İstanbul'un yeni Emniyet Müdürü'nün kariyerinde bomba detay: O raporda imzası var!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararının ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne getirilen Zafer Aktaş'ın 1999 yılında Fethullan Gülen ile ilgili hazırlanan raporda imzası olduğu ortaya çıktı

İstanbul'un yeni Emniyet Müdürü'nün kariyerinde bomba detay: O raporda imzası var!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan atama kararına göre, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan Emniyet Genel Müdür Yardımcılığına, Adana Emniyet Müdürü Zafer Aktaş ise İstanbul Emniyet Müdürlüğüne atandı. İstanbul'un yeni Emniyet Müdürü olan Aktaş'ın, 21 yıl önce FETÖ hakkında hazırlanan ilk raporda imzası olması dikkat çeken husus oldu.

FETÖ'yü ilk ifşa edenlerden

1999 yılında Fetullah Gülen'in emniyet ve devletin diğer kurumları içindeki yapılanması hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü bir araştırma başlatmıştı. Bu kapsamda Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden bir rapor hazırlaması istendi. Ankara emniyetinde bunun için çekirdek bir kadro oluşturuldu. O kadrodaki isimlerden biri de Zafer Aktaş'tı.

46 sayfalık raporda imzası var

Yaklaşık 1 aylık çalışmanın ardından 'Fetullah Gülen ve Işık Tarikatı' başlıklı 46 sayfalık bir rapor hazırlandı. Raporda Aktaş'ın da imzası vardı. 19 Mart'ta tamamlanan ve Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne sunulan raporda FETÖ'nün devletin en kritik kurumlarında nasıl örgütlendiği ve nihai hedefinin ne olduğu anlatılıyordu.

Fethullah rapordan sonra ülkeyi terk etti

Raporda Gülen'in yapılanması 'Dini motifli siyasi hedefli bir terör örgütü' olarak nitelendiriliyordu. Bu tespit o döneme kadar bu resmi olarak yapılmış ilk ve en net tespitti. Fetullah Gülen bu rapordan üç gün sonra 21 Mart 1999'da 'tedavi' gerekçesiyle Amerika'ya gitti. Bir daha da dönmeyerek örgütü oradan yönetmeye başladı.

Örgüt yapılanması anlatıldı

18 Mart 1999 tarihinde 'çok gizli' kaşesiyle hazırlanan ilk raporda, "Fethullah Gülen, alışılmış din adamı profilinden uzak, din adına farklı söylemleri bulunan, kimi zaman Sfenks kadar sessiz, kimi zaman Atatürk'ü övmeye gerek duyan, kimi zaman 8 yıl eğitime destek verecek kadar reformcu, rejim yandaşı ve aydın bir düşünür, kimi zamanda farklı dinlerin temsilcilerine dünya barışı adına çağrılar yapacak, hatta papa ile teatisinde bulunabilecek kadar da enternasyonal yanı güçlü biri olarak görüntüler vermektedir. Tarikat mensupları da baş imam Fethullah Gülen'den aldıkları fetvalar doğrultusundaki davranışları ile kendi düşüncelerinin zıttı olanlara karşı 'hile mubahtır' yöntemini geliştirmektedirler. Fethullah Gülen'in yeterli bir din eğitimine ve bilgisine sahip olduğu kuşkuludur. Dini bütünüyle bilmeyen, fakat itikatlı olduklarına inanan insanları iyi keşfetmiş, üstün bir zeka sahibi olduğu söylemleri de gündemdedir. Alim olmayı gerektirmeyen dini hikayeleri ızdırap yüklü ses tonu eşliğinde sohbetlerinde gözyaşı suyu ile kişilerin manevi alanlarına nüfuz edecek şekilde anlatan ve kişileri istediği yöne sevk etmeyi başarması, birçok entelektüel kesimin kendisinden etkilenmesini sağlamıştır" ifadeleri yer alıyor.

Güncelleme Tarihi: 16 Haziran 2020, 12:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER