İzmir depremini bilen Prof. Dr. Ahmet Ercan'dan korkutan açıklama: Riskli olan şehirleri tek tek sıraladı

Türkiye'nin önde gelen deprem uzmanlarından Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, son günlerde meydana gelen depremlerden sonra çarpıcı açıklamalarda bulundu

İzmir depremini bilen Prof. Dr. Ahmet Ercan'dan korkutan açıklama: Riskli olan şehirleri tek tek sıraladı

Türkiye'de, özellikle Datça açıklarında peş peşe yaşanan depremlerden sonra açıklamalarda bulunan Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, riskli illeri tek tek açıkladı.

Daha önce İzmir depremini önceden bilen Ercan, bir kez daha çarpıcı açıklamalar yaptı.

Ercan'ın Sabah'tan Tuba Fıçıcı'ya yaptığı açıklamalar şöyle:

- Ege, Batı Anadolu, Yunanistan ve Adriyatik'te olan depremlerin ana nedeni; Adriyatik'ten başlayıp Mora, Girit üzerinden Rodos ve oradan göller bölgesine kadar uzanan Türkiye'de Güney Ege "dalma batma kuşağı" vardır. Bu Güney Ege dalma batma kuşağını oluşturan ise Akdeniz'in güneyindeki Afrika ana karasının yılda 3 ve 4 cm hızla Anadolu'yu, Ege'yi, Yunanistan ve Adriyatik'i kuzeye doğru toslayarak kaktırmasıdır. Bu kaktırma sonucunda ise bölgede gerilmeler oluşur. Bu gerilmeler kendilerini deprem olarak yani yeri kırarak ya da yanardağ etkinlikleri gösterir.

- Son 10 yılda Afrika'nın Anadolu'yu ve Ege'yi toslama hızı 6-7 cm'yi bularak hızlandı. Bunun hızlanmasının ana nedeni ise tamamen yer kabuğunun üstünde yüzmüş olduğu yüzer yuvar diye andığımız, yaklaşık 50 km derinliğindeki taş bulamacının içindeki çevrim akımlarının hızlarının artmasından kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak bu durum, depremleri kızıştırıyorlar ve kızıştırmayı da sürdürecektir. En son geçen yılsonunda oluşan Sisan depremi, keza ardından oluşan Kuzey Anadolu kırığının Yunanistan'daki devamı olan Larissa'daki deprem ve bugünlerde peş peşe olan depremler bunların ürünleridir. 

- Özellikle Muğla ve çevre halkının kaygılandığı olay, "Acaba 4-5 büyüklüğündeki depremlerden daha büyük bir deprem meydana gelir mi?" sorusu oluyor. Bana göre bu sürüme geçmiştir. Ben bu bölgede daha büyük bir deprem beklemiyorum.

- Ne var ki Adriyatik'ten tutun Yunanistan Ege Denizi ve Batı Anadolu, 2021 ve 2022 yıllarında önemsenecek depremlere gebedir. Bu bölgede yanardağ etkinlikleri ile ilgili kaygılar da bulunuyor.

* Bu durum ise dalma batma kuşağının Afrika Ana karasındaki yüzer yuvar içerisine dalınca orada eriyor ve eridiği yerlerden yukarıya çıkarak yanardağlar oluşturabiliyor. Geçmişte de oluşturabilmiş. Bu yanardağ oluşturma hali ancak küçük depremcikleri tetikler, büyük depremler üretmez.

- Ancak Ege Denizi içerisindeki yanardağ oluşumları genellikle Türk kıyılarından uzak yerler. Bize en yakın olan yer ise Bozburun'dur.

- Bozburun'un önünde deniz altında Küdür yanardağı diye adlandırdığımız bir yanardağ keşfettik. Bu yanardağın içerisindeki lavlar da yaklaşık 30 metreye kadar püskürüyor. Ancak bu bir baca oluşturacak nitelikte sert değil. Şu anda onun yaratacağı bir kaygı söz konusu değildir.

- Ne var ki Ege yani Batı Anadolu kesimimiz özellikle Büyük Menderes, Küçük Menderes, Gediz gibi göçüntü alanlarımız ve bunlar üzerinde yer alan kentlerimiz, 2021-2022 yıllarında yıkıcı depremleri görürse benim için şaşırtıcı olmaz. Bunun da tek çözümü kentsel dönüşümü hızlandırmaktır.

- Marmara'yı bütüncül olarak yorumlamak gerekiyor. 1999 depremi 7.5 büyüklüğünde yani 570 yılda bir olan bir deprem oldu. Şimdi bununla boşalan gerginlik yaklaşık 132 atom bombasına denk. Marmara'nın tekrar bu gerginliği biriktirmesi ve yer kabuğunu kuzeyde kırabilmesi için 6 milyar cigatonluk gücü toplaması gerekiyor. Bu gücü 22 yılda toplama olasılığı yoktur. Dolayısıyla "her an deprem olabilir" sözü asla doğru değildir. Çünkü bir güç birikimi olması gerekiyor ki yeri kırabilsin.

- Dolayısıyla Marmara'da olan depremcikler büyük depremin habercisi değildir. Ancak Kuzey Marmara'da hatırı sayılır depremler olacaktır. Bir tanesi Küçükçekmece önünde 6.4-6.7 arasında bir tanesi de Marmara Ereğlisi önünde 7.0-7.2 arasında depremler olacaktır.

- Ancak bu depremlerin olabilmesi için yeteri kadar kırıcı gücün toparlanabilmesi benim öngörüme göre 2045'e dayanmaktadır.

- Türkiye'de hiçbir yerde deprem olmazsa mutlaka Bingöl'de olur. Yani Doğu Anadolu kırığı ile Kuzey Anadolu kırığının kesimlerde çeşitli depremler görülebilir.

- Bilindiği üzere yıkıcı depremlerin yüzde 52'si Kuzey Anadolu kırığı boyunca oluyor. Yüzde 32'si ise batı Anadolu'da oluşuyor. Sadece yüzde 13'ü Doğu Anadolu üzerinde meydana geliyor. Doğu Anadolu kırığı üzerinde Elazığ ve Malatya depremi olduktan sonra daha güneye iner mi kaygıları bulunuyordu. Şimdilik bunların belirtileri mevcut değil. Ancak Osmaniye, Ceyhan, Hatay kesimleri depremlerini oluşturmak üzere gerginlik biriktirdiklerini söyleyebilirim.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER