilgi verdi, afet durumu kriz yönetim aksiyonlarını anlattı.

Vodafone İş Sürekliliği ve Veri Gizliliği Kıdemli Müdürü Komut, Vodafone'un deprem sonrası şebeke aksiyonları ve iletişim altyapı çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

"SES TRAFİĞİ 16-25 KAT ARTIYOR"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Elektronik Haberleşme Dairesi Başkanı Ardıç, afet anlarındaki sesle arama trafiğini azaltmayı amaçladıklarına işaret ederek "Ses trafiği afet ve arama kurtarma için çalışan ekiplerin kullanması için ayrılan bir altyapı olarak düşünülmeli. Bu aramaları azaltırsak daha başarılı olacağımızı düşünüyoruz. Normal zamanlara göre 16-25 katlara kadar trafik artıyor. Bu birkaç saat içinde azalarak ilerliyor." dedi.

Ulaştırma ve Haberleşme Uzmanı Duygun, Türkiye çapında yük ve yolcu taşıması yapan 881 firma ve 9 hava taksi firmasıyla afet ve acil durum taşıma sözleşmesi yaptıklarını, bu alanda deniz yoluyla ilgili çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

"TEİAŞ'IN ENVANTERİNDEKİ TÜM YAPILARIN AFETLERE DAYANIKLILIKLARINI TEST EDİYORUZ"

TEİAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kaldırım, TEİAŞ olarak envanterlerindeki tüm yapıların afetlere dayanıklılığını test etme çalışması yaptıklarını anlatarak çıkacak sonuca göre yatırım ödeneği çerçevesinde aksiyon alacaklarını dile getirdi.

Tüm tesislerde yedeklilik esasına göre çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Kaldırım, bu sistemin özellikle depremde çok büyük faydası olduğunu vurguladı.

"AFET BÖLGESİNDE ELEKTRİKLERİN KESİLMESİ GÜVENLİK AÇISINDAN ÖNEMLİ"

TEDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Leventoğlu, afet meydana gelen bölgede elektriklerin kesilmesinin güvenlik açısından önemli olduğuna dikkati çekerek kendilerinden elektrik verilmesi istendiğinde bu talebi yerine getirdiklerini aktardı.

BOTAŞ Genel Müdürü Özcan, ülke genelinde 22 bin kilometre petrol ve doğal gaz iletim hattı olduğunu ifade ederek 5 sene önce 6 ana noktadan sisteme gaz verilebilirken bugün itibarıyla sayının 12'ye ulaştığını söyledi. Tüm tesislerin yapımında stres ve deprem analizleri yaptıklarını anlatan Özcan, tesisleri bu analiz sonuçlarına göre tasarladıklarını dile getirdi.

Fay hatlarının üzerine tesis inşa etmediklerinin altını çizen Özcan, boru hattı güzergahında 25 metreye kadar zemin etütleri yaptıklarını vurguladı. Özcan, "Mevcut tesislerle alakalı TÜBİTAK ve Boğaziçi Kandilli Rasathanesi iş birliğiyle 3. nesil deprem sensörlerini çalışıyoruz. Bu çalışma nihayete erdi, son teknik detay raporları geliyor. Bu çalışma, belirlediğimiz 42 noktayı 3. nesil deprem sensörleri vasıtasıyla sürekli izleme, kontrol etme ve müdahale etme imkanı verecek." dedi.

Silivri'deki depolama tesisinin fay hattına 22 kilometre uzaklıkta olduğunu belirten Özcan, mevcut riskleri bertaraf edecek şekilde gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. Özcan, yurt genelinde boru güzergahlarının 347 noktada fay hatlarından geçtiğini, bu tip kritik noktaları senede 2 kez fiziken kontrol ettiklerini anlattı. Tüm depolama tesislerinde gazın belirli bir basıncın altında ya da üstünde olması halinde vanaların otomatik kapatıldığını kaydeden Özcan, "Milli Scada projesinin yüzde 85'ini bitirdik. 2021'de tamamen bitirmiş olacağız. Milli Scada projemiz, 2021'de hem petrol hem doğal gaz tesisleri için kullanmaya hazır hale gelmiş olacak." diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 17 Aralık 2020, 22:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER