Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından İsrail basınında Türkiye'nin savunma kapasitesi ve bölgesel rolüne ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yayımlandı.
Türkiye'nin artan etkisine dikkat çekildi
Israel Hayom gazetesinde yer alan analizde, NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası konumunu güçlendirme hedefini ortaya koyan önemli bir platform olduğu ifade edildi. Haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin bölgesel etkisini artırdığı ve jeopolitik dengelerde daha belirleyici bir aktör haline geldiği değerlendirmesi yapıldı.
Savunma sanayisindeki gelişmeler öne çıkarıldı
Analizde, Türkiye'nin NATO bünyesinde ABD'nin ardından en büyük ikinci orduya sahip olduğu belirtilirken, son yıllarda savunma sanayisinde kaydedilen ilerlemenin ülkenin stratejik kapasitesini güçlendirdiği ifade edildi. Ankara'nın yalnızca savunma ekipmanı tedarik eden bir ülke değil, aynı zamanda bölgesel politikalarda etkili bir ortak olmayı hedeflediği görüşüne yer verildi.
"Askeri güç diplomatik hedefleri destekliyor"
Ariel Üniversitesi Orta Doğu Çalışmaları ve Siyaset Bilimi Bölümü'nden Türkiye uzmanı Dr. Assa Ophir'in değerlendirmelerine de yer verilen haberde, savunma sanayisinin Türkiye'nin geniş jeopolitik hedeflerinin temel unsurlarından biri olduğu belirtildi.
Ophir, Doğu Akdeniz, Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu, Balkanlar ile Afrika ve Orta Asya'da etkin rol üstlenmek isteyen bir ülkenin sınırlarının ötesine güç yansıtabilecek askeri kapasiteye ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
NATO üyeliğinin katkısına vurgu
Haberde ayrıca Türkiye'nin NATO üyeliği sayesinde ortak tatbikatlar, standartlaşma, istihbarat paylaşımı ve gelişmiş ordularla birlikte hareket etme kabiliyeti kazandığına dikkat çekildi. Analizde, bu durumun Türkiye'nin askeri kapasitesini güçlendiren önemli unsurlardan biri olduğu kaydedildi.
Savunma bütçesi değerlendirmesi
İsrail basınındaki analizde, Türkiye'nin savunma harcamalarının bölgedeki birçok komşu ülkenin toplam askeri bütçesinin üzerinde olduğu belirtilerek, bu durumun Ankara'nın bölgesel güç projeksiyonunu destekleyen önemli faktörlerden biri olduğu ifade edildi.
